HBO’nun 2 ekim 2016’da başlayan yeni dizisi Westworld, ilk sezonunun finaliyle beraber yeni bir efsaneye dönüştü. Senaryosunu Christopher Nolan’ın kardeşi Jonathan Nolan’ın yazdığı dizi, 1973 yılındaki filmin uyarlaması. Tabii senaryonun başında Nolan kardeşlerden biri olduğu zaman o projenin boyutu değişiyor. Güçlü oyuncu kadrosu ve özellikle Ford karakterini canlandıran Anthony Hopkins’in harika oyunculuğu ile Westworld, ikinci sezonuyla beraber bir Game of Thrones olmasa da HBO’nun yeni gözdesi konumuna geldi.

Game of Thrones; karakter çeşitliliği, fantastik dünyası ve özellikle iyilerin bir türlü kazanamaması ile seyircisini etkileyen bir dizi oldu. Fakat Westworld, hem konusu hem de işlenişi bakımından Game of Thrones’tan epey bir ayrılıyor. Game of Thrones, karakterleri ile aklımızda kalırken Westworld bize sunduğu fikirleriyle aklımızda kalıyor. Özellikle de Ford’un fikirleri. Ford’un konuşmaları ve dizide yaşananlar başta seyircinin sonra da video çeken, Youtube kanallarına videolar üreten, yazan, çizen herkesi etkiledi. Anlatılanlar, ortaya konanlar tartışma konusu oldu. Bunların en başında gelen tartışma sorusuysa şuydu:

Westworld gibi bir yer gerçekten mümkün mü? Westworld’de bize gösterilen teknolojiye tam olarak ne kadar yakınız?

Giriş

Öncelikle bilgilerimizi tazeleyelim. Westworld, zenginlerin parasını ödeyip vahşi batının vahşiliğini ve atmosferini yaşamak için geldikleri bir park. İçerisi, Host adı verilen özünde robot olan insana fazlasıyla yakın “şeyler” ile oldu. Hostlar, gelen ziyaretçilere hiçbir şekilde zarar veremezken ziyaretçiler ise onlara istediğini yapabiliyor. Yani, Westworld’de öldürmek serbest. Birçok insan da bunun için geliyor. Ziyaretçiler, vahşi batı keyfini robotlara atanan senaryolara katılarak çıkarıyorlar. İsterseniz kızılderililer ile tanrılarına tapabiliyorsunuz, isterseniz kovboylarla düelloya giriyorsunuz, isterseniz haydut avlıyor, fahişeler ile sevişiyorsunuz. Bütün park, kameralar ile takip ediliyor ve yöneticiler tarafından denetleniyor. Park, rastgele değil, tepedeki senaristler tarafından yönetiliyor. Canlı bir film çekimi gibi düşünün. Senaryosundan sapan biri olur ise hemen müdahale ediliyor. Host’lar öldükçe, yönetim tarafından tamir edilip geri getiriliyor ve senaryosuna geri konuyor.

Nolan kardeşler yaptıkları bütün işleri danışmanlar ile yapıyor. Interstellar dahil yaptıkları tüm işler uzmanların yorumu ile şekilleniyor. Westworld de danışmanlarla beraber tasarlanmış bir dizi. Çünkü dizi, esasen günümüzde olmayan bir teknolojiyi kullanıyor. Bu teknolojinin ve doğruluğunun teyit edilmesi gerek. Aslında dizide gördüğünüz her şey pratikte günümüzde var ama gelin görün ki hiçbiri efektif olarak uygulanamıyor. Eskiden bir Star Trek filmi çıktığında filmdeki teknolojiler bilim insanlarını teşvik eder, filmden sonra filmdeki teknoloji üretilirdi. Fakat Westworld’de var olan her şey dediğim gibi pratikte var, hatta çoğunun reklamlarını bile izledik. Fakat vaat edilen bu teknolojileri hala bize sunmadılar ya da sunamadılar.

Tabletler

Dizide gördüğümüz, yöneticilerin host’ları yönlendirmek ya da yeniden kalibre etmek için kullandıkları tabletler günümüzde var ama efektif olarak kullanılamıyor. Samsung, 2012 yılında bu tabletlerin reklamını yapmış fakat piyasaya sürememişti. Galaxy X olarak çıkacağı iddia edilen tabletin lansmanı bile yapıldı. Görselleri ve videoyu aşağıya koyuyorum.

Silahlar

Bildiğiniz üzere robotlar, ziyaretçileri öldüremiyor. Kurşunlar ziyaretçilere zarar vermiyor, veremiyor. Bunu bir paintball silahı gibi düşünün. Canınız hala yanıyor fakat ölmüyorsunuz. Lakin siz robotlara sıktığınızda vücudunu delip geçebiliyor. Burada da aslında bir karışıklık söz konusu. Kurşunlar duvarları bile delebiliyorken ziyaretçilere zarar vermiyor. Westworld evreninde bu silahlara Suminition adı verilmiş. Ve tahminen manuel olarak kullanılıyorlar. Yani eline alan kişiye göre silahın ayarları değişiyor. Okuduğum ve yaptığım araştırmalara göre bu teknoloji de günümüzde var ama pek de kullanılan bir şey değil.

Robotların Tasarımı

Westworld evreninde birbirinden farklı onlarca robot mevcut. Birebir bize benziyorlar.  Bizim gibi hareket ediyor, mimik yapıyor, ellerini kollarını oynatıyorlar. Onlarla sevişirken bile robot olduklarını anlamıyorsunuz. Robotların nasıl üretildiği dizide birçok kez gösteriliyor. 3D yazıcısı kullanılarak yapılan robotlar için insan tenine yakın bir madde kullanıyor. Günümüz teknolojisinin en büyük icadı bence ve birçok uzmana göre 3D Printing. Tasarımını yapıp, kodları girdiğiniz ve malzemeyi ayrıştırdığınızda size tasarladığınız şeyi tabiri caiz ise yoktan var ediyor. 3D yazıcıları, en başta ufak tefek şeyler üretiyordu ama artık parçalara ayırarak araba bile yapılabiliyor.. Hatta geçen sene, gerçek insan dokusu kullanılarak kulak, kıkırdak ve kemik üretildi. Daha da ötesi, sorunsuz bir şekilde bir insana yerleştirilebildi.

Günümüzde 3D yazıcılar insan organı tasarlamaya kanalize edilmiş durumda. Hastalanan ya da çöken bir organınız varsa 3D yazıcı ile yepyeni bir organ üretip size takabiliyorlar. Kolunuz zarar gördüyse ya da koptuysa yepyeni bir kol, bacağınız koptuysa yepyeni bir bacak tasarlayıp size verebiliyorlar. O sebeple robotların ölüp ölüp geri gelmesi, eski haliyle geri konabilmesi, onların tasarımları aslında günümüze çok da uzak bir teknoloji değil. Sadece onların yazıcıları bu işi biraz daha ilerletmiş gibi.

Westworld’de var olan bütün teknolojiler neredeyse günümüzde var olan, kullanılan ya da efektif olmasa da üretilmiş teknolojiler. Günümüz bilim insanları Westworld evrenine aslında çok da uzak değiller. Fakat köprüyü bir türlü geçemiyorlar. Yani şuan birileri milyonlarca dolar yatırsa da bir Westworld evreni kuramaz. Neden?

Nedeni aslında 2 cevapta yatıyor.

  1. Robotları efektif olarak kullanamıyoruz.
  2. Bilinç denen şeyin ne olduğunu hala çözemedik.

Robotlar

Boston Dynamics’in robotlarını izlediğimizde hepimiz şaşıp kalıyoruz fakat Westworld’un robotları daha atlamayı yeni çözen robotlarından çok ama çok ötesindeler. Eklemleri bizimkinden farksız olan bu robotlar sadece hareket kapasitesi olarak da değil düşünme ve işleme kapasitesi olarak da ilerideler. Boston Dynamics, eklem sorunlarını ufaktan da olsa çözemeye yaklaşıyor ama işin düşünce kısmına gelirse maalesef Westworld evrenine yakın bile değiliz. Yani robotların ayaklanıp bir istila başlatacağı dönemden çok ama çok uzaktayız.

Bilinç nedir?

Neosensory firmasının sahibi olan sinirbilimci David Eagleman, Westworld dizisinin danışmanlarından biridir. Kendisi, günümüz teknolojisinin Westworld’e yakın olduğunu fakat bahsettiğim köprüyü kuramadıkları sürece o teknolojiye erişemeyeceğini söylüyor. Çünkü, ne kadar teknoloji çağında olsak da, her gün bizi şaşırtacak yeni şeyler çıksa da aslında bu keşif çağının daha çok ama çok başındayız. Robotlar gelecek ve işimizi elimizden alacak diye korkan koca bir kalabalık var fakat gerçekler hiç de öyle değil. Bilim insanları, robotları o seviyeye nasıl getireceklerine dair tek bir fikirleri dahi yok. Çünkü bilim insanları bilinç denen “şeyin” ne olduğunu çözebilmiş değil. Teorileri var, yaklaşımları var ama ne olduğunu hala çözemediler. Bilinç denen şey çözülemediği sürece, hafıza kartları minimalize edilemediği sürece Westworld robotlarının dünyaya karışması maalesef çok zor.

Yapay zeka denen AI, şuan sadece verilen komutları yerine getirebilen bir sistem. Önceden yüklenmiş programı uygulayan ya da anlık komutları anlayıp işleyebilen bir sistem. Şu aralar dünya turnesinde olan Sophia, ulaşabildiğimiz en iyi yapay zeka sistemi. Sophia, sizin sorularınıza cevap verebilen bir robot. Kendisi ile sohbet edebiliyorsunuz ki edenler de mevcut. Fakat Sophia yukarıda bahsettiğim gibi eklem konusunun tam olarak çözülememiş olmasından ötürü rahatlıkla hareket edemiyor. Sadece konuşan, sohbet edebilen bir robot konumunda. Alex Garland’ın yazdığı Ex Machina, Sophia’nın geleceğini bize göstermişti. Ava, kendisine sorulan soruları Google’da çok hızlı bir şekilde tarayıp ona göre cevap veriyordu. Yani Ava, bizi, bizden daha iyi tanıyor. Ama işte Ava’nın yani Sophia’nın, yani günümüz teknolojisinin takıldığı konu burada başlıyor: Sophia, vereceği cevabı seçme bilincine henüz sahip değil.

Westworld evrenindeki robotlar, çok ciddi bir hafızaya sahipler. İnsan beyninde 100 milyar nöron var. Yani 2.5 milyon gigabayt. Westworld robotları bu kadar büyük bir hafızaya sahip olmasalarda dizinin teknolojisinde, bir insan bedenine yüzlerce gigabaytlık hafızalar takılmış durumda. Robotlar, söyleyecekleri kelimelerden yapacakları hareketlere kadar her konuda eğitiliyorlar ve yüklemeleri yapılıyor. Fakat onlara serbest hareket etme yetisi de verilmiş. İşte Westworld ile Sophia arasındaki fark burada oluşuyor: Köprü. Westworld robotlarının serbest karar verebilme yetisi varken Sophia’nın yok. Bilim insanları, Sophia’yı nasıl bu seviyeye getireceklerini de bilmiyorlar.

Ford, bilinç denen şeyin açıklanamayacağını hatta böyle bir şeyin olmadığını iddia ediyor. Zaten Ford, dizide tanrı rolüne bürünerek kaderciliği simgeliyor. Ford, ne söylenirse, ne komut verilirse onu yapan robotları makul görüyor. Ama ortağı Arnold, bilinç denen şeyi üretmek için Westworld gibi çılgın bir projeye atılıyor. Sonuçta da deliriyor. Çünkü bilinç, gerçekten de açıklaması imkansız bir şey. Neden şuan benim bu yazıyı yazdığımı açıklayabilecek, buna karar vermemi sağlayacak şeyi hiç kimse açıklayamıyor.

Sonuç

Günümüz teknolojisi, Westworld evreninde gördüğümüz neredeyse her şeye sahip durumda. Neredeyse kelimesini kullanma sebebim ise bu teknolojiyi dizideki park gibi birleştirip beraber kullanabilecek o tek şeye henüz sahip değil ve uzun bir süre de sahip olamayacaklar gibi: Bilinç. Dizideki tabletlerden, öldürmeyen silahlara, robot tasarımından robotların dış(beden) tasarımına kadar her şeyi yapabiliyoruz. Westworld’de sadece bu teknolojiler seviye olarak ilerideler ki dizi de tarih olarak zaten bizden epey bir önde.

Bizler, henüz robotlara eklem eklemeyi ve onları bir insan gibi programlamayı başaramıyoruz. Bir insan gibi özgürce hareket edemiyorlar. Ötesi, Westworld evreninde olduğu gibi “özgürce” düşünme ve özgürce karar verme yetisine sahip değiller ve sinirbilimci David Eagleman’ın da dediği gibi pek de yakın değiliz çünkü kendisinin mesleğini yapanlar da diğer bilim insanları da maalesef bilinç denen şeyi çözmüş değiller. İleride olabilecek en mantıklı seçenek şimdilik şu: Boston Dynamics ve Sophia gibi robotlar daha da geliştirilip hafıza kartları iyice küçültülecek ve bedenlerine yerleştirmeyi başaracaklar. Verilen komutları birebir uygulayan robotlar, gene bizi sohbet ederek şaşırtmaya devam edecek fakat Westworld evrenin olduğu gibi “özgür” hareket etme yetisi, komutları birleştirip senaryonun ötesine geçmeleri şimdilik mümkün gözükmüyor.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın