Search

Western Tarihi: Vahşi Batı’da Yoğun Çatışmalar ve Terk Edilmiş Kasabalar

372

Başlangıç:

Edward S. Porter imzalı 11 dakikalık ilk öyküsel Western “The Great Train Robbery” gösterildiğinde tarihler 1903’ü gösterir. İzleyiciye doğru ateş açılan final ile film son bulur. İlk Western kahramanı ise Bronco Billy Anderson’dur. Kariyeri 1910 yılında on dakikalık bir film ile başlar. 40’lı ve 50’li yıllarda altın çağı yaşayacak -Western türünde- ilk yıllarda yüzlerce film yapılmasına rağmen bu filmler hiç ilgi görmez. The Covered Wagon (1923) ve Tumbleweeds (1925) dönemin göze çarpan yapımlarıdır. Dönemin en başarılı filmi ise John Ford imzası taşıyan “The Iron Horse” (1924) filmi olur.

Western yükseliyor – Vahşi Batı’da Yoğun Çatışmalar Başlıyor (Altın Çağ 40’lı ve 50’li yıllar):

Rio Bravo 1959

Rio Bravo 1959

Western’in altın çağı John Ford imzalı “Stagecoach” (1939) filmi ile başladı. Posta arabası ile yolculuk yapan birden fazla karakterin, kızılderili saldırısına uğraması ile gelişen olaylar anlatılıyordu. Ne güzel filmdir. Dönemine göre nefis çekimleri ve derinlikli karakter işleyişi ile yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Bu film ile John Wayne yıldızlığa yükselmiştir. Daha sonra John Ford, dönemin önemli Western filmlerinin bazılarını çekti: John Wayne’li klasik Western filmleri; “Fort Apache” (1948), “She Wore a Yellow Ribbon” (1949), “Rio Grande” (1950), “3 Godfathers” (1948), Başrol oyuncusu John Wayne’nin muhteşem bir oyunculuk sergilediği ve yönetmenin en iyi üç Western filminden biri olan  “The Searchers” (1956). Ve Henry Fonda’nın başrolde olduğu “My Darling Clementine” (1946).

Usta yönetmen Howard Hawks’ın yönettiği, başrollerde John Wayne ve Dean Martin’i izlediğimiz “Rio Bravo” (1959) yine dönemin en sevdiğim filmlerinin başında gelir. Kaçırılmaması gereken diğer Howard Hawks yapıtı ise, John Wayne ve Montgomery Clift’in başrolleri paylaştığı “Red River” (1948) filmidir.

John Wayne’den – James Stewart’a geçiş:

Anthony Mann ve James Stewart işbirliğinde beş film; “Winchester ’73” (1950), “Bend of the River” (1952), “The Naked Spur” (1953), “The Far Country” (1954), “The Man from Laramie” (1955), ikilinin kesinlikle izlenmesi gereken önemli filmleriydi. Bu beş filmin haricinde, en sevdiğim kadın oyuncu olan Barbara Stanwyck’in başrolünde olduğu “The Furies” (1950) ve Gary Cooper’ın başrolünde olduğu “Man of the West” (1958), türün sevdalıları tarafından izlenmesi gereken diğer Anthony Mann filmleriydi.

Shaaaane! Come Baaaaack! – Şerif Kane – Johnny ve Diğerleri:

Shaaaane! Come Baaaaaack! Bir aile, bir silahşör ve bekleyen bir çatışma. George Stevens’ın muhteşem filmi “Shane” (1953), Şerif Kane, kendisinden intikam almaya gelen çete ile tek başına karşılaşmaya hazırlanıyor. Fred Zinnemann ve “High Noon” (1952), Nicholas Ray’in türü altüst eden filmi “Johnny Guitar” (1954), John Sturges’in “Bad Day at Black Rock” (1955) ve “Last Train from Gun Hill” (1959), King Vidor’un “Duel in the Sun (1946), William A. Wellman’ın yargısız infaz temalı, başrolünde Henry Fonda’lı -türün en iyilerinden- “The Ox-Bow Incident” (1943) ve “Yellow Sky” (1948), Henry King’in “The Gunfighter” (1950), Delmer Daves’in “Broken Arrow” (1950), “Jubal” (1956) ve “3:10 to Yuma” (1957), Michael Curtiz’in “Dodge City” (1939), Budd Boetticher’ün “Seven Men from Now” (1956), Robert Aldrich’in “Vera Cruz” (1954), Samuel Fuller’in “Forty Guns” (1957), William Wyler’ın “The Big Country” (1958) dönemin izlenmesi gereken yapıtlarıdır.

Klasik ve Noir Western (out) – Spaghetti Western (in) – 60’lar ve 70’ler:

1950’lerin sonunda gittikçe artan tv Western dizileri ve Spaghetti Western’in önlenemez yükselişi ile Hollywood Westerni büyük düşüş yaşadı. John Sturges’in yıldızlar topluluğu filmi “The Magnificent Seven” (1960), John Ford, John Wayne ve James Stewart ile ustanın son büyük filmi “The Man Who Shot Liberty Valance” (1962), Sam Peckinpah’ın “Ride the High Country” (1962), John Ford – Henry Hathaway – George Marshall – Richard Thorpe yönetiminde yine yıldızlar topluluğu bir film “How the West was Won” (1962), Henry Hathaway’in “The Sons of Katie Elder” (1965), Howard Hawks’ın “El Dorado” (1966), Martin Ritt’in “Hombre” (1967) 60’lı yılların çeşitli bölümlerinde çekilmelerine rağmen bu düşüşü engelleyemediler.

Spaghetti Western:

Japon samuray filmlerinden etkilenen, İtalyan yapımcı ve yönetmenler tarafından çekilen Spaghetti Western filmleri yeni efsaneler – kahramanlar doğuracaktı. İlk önemli Spaghetti Western olan Sergio Leone’nin “A Fistful of Dollars” (1964) filmi, “Dollars Trilogy” ve “The Man with No Name Trilogy” olarak da anılan efsane üçlemenin ilk filmi idi. Bu film Akira Kurosawa’nın yönettiği “Yojinbo” filmine dayanmaktadır. İkinci film olan “For a Few Dollars More” (1965) Clint Eastwood ile Lee Van Cleef’i” yanyana getirir.Daha sonra Sergio Leone, Clint Eastwood ve Lee Van Cleef’in yanına Eli Wallach’ı koyarak üçlemenin son ve başyapıt filmini çeker “The Good The Bad and The Ugly” (1966). Leone’nin acımasız tarzı ve Morricone’nin efsane müzikleri ile sinema tarihine geçmiş üçleme.

Sergio Leone şov devam ediyor:

Henry Fonda, Charles Bronson, Claudia Cardinale, Sergio Leone, Ennio Morricone ve “Once Upon a Time in the West” (1968). Muhteşem oyunculukları, senaryosu, sinematografisi, yönetimi ve Morricone’nin yine unutulmaz müzikleri ile tüm zamanların en iyi intikam – en iyi Western filmini çeker Sergio Leone. “The Good The Bad and The Ugly” gibi bir başyapıt sonrası çekilmiş olması da Sergio Leone’nin ne kadar büyük bir yönetmen olduğunu kanıtlar.
maxresdefaultSergio Corbucci’nin “The Great Silence” (1968), “Django” (1966) ve “Companeros” (1970), Tonino Valerii’nin “Day of Anger” (1967) ve “My Name ia Nobody” (1973), Clint Eastwood’un “High Plains Drifter” (1973) ve “The Outlaw Josey Wales” (1976), Sergio Sollima’nın “Faccia a Faccia” (1967) ve “La Resa Dei Conti” (1966), Giulio Petroni’nin “Death Rides a Horse” (1966), Enzo Barboni’nin “They Call Me Trinity” (1970) ve “Trinity is Still My Name” (1971), Alejandro Jodorowsky’nin “El topo” (1970), Damiano Damiani’nin “A Bullet for the General” (1966), Gianfranco parolini’nin “Sabata” (1960) ve son Spaghetti Western filmi Enzo G. Castellari’nin “Keoma” (1976) dönemin gözden kaçmaması gereken diğer yapıtlarıdır.

Can cekişen “Western” – Revizyonist filmler – Terk Edilmiş Kasabalar:

John Wayne’e oscar getiren Henry Hathaway’in “True Grit” (1969), Sam Peckinpah’ın başyapıtı “The Wild Bunch” (1969), George Roy Hill’in “Butch Cassidy and the Sundence Kid” (1969), Burt Kennedy’nin “Support Your Local Sheriff!” (1969), Arthur Penn’nin “Little Big Man” (1970), Robert Altman’ın “Mc Cabe and Mrs. Miller” (1971), Mark Rydell’in John Wayne’li “The Cowboys” (1972), Don Siegel’in John Wayne ve Lauren Bacall’lı “The Shootist” (1976), Kevin Costner’ın “Dances with Wolves” (1990) ve Clint Eastwood’un The Unforgiven’ı (1992) gibi revizyonist Western’ler sayesinde tür ayakta durmaya çalışıyordu. Ayakta durabildi mi ? Stüdyolar Western’in can çekişen bir tür olduğuna karar vemişlerdi. Günümüzde geldiğimiz nokta da malesef tek tük Western filmi izleyebiliyoruz.


mm

Konuşmak; her zaman iletişim kurmak demek değildir.


One thought on “Western Tarihi: Vahşi Batı’da Yoğun Çatışmalar ve Terk Edilmiş Kasabalar

  1. Mahmud Sami

    Gayet bilgilendirici bir makale. Müellifi Gökhan Örenler Beyefendiye teşekkür ediyorum.

    Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir