Search

Türk Dizilerinin Süresi Kısalırsa Ne Olur?

16

Duydunuz mu bilmiyorum, Senaryo Yazarları Derneği 97 aktif senaryo yazarının da altına imzasını attığı bir bildiri yayınladı ve dizilerin süreleri 60 dakikaya indirilmezse, senaryo yazmayacaklarını bildirdi. Bildiriye imzasını atan senaristler, şuan aktif olarak devam eden popüler olarak bildiğimiz ya da bilmediğimiz dizilerin senaristleri. İlginçtir, aralarında Arka Sokaklar’ın senaristi bile mevcut. Dizi sürelerinin 120-150 dakkaya çıktığı ülkemizde senaristler, aylarca uğraşılıp çıkarılan filmlerle aynı sürede dizi bölümlerini haftada hazırlıyorlar ve bu anlaşılan canlarına tak etmiş. Bu çıkışlarının sebebi ise geçen günlerde radikal bir karar alarak süresini 60 dakikaya indiren Bodrum Masalı’dır. Belki de Bodrum Masalı’nın aldığı bu karar bir milat olacaktır, kim bilir.

#YerliDiziYersizUzun hashtag’i ile çıkan bildiriyi sinemayı seven kişiler sosyal medyada desteklemeye başladı bile. Gelin görün ki eleştiriler de çok. Ve bu eleştiriler biraz komikler. Sizin yazdıklarınız senaryo mu, set işçileri varken siz konuşamazsınız, kısalsa ne olacak gibi mesnetsiz ve bildiriyi okumadan yapılan yorumlar mevcut. Eğer bildiriyi okuduysanız zaten bu soruların cevapları içeride mevcut. Ne kadar Türk dizisi izlemeyen biri olsam da sektörü destekliyorum ve herkesin düzgün çalışma şartlarına sahip olmasını istiyorum.

Peki, diyelim ki yapımcılar tamam dedi ve gerçekten Türkiye’de diziler 60 dakikaya indi. Yüzeysel bir bakış açısı ile bakarsak sadece senaryolar değişecek ve senaristler rahatlayacak diye düşünürüz. Ama dizilerin 60 dakikaya inmesi sektörde birçok şeyin değişmesine sebep olacak ve bu da Türk Televizyonunun yenilenmesine sebep olacak. Nasıl mı? Çok basit bir dille diziler 60 dakikaya inerse neler olabileceğini sıralayalım:

  1. Diziler 60 dakikaya inerse, her hafta 150 dakkalık dizi çıkartmaya çalışan senaristler rahatlayacak. Süre yetmeyeceği için üstün körü ve hızlıca çalışan senaristler artık her bölüme daha da odaklanabilecek ve bir nevi istediklerini yansıtabilecekler.
  2. Dizilerin kısalması ve gereksiz sahnelerin çıkartılmasıyla beraber daha dolu diziler ortaya çıkacak. 60 dakkaya inen dizide hala bakışmalar ve gereksiz slow-motion sahneler koyuyorlarsa zaten konuşmaya gerek yok.
  3. Dizi süresi azaldığı için yeni dizilere yer açılacak. Reklamlar ve özetle beraber 4 saat süren dizinin yerine 2 hatta 3 dizi birden yayınlanabilecek.
  4. Dizilerin artması demek, her kitleye hitap edebilecek çalışmaların yapılabilmesi demek. 20:00’da gençlik dizisi varken 21:30’da komedi dizisi yayınlanabilecek. Örnek veriyorum sadece.
  5. Tek dizi ile 4 saat yer kaplanmayacağı için artık daha çok “lm” gösterme imkanları olacak. Nerde o eski “televizyonda ilk kez” filmleri, değil mi?
  6. “Set çalışanları varken senaristlere laf  söylemek düşmez” diyen arkadaşlar olayı hiç anlamamışlar. Diziler 60 dakikaya indiği zaman çalışma süreleri ve çalışma koşulları da düzelecek. Bizim ülkemizde diziler hafta hafta çekilir ama 1-2 bölüm önden giderler. Süre azalınca ağırlık da azalacak. Bu da set işçilerini kesinlikle rahatlatacaktır.
  7. Dizi süresi azalınca tabii ki diziler artacaktır. Diziler arttığında ne olacak? Daha çok kişiye ekmek kapısı açılacak. Sinema okuyan ama bir türlü iş bulamayan hatta onlarca iş yapmasına rağmen iş bulamayan kişiler iş bulabilecek. Televizyon sektörü bir anda büyüyecek.
  8. Set işçisinin artması demek, uzmanlık alanlarının da artması demek olacak. Daha çok yönetmen, daha çok görüntü yönetmeni, daha çok kameraman çıkacak. Hepsi kendini geliştirme imkanı bulacak. Gerçi bizim ülkede hep az iş yapıldığı için uzman sayısı da az. Diziler artınca görüntü yönetmenlerini nereden bulacaklar merak etmiyor değilim, bu da bir gerçek.
  9. Daha çok dizi demek daha çok aktör ve aktris demektir. Oyunculuk okuyan ya da oyuncu olmak isteyen fakat iş bulamayan bir sürü kişi kendine ekranlarda öyle ya da böyle rol bulabilecek.
  10. Sadece aktör ve aktrisler değil, figüranlar da artacak, figüranlık daha da büyük bir sektöre dönüşüp -eğer insan gibi davranırlarsa- büyük bir gelir kapısı olacak. Hatta belki güranlık okulları açılır, kim bilir.
  11. Reklamlarda esasında büyük bir değişim olmayacak. Hatta şekillenebilecekler. Nasıl? 4 saatlik dizide zaten 30 dakikada bir reklam veriliyor. Gene versinler 30 dakikada bir reklamı, tutan yok. Dizinin ortasında ve sonunda versinler. Aynı şey. Bir şey değişmiyor. Hatta, diziler kitlelere göre şekillendirilirse reklamlar da şekillendirilir. Gençlik dizisinde verilecek reklamlar gençlere hitap eden reklamlar olur.

Kafadan 11 tane madde saydım. Daha bilmediğim, bilmediğimiz bir sürü faktör mevcuttur sektörde. Öyle ya da böyle, dizilerin kısaltılması bir istekten çok zaruridir. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir uygulama mevcut ülkemizde ve bunun sebebi yapımcılar. İnanıyorum ki Bodrum Masalı’nın başlattığı bu akımla SENDER’in istekleri yerine getirilecektir ve önümüzdeki günlerde televizyon sektöründe köklü değişimler göreceğiz. Tabii umuyorum. Geleneklerine aşırı bağlı, asla değişmeyen bir yapıya sahip ülkemizde televizyonun değişmesine izin vermeyeceklerdir, bu da ayrı bir gerçek



mm

Sinema Teröristi... Senaryo Canavarı... Dergi Yazarı... Avan-Gardist... Çok Feci Bir Beşiktaş Taraftarı...


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazının hakları yazarın kendisine ve Arakat Sanat sitesine aittir.