”Şiir için, büyük harfle yazılan Şiir için bir mucizedir Turgut Uyar.”

Bedirhan Toprak, Turgut Uyar için bunu söyler. Bize bozuk bir saatin nasıl da aşkı simgeleyebileceğini öğretmiştir. Bize, göğe bakmayı öğretmiştir Turgut Uyar. Ve adı gibi biliyordur ki, bütün insanlığın tek ihtiyacı göğe bakmaktır. Uyar, Turgut olarak geçer sözlüklerde. 4 Ağustos 1927 Ankara doğumludur. Maalesef 22 Ağustos 1985’de İstanbul’da hayata gözlerini yummuştur. Aşiyan Mezarlığı’nda gömülüdür. İlk eşi Yezdan Şener’dir. İkinci eşi ise hepimizin bildiği gibi Tomris Uyar’dır. İlk evliliğinden üç, ikinci evliliğinden bir çocuğu vardır.

İkinci Yeni Akımının öncü şairlerinden biridir. Edebiyat dünyasına hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerle girer. İlk şiirinin ismi Yad ve Yedigün dergisinde çıkar. Birçok ünlü dergide şiirleri yayımlanır. Şiirlerinin yanında yazı, eleştiri ve denemeler de yazar. İlk kitabı Arz-ı Hal ve ikinci kitabı Türkiyem hece ölçüsünü kullandığı, hece kalıplarını günümüze taşıyarak yeni denemelere giriştiği şiirlerin örnekleri olur. Bu dönemdeki Uyar şiiri toplumsal nitelikler taşıyan şiirler olmuştur. Çünkü görevi gereği (subay) Anadolu ve kırsal kesim insanını yakından tanımıştır. Nurullah Ataç, Turgut Uyar ile birlikte şiirimize giren yeni ses hakkında yazdıklarında şöyle der:

”Ama yeni yetişen bir şair için acemilik kötü bir şey midir? Bir gün Varlık’ta bir şiirini okudum: Uzak Kaderler İçin. Ses değişivermişti. Turgut Uyar artık kendini aramıyordu, bulmuştu.”

Turgut uyar Türkiyem kitabından yedi yıl sonra, içerikten biçime yepyeni özellikler taşıyan öncü bir kitap çıkartır: Dünyanın En Güzel Arabistanı. Artık başka birçok kitapla birlikte Türk Edebiyatında yepyeni bir dönem başlamıştır: İkinci Yeni Akımı. Dünyanın En Güzel Arabistan’ı kitabı da bu akımın ürünüdür ve Akçaburgazlı Yekta isimli şiirde öyküleme tekniği kullanılmıştır. Kitapta birey ve bireyin problemleri işler ve birey ön plana alınır. Bu kitap ayrıca Turgut Uyar şiirinin bütün ipuçlarını barındırdığı için de öne çıkar. Öyküleme tekniği, uzun dize tercihleri ilk defa bu kitabındadır. Daha sonra çıkardığı Tütünler Islak kitabı bu şiir anlayışının devamıdır ve Uyar şiirinin durmuş, oturmuşluğuyla da şiirini bir ileri seviyeye taşır. Tütünler Islak kitabıyla bu sefer bireyin toplumla olan ilişkisini ve giderek toplumsal sorunları incelemeye başlamıştır. Sonrasında çıkardığı Her Pazartesi kitabı Turgut Uyar’ın hayatının dönüm noktalarının ürünüdür. Askeri görevini bırakarak sivil hayata geçmiş, Yezdan Şener’den ayrılmış, emekli olup Ankara’dan gitmiş ve İstanbul’a geçmiş; ikinci eşi Tomris Uyar ile evlenmiştir. Büyük Saat isimli ünlü şiirinin de yer aldığı bu kitapta diğer iki kitabına oranla toplumsal konu ve sorunlar daha çok öne çıkmıştır.

Bir sonraki kitabı Divan, çağımızın gündeme taşıdığı içeriği divan şiiri geleneğinin kalıplarıyla yeniden söylemek bağlamında, özellikle Türk şiirindeki ”biricik” deney olması bakımından öne çıkar. Ardından gelen Toplandılar adlı kitabı divan şiiri denemeleriyle ara verdiği toplumsal konulara dönüş yapar. Bir yandan bireyin sorunlarını işlerken bir yandan da toplumun durumunu anlatmaya devam eder. Kayayı Delen İncir isimli kitabı önceki hiçbir kitabında rastlanmayacak ölçüde yüklü bir toplumsal içeriğe sahiptir. Büyük Saat isimli toplu şiirlerinin olduğu kitabın sonuna eklenen Dün Yok Mu adlı kitabında, gerek bireysel gerekse toplumsal plandaki her iki savaşını da ısrarla sürdürmüş ama yenilmiş bir şairin şiirleri yer alır. Bu kitabında biraz umutsuz ve kırgındır. Büyük Saat’in yayımlanmasından ölümüne kadar geçen bir yıllık sürede, bu umutsuzluk ve kırgınlığının yansıması olarak dergilerde pek seyrek görülür Turgut Uyar.

Onun Bir Şiirden adlı deneme-eleştiri kitabına yazdığı Zincir başlıklı ön söz ise sadece Türk şiirine değil; evrensel plandaki şiir serüveni ve şair kimliğine getirdiği boyutla bir başyapıt sayılmaktadır. Birçok ünlü ismin birer şiirinden yola çıkarak değerlendirme yapmıştır.

Turgut Uyar ölümünden sonra da birçok ünlü şairin başvurduğu bir referans şair olmuştur. Yalnızca şiirleriyle değil yazılarıyla da ön planda olmuştur. Şiir Çıkmazda ve Çıkmazın Güzelliği başlıklı yazıları şiir ve şair üstüne oldukça ünlü ve güçlü yazılardır.

Ben başlıklı yazısında şöyle der:

”Çünkü bana en yaraşan durumdur sıkıntılı olmak.”

Bu değerli şairin tabii ki de aldığı birçok ödül vardır. Arkasında bir sürü şiir, kitap, yazı bırakmıştır. En önemlisi ise göğü ve göğe bakan kimseleri bırakmıştır. Bize şiiri sevdiren yegane insanlardandır. Her daim de olsun şiirleriyle. İyi ki öğrettin bize göğe bakmayı Turgut Uyar!

”Turnam, bir gün bırakmayacağım peşini,

Ömrüm oldukça ardından geleceğim.”

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın