Haldun Taner öykücü kimliğinin yanında tiyatrocu kimliği ile de bilinir. “Keşanlı Ali Destanı” en bilinen, en çok oynanan oyunları arasındadır. Taner’i ve  tiyatrosunu özel kılan bir şey vardır: Brecth etkisinde olması. Bertolt Brecht’in geliştirdiği Epik – diyalektik tiyatroyu Türkiye tiyatrosuna kazandıranlardan/uygulayanlardan biri. Epik – diyalektik tiyatro en basit şekilde, burjuva tiyatrosu olarak da anılan geleneksel tiyatronun karşısında durur. Tiyatroyu -ideolojik bir araç olarak gören Brecth, burjuva tiyatrosunun izleyiciyi ‘büyülediğini’ –Aristoteles’in Poetikası’nda “Katharsis” olarak geçer- söyler. İzleyici, kendini kahramanın yerine koyar ve olaylar kendi başına geliyormuş duygusuna kapılır. Akıntıya kapılan seyirci düşünemez ve eleştiremez. Bu, seyirci için tehlikelidir. Epik – diyalektik tiyatroda katharsis’i engellemek için yabancılaştırma ögeleri mevcuttur. Yabancılaştırma ögeleri kostüm, sahne, dekor veya şarkıyla sağlanabilir.

Eşeğin Gölgesi, Haldun Taner’in toplumsal, ekonomik ve politik eleştirilere yer verdiği oyunudur. Oyun konusunu M. S. 2. yüzyılda yaşamış olan Lucianus’un bir masalında anlattığı hikayeden alır. Aptalların ülkesinde (Abdalya’da) kendilerinin olmayan bir eşeğin gölgesi yüzünden mahkemelik olan berber çırağı Şaban ile eşekçi çırağı Mestan arasında başlayan çatışma, aşama aşama büyütülerek, içinden çıkılmaz bir ülke sorunu durumuna getirilir. Eşek ve gölge davası yüzünden kavgaya tutuşan iki kişi vardır. Sermayeyi simgeleyen efendileri Abid ve Zahid ağalara öykünen Mestan ve Şaban adlı çıraklar. Eşek ve gölge kavgası dava konusu olur. Bu davayı, adalet, basın, meclis, siyasi partiler düzleminde kullanarak, yapay gündemler yaratılmasına meydan veren ve bu durumdan kazanç sağlayan tek güç de sermayedir. Yani Abid ve Zahid ağalar. (1)

Adalet sistemi, Türkiye’nin demokrasiye geçme aşamasında yaşadığı bunalımlar, politik çatışmaları başarılı şekilde karikatürize eder. Bunların yanında oyunun bir başka boyutunu da Ozan’dan öğreniyoruz. “Üretim araçları kimindir?” Marksizm’in tartıştığı, Bertolt Brecht’in Kafkas Tebeşir Dairesi oyununda da seyircilere bu soruyu bebek ve anne üzerinden sorgulatır. Haldun Taner de eşek ve gölgesi üzerinden.

Taner, tiyatrosu eleştireldir. Bu eleştirel olma da batı düşüncesinden beslenmesiyle açıklanabilir. Ancak yazarın tiyatrosu sadece Batı ile beslenmez. Geleneksel Türk tiyatrosu ile Batı tiyatrosunun sentezi gibidir. Eşeğin Gölgesi oyununda da diyaloglar Hacivat – Karagöz gibi çatışma şeklinde ilerler.

Abid Ağa ve çırağı Şaban, Zahid Ağa ve çırağı Mestan arasındaki ilişki ve söyleşiler, Karagöz-Hacivat, Kavuklu-Pişekar, İbiş-Efendi arasındaki ilişkiyi çağrıştırır. 3 gelenekseldeki taklit motifini anımsatan bir yer değiştirmeyle, Şaban patronu Abid Ağa’yı, Mestan, patronu Zahid Ağa’yı taklit ederek, birbirlerine kendilerini dükkan sahibiymiş gibi tanıtır ve pazarlığa girişirler . Şaban panayıra gitmek için Mestan’dan eşek kiralamak ister ve asıl öykü başlar.(2)

Epik tiyatronun en belirgin özelliği yabancılaştırma ögeleridir. Bu yabancılaştırma dekor, kostüm, müzik ve sahne düzeni gibi birçok şekilde sağlanabilir. Eşeğin Gölgesi metininde yabancılaştırma ögesi olarak müzik kullanılmıştır. Her sahnenin müzikle kapatılır.

Oyunda bütün bu tartışmalar sürerken Ozan mantığın sesi olarak araya girer ve bu tartışmaların ne kadar gereksiz olduğunu hatırlatır.

 “Ustalık taslayım
Derken
Bakıyorum
Usta sandınız
Kendinizi
Gerçekten” (3)

Ve Marksizm’in temel sorusu olan ‘emek, değer ve sahiplik’ meselesini sorgular ve seyirciye sorgulatır.

“İşte asıl mesele.
Bir şey,
Ona hazırdan konanın mı,
Yoksa onun için
Ter dökenin,
Hayatını verenin,
Çalışıp yorulanın mı? “ (4)

Oyunda devlet erkanının, din büyüklerinin ve çeşitli karakterler ağdalı dil ile konuşur. Her ne kadar oyun 1965 yılında oynansa da eski denilebilecek kelimeler çoğunluktadır. Bu da Taner’in eleştirisidir.

Eşeğin Gölgesi, Türk tiyatrosunda ilk epik tiyatro oyunlarından biridir. Keşanlı Ali Destanı da bir diğer epik tiyatro örneğidir. Hapishaneden yeni çıkmış eski hükümlünün halka ve yaşama adapte olması ve bunun halk tarafından yadırganmaması Brecthyen özellik taşır.

Adalet, din, kapitalizm, politika, halkın sömürülmesi gibi birçok evrensel ve güncel konunun olması oyunu çok katmanlı yapmıştır. Ayrıca oyun 1965’ten bugüne Türkiye panaroması da çizmiştir.

 

Kaynakça:

  • HALDUN TANER’iN GÖZLERiMi KAPARIM VAZiFEMi YAPARIM ve ESEĞiN GÖLGESi OYUNLARININ BERTOLT BRECHT’iN ÜÇ KURUŞLUK OPERA ve SEZUAN’IN iYi iNSANI  OYUNLARI İLE KARAKTER ÖGESi BAKIMINDAN KARŞILAŞTIRILMASI, AYBİKE TURAN
  • Batı Tiyatrosuyla Geleneksel Tiyatromuzu Birleştirme Çabalarından İki Örnek: Eşeğin Gölgesi ve Şahları da Vururlar, Nurhan Tekerek *
  • Haldun Taner – Eşeğin Gölgesi, YKY
  • Haldun Taner – Eşeğin Gölgesi, YKY

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın