Viggo Mortensen ve Mahershala Ali’nin başrollerini paylaştığı; bilinen birçok komedi, romantik-komedi filmi türündeki filmlerin yönetmeni Peter Farrelly yönetmenliğindeki Green Book, Oscar için olası adaylar arasında şimdiden yer aldı. Moonlight ile Akademi’nin sevdiği oyunculardan olan Mahershala Ali ve Mortensen, filmin öne çıkan yönleri arasında. Gerçek bir öyküden esinlenilen film, ırkçılığı iki farklı kişinin bakış açısı üzerinden değerlendirerek aynı başlık içerisinde son yıllarda yapılan diğer filmlere kıyasla biraz da olsa farklı bir yere konumlanıyor.

Amerika’da bir İtalyan mahallesinde yaşayan Tony, arketip olarak incelendiğinde o dönemin İtalyan karakterlerinin profiline sahiptir. Ailesiyle iç içe yaşayan ve bu bağlara önem veren Tony garsonluk yapmaktadır ancak çalıştığı yer kapandığı için bir süreliğine işsiz kalır. Dr. Shirley adında ülkenin en önemli piyanistlerinden olan bir sanatçıya turnesinde şoför ve yardımcı olarak eşlik etmeye karar verir. Dr. Shirley siyahi olduğu ve gittikleri yer onun için tehlikeli olabileceği için Green Book adında bir rehberle yola çıkarlar. Siyahilerin daha rahat yolculuk yapabileceği bir yolculuk rehberi niteliğinde olan Green Book; 1936-1966 yılları arasında yayımlanan, Afrikalı-Amerikalı gezginlerin konaklama, restoran ve onlara hizmet edecek diğer işleri bulmalarına yardımcı olan “The Negro Motorist Green Book” kitabına bir atıf aynı zamanda.

“Dünya ilk adımı atmakta güçlük çeken yalnız insanlarla dolu.”

Dr. Shirley’i karakter olarak ele aldığımızda siyahiler arasında yeri olmayan ancak beyazlar tarafından -sahne dışında- dışlanan, belli bir aidiyet hissine sahip olamayan, kendi şatosunda yapayalnız yaşayan bir adam. Keza filmin bir kısmında Tony bunu yüzüne vuruyor ve aslında farkında olduğu durumun vahimliği konusunda onu uyarıyor. Bu uyarıyla birlikte ait olamama ve yalnızlık hissiyle biraz da olsa savaşmaya başlayan Dr. Shirley; kendi milleti olarak tabir edilen siyahilerin kültürüne ne kadar yabancı olduğunu anımsıyor. Belki de yalnızlığının en büyük sebebi bu. Tony ile tanışması yaşayacağı değişimde bir eşik noktası gibi. Temelinde birlikte geçirecekleri yolculuk, değişimlerinin yolculuğu niteliğinde. Oradan sonra Dr. Shirley artık kabuğunu kırmış biri olarak evine dönecek.

Tony ise oldukça renkli bir karakter. Yeraltı kurallarından da haberdar olması yolculuklarını ikisi adına daha da kolaylaştırıyor. Dr. Shirley’nin kabalık olarak tanımlayabileceği birçok özellik Tony’yi Tony yapan özellikleri arasında yer alıyor. Tony ise az da olsa karşı taraftan farklı bilgiler ediniyor. Karşılıklı bir öğrenme, kabuk kırma durumu söz konusu. Çok farklı iki zıt insan, Yin ve Yang misali birbirleriyle bir bütün hale geliyorlar.

Yolculuk üzerinden ilerleyen filmde bir siyahinin bakış açısından diğer siyahiler de gösterilerek kendi türü içerisindeki diğer filmlere kıyasla daha farklı bir izlenim sunuluyor. Tam “ortada” kalmış bir insanın hikayesi resmedilirken onun yaşadığı ayrımcılığa ek olarak arka planda ırkçılığın o dönemdeki tasviri bir nevi yan öykü olarak veriliyor. Bunun en güzel örneği ise şüphesiz ki Dr. Shirley’nin yolda durduklarında arabadan inip bir grup köle ile karşılaşma anı. Orada tutulan insanlar, onu gördüklerinde onun olduğu konumun şaşkınlığıyla bakışlarını ona yöneltiyorlar. Belki bir gün biz de böyle bir konumda olabiliriz umudu da seziliyor. Oldukça dramatik ve şiirsel olan bu an, filmin özeti niteliğinde diyebiliriz.

Viggo Mortensen ve Mahershala Ali’nin rollerine uzun süre çalışmış olmalarının da verdiği etkiyle oyunculuk kategorilerinde Oscar’da aday olma ihtimalleri yüksek olabilir. Oscar’ın idealize edilmiş kalıplarına sahip olan filmin hikayesi, eline yüzüne bulaştırmadan hikayeyi aktarabilmesi, oyuncu kadrosu, dönemin atmosferinin iyi bir şekilde verilmiş olması vb. etkenler sebebiyle Oscar’a oynayabilecek güçlü adaylardan birinin Green Book olduğunu düşünüyorum.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın