Konami’nin ürettiği bir GameBoy oyunu olarak başlayan Castlevania, GB oynayan gençleri sevgili oyunlarından biriydi. Tabii bu kadar sevgilisi olan oyunun lm olması için yıllarca beklendi fakat kimse buna kalkışmadı. Belki benzeri olabilecek bir Hellsing yapıldı fakat da çok başka bir evrenin animesiydi. 2010’larda James Wan’ın kalkışacağı söyleniyordu ama onun da listesinde böyle bir proje yok. Ta ki yenilikçi kirleriyle Netix çıkana kadar. 4 bölüm de olsa Castlevania resmen Netix’teki yerini aldı. Tabii bölüm sayısının azlığından yakınabiliriz, bu bile gelişme. Fakat Netix’in ona da bir cevabı var: 2. sezonun hazırlıkları başladı.

Oldukça klasik bir hikaye anlatmasına karşın hikayedeki bazı değişiklikler ile evren ilgi çekici hale getirilmiş. Vlad Tepeş’in, nam-ı diğer Dracula’nın kalesine gelen bir kadın Tepeş’in korkutucu bakışlarına rağmen eğitim almak istediğini söyler. Tepeş’in bilgeliğinden yararlanmak isteyen bu bilim kadını zamanla Tepeş’in gönlünü kazanır ve karısı olur. Tabii bilim orta çağda normal karşılanan bir şey değildir. Kadını “cadı” ilan eden halk, baş piskopos önderliğinde tapılan merasim ile kadını yakar. Bu durum haliyle Tepeş’in hoşuna gitmez ama karısının kendisine ektiği xx sebebiyle insanlara 1 sene verir. 1 sene boyunca ne yapıyorsanız yapın, ardından dünyayı yok edeceğim der ve sessizliğe gömülür. Halk, Tepeş’i ciddiye almaz ve aradan 1 sene geçer. Tabii ki Tepeş ciddidir ve 1 sene sonra cehennemin kapıları açılır ve dünyaya binbir türlü yaratık avlanmaya çıkar.

GAYET başarılı çizimleri olan anime ne kadar Tepeş’i “içi iyi” gösterse de oldukça hardcore sahnelere sahip. Cehennemin kapıları dünyaya açılıyor, o kadarı da olsun. 4 bölüm olmasından ötürü hikayenin biraz hızlı ilerlediği animenin ilk 2 bölümü biraz kopuk ama yine de çok aldırış etmiyorsunuz. Son iki bölümde istenilen hikayeye oturan anime naliyle de ikinci sezonda nasıl bir hikaye beklediğimizin cevabını veriyor.

Aslında oldukça başarılı bir çalışma gibi duran Castlevania nedense bir acaba dedirtiyor. 4 bölüm olmasının verdiği acelecilikten de olsa gerek bir olmamışlık sezebilirsiniz. Fakat bu olmamışlık ve eksiklik sizi çok rahatsız etmiyor. 22 dakkadan 4 bölümü 1.30 saatte bitirince kendime şunu sordum: Animeyi beğendim mi? Cevap yok. Ne beğendim ne de kötü. Ortada kalmış bir çalışma. Kaliteli işçilik olsa da eksikleri var. Fakat her bölümü 22 dakika olmasından ötürü çok da sorgulamanın manası yok. İzleyin, eğlenin ve 2. sezonu bekleyin.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın