TOPLUMUN KİRLİ YÜZÜNE TOKAT GİBİ İNEN TEK KİŞİLİK İNFİAL

‘The Hangover’ üçlemesinden tanıdığımız yönetmen Todd Philips tarafından yönetilen; usta oyuncu Joaquin Phoenix’in yetenekleri ile karanlık bir karakter geçmişi üzerine temel atılan ve bizlere psikolojik gerilim başlığı altında servis edilen Joker, ülkemizde 5 Ekim Cuma vizyona giriyor.

Çizgi romanlardan ve süper kahraman temelli sinematik evrenlerden daha önce tanık olduğumuz bir karakter Joker. Fakat bu zamana kadar kendisi ile olan tanışıklığımız sadece düşmanvari bir perspektifte ilerlemek durumunda kaldı. Lakin bu sefer durum farklı. Bu sefer spot ışıkları altında, toplum tarafından göz ardı edilen bir Arthur Fleck var.

Kısaca konusuna değinmek gerekirse; Joker, 1981 yılında süper sıçanlar ve çöplükler tarafından çevrelenmiş, bazı kesimler tarafından kurtarıcısının Thomas Wayne olarak düşünüldüğü, Gotham şehrinde yaşayan Arthur Fleck’in toplum tarafından göz ardı edilmesine karşı olan tepkilerine ve karmaşıklaşan karakter geçmişine odaklanıyor.

Film üstüne olan söz konusu incelemeyi; Arthur Fleck, Joaquin Phoenix ve toplumsal açıdan eleştirilen noktalar dağılımında planlı bir şekilde kurgulamak istiyorum. Eğer siz de hazırsanız ufaktan başlayalım.

Annesi tarafından insanların yaşamlarına neşe ve kahkaha getirmek amacıyla bu dünyada varolduğuna inandırılan Arthur Fleck; gündüzleri palyaço olarak çalışırken akşamları ise hayalini kurduğu stand-up komedi mesleği üzerine yoğunlaşıyor; fakat ne yazık ki ikisinde de başarılı olduğunu pek söyleyemeyiz. Sinir sisteminde sahip olduğu nöral bozukluk sebebi ile darda hissettiği zamanlarda kahkahalarını durduramayan Fleck’in sosyal açıdan yetenek ve iletişim gerektiren ortamlarda bir hayli zorlanmasına şahit oluyoruz. Kendisi gibi bir takım psikolojik sıkıntıları olan ve aynı zamanda Thomas Wayne’e karşı inanılmaz bir takıntı besleyen annesi; maddi sıkıntıların boy gösterdiği hayatı, yetmezmiş gibi bir de çalışma arkadaşları ve toplum tarafından hor görülen Arthur Fleck’e bir darbe de sosyal hizmetler tarafından temin edilen psikiyatrı tarafından vuruluyor.

Daha pozitif olması yönünde aldığı tavsiyelere nazaran emin olduğumuz sayılı şeylerden biri ise Arthur Fleck ve sahip olduğu olumsuz düşünceleri. Kendince kimseye zararı olmayan bir hayat yaşamaya çalışırken, toplumun iğrenç zorbalıklarına ve günlük yaşamın maddi sıkıntılarına maruz kalan Arthur, annesinin karakter geçmişinden bir takım bilgilerin açığa çıkmasına şahitlik ediyor. Bu şahitlik esnasında kurduğu mantık ilişkileri ile birlikte kendi karakterine ve çocukluğuna zarar getiren fiziksel ve mental darbeleri bir bir kavraması, onun karakterinin içinde yer alan gerçek benliğinin adeta bir gün ışığı misali tüm parlaklığı ile ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor.

Kullanmayı bıraktığı ilaçları sonrasında kendisini daha iyi hissetiğini söyleyen karakterimiz; metroda karşılaştığı toplumun zengin ve arsız kesimini temsil eden genç züppeler tarafından da zorbalığa ve fiziksel istismara maruz kalması sonucu, arkadaşından ödünç aldığı tabanca ile yaşanan hadiseye bir çığlık niteliğinde tepkisini koyuyor fakat, bu eylemin kamuoyunda bir infial yaratacağı konusunda da aynı şekilde habersiz kalıyor. Bunun yanı sıra maruz kaldığı halüsinasyonlar sonucunda kendisine hayali bağlamlar ve ilişkiler yaratan Fleck; Murray Franklin’in (Robert De Niro) talk showuna katılmaktan tutun da, komşusu Sophie Dumond (Zazie Beetz) ile bir takım tek taraflı ilişkiler yaşamaktan geri kalmıyor.

2013 senesinde ‘Her’ filminde yer alan Theodore adlı karakteriyle gösterdiği performansıyla zihinlerimize kazınan usta oyuncu Joaquin Phoenix; filmde Arthur Fleck karakterinin kişilik portresini o kadar başarılı ve büyüleyici bir şekilde seyirciye aktarıyor ki, bu sene Akademi Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu dalında jüriyi pek de yormayacak gibi gözüküyor.

Karakteri işleyişi, çektiği fiziksel ve mental sıkıntıları aktarması ve her şeyden önemlisi toplumsal perspektifte insan ayrımının ve empati eksikliğini gözler önüne serilmesi konularında inanılması güç bir performans ortaya koyuyor Phoenix.

Birbirinden çok farklı konu işleyişlerine ve arka plan geçmişlerine sahip olsalar da, Phoenix’in ve Heath Ledger’ın Joker performansları otomatikman kamuoyunda bir karşılaştırmaya maruz kalacaklardır. Bu konuda söyleyebileceğim tek şey ise, 2008 yılındaki The Dark Knight filminde yer alan unutulmaz Joker performansının artık ağız tadıyla karşılaştırılabilecek, küçümsenmemesi gereken bir rakibi olduğunu düşünüyorum. Hatta ve hatta; söylediğim üzere temellerinde farklı konular ve arka plan hikayeleri yer alsa da, Joaquin Phoenix’in hayat verdiği Joker’in birkaç yönden daha iyi ve başarılı olduğunu bile söyleyebilirim.

Üzerinden seneler de geçse ortaya koyduğu olağanüstü performans sayesinde kalplerimize ve zihinlerimize kazınan rahmetli Heath Ledger’ı yazımın bu parçasında anıyor ve bize bıraktığı bu inanılmaz karakter mirasına bir kez daha teşekkür ediyorum.

Çok farklı konulara sapmamak ve yazıyı da bir nevi özetleme amacı ile toparlamak istiyorum. Arthur Fleck ve ortaya çıkardığı karakteri, günümüz toplumlarının karanlık maskelerinin bir bir düşmesine sebebiyet veriyor. Komedinin subjektifliğinin unutulduğu ve toplumsal gelenek, görenek ve normlar sentezi sonucu oluşturulan karar mekanizması bireyleri metalaştırıyor. Neye güleceğimize, neye sinirleneceğimize, hangi konuya ne denli tepki vereceğimize kadar toplumsal baskı söz sahibi oluyor ve gelenek görenek temelli karar mekanizmaları tarafından kişisel alanlarımız ve zihinlerimiz tecavüze uğruyor.

Bu film hakkında olan en ufak düşüncelerini bile “abarttıkları kadar varmış” “konuşulanlar kadar etkiliymiş” gibi kalıplar ile ifade eden insanların, filmin vermek istediği genel eleştirel düşünceler ile tamamen ters düşer şekilde hareke etmeleri bile yukarıda bahsettiğim konulara örnek olur nitelikte.

Filme gitmenizi tabii ki tavsiye ediyorum. Filme gidin, üstüne düşünün, fikirlerinizi paylaşın ve her şeyden önemlisi içinizdeki empati duygusunun yitip gitmesine izin vermeyin. Ben yazarken çok keyif aldım, umarım sizler de okurken keyif almışsınızdır. Teşekkürler!

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın