implant dis fiyatlari
Search
EKİBİMİZ
bursa escort - bursa escort

Sevdası Bulamadığı Kendisi Olan Pierre Loti

Gezme isteği öyle bir şeydir ki bütün şartları zorlayıp, hayatınızı ona göre şekillendirirsiniz. Eğitimler koyarsınız önünüze, bitirir yolların fatihi olursunuz mesela. Tam da bu noktada kendinden dahi kaçmak isteyen Loti ‘galiba büyüyünce canım çok sıkılacak’ der ve bu düşüncesini yollarla perçinlemek istercesine meslek seçer.

1850 yıllarının Fransa’sına lavanta kokulu olarak doğduğu tahmin edilmektedir. Ailesinin yaşadığı zorluklar onu farklı düşüncelere zorlar. Okul hayatı boyunca zekasının beynine fazla geldiğini aldığı farklı notlar ile ispat etmiştir. Sıkılgan ruhu ne zaman ki coğrafya atlası ile buluşur o zaman kendisini bulma yolunda kaybolmaları başlar. Okul için gittiği Paris sokaklarında bohem yerlerde gezer, öğrenir ve keşfeder. Latince, Yunanca ve İngilizce’yi bilen yazar Türkiye ile sayısız bağlantısına rağmen Türkçe’yi öğrenemediği ile de dikkat çekmektedir.

17 yaşında kazandığı Denizcilik Okulu ile dünyayı gezmeyi planladığı gemi hayatı sonrasında ‘manastır ve boyun eğiş‘ olarak yorumladığı bir yere dönüşür. Arkadaşının olmaması, yalnız kalması ve hoşlandığı kadının ölmesiyle ruhunu adeta okyanuslara teslim eden bir adam Loti. Kaderin cilvesi coğrafya atlasında da ensesindedir. Abisini kaybettiği Tahiti’de görevlendirildiği bir vakit dizanteri mereti nedeniyle vefat etmişti. Sonrasında Tahiti’de kraliçenin nedimelerinin kendisine zakkum çiçeğinin bir çeşidi olan Loti adını vereceklerdi.

Gemiyle gidip, gelirken ilkel yerlerden topladığı eski eşyalar ve koleksiyonları odasında yerini almaktaydı. Gördüğü yerler Avrupa’dan çok yerli halkı gözlemlemek ile geçiyordu. Gittiği her yerde aşık olması, bilinen denizci kavramına eşlik eder gibiydi. İstanbul’a gelme nedeni olarak da aşık olması gösterilir. Belki de şimdilerde aşıkların uğrak yeri olması tesadüf değildir. Aralıklı olarak geldiği Eyüp’te toplamda iki buçuk yıl geçirir. Kimi yazarlarımız kendisini Türk dostu kabul ederken, Tevfik Fikret ve Nazım Hikmet’in kendisine olan öfkesi belgelerle tarihe karalanmıştır. Belki de aynı kadına aşık olmuşlardır kim bilir.

‘Aziyade’ romanını Hatice adında bir kadının kendisine veyahut da eşcinsel olduğu gerekçesi ile yazıldığı söylenmektedir. Gizli satırları ile bunu çokta açık etmeyen yazar öyle ya da böyle tarihe iz bırakmıştır. Üstelik bu bizim coğrafyamızdan da parça taşımaktadır. Gemide görev yaparken emperyalist düzene hizmet ediyor gibi hissediyor bunu utanç verici olarak yorumluyordu. Gördükleri yanına kar, yaşadıkları tecrübe, aktardıkları roman olan yazarın hayatında acılı bir vurgu yer almakta.

Çizdiği resimler, yazdığı romanlar ile gelir kapısını aralayan yazarın yetenekleri çocukluğunda yaşadığı sıkılganlıkla ilişkilendirilemeyecek kadar da zengin. Kanımla yazdığım dediği ‘İzlanda Balıkçısı’ akademik olarak yazdığı ve başarılarının giriş kapısı olarak görülmektedir.

Çokta sevmeyerek gittiği İzmir, Edirne ve Bursa; İstanbul’a dönüşünü hızlandıran şehirler arasında yer alır. Kelime haznesinin zenginliğini dünyadan görememiş, seyyah olarak gezdiği yerlerden topladıkları ile kendisine lüks bir hayat oluşturmuştur. Aşk yaşanan en dolu duygulardan biri olması sebebiyle de yazarın işi aşık oldukça kolaylaşmış gibi görünüyor. Keşke hepimiz aşık oldukça bir tepeye, caddeye ve sayısız kitaba isim olabilsek. Her ismin olduğu gibi asıl adı Louis Marie Julien Viaud olan yazarın da hayatı böyle şekillenmiş, kimi zaman tsunamiye yakalanmış, sağanak yağmurlar altında kalmış, sevdiklerini kaybetmiş ve bunları tarihe kanı ile kazımıştır.

Şimdilerde Fransa’da kırılgan bir ev olarak hayatına devam eden evi, özel turist gruplarına açılmakta ve günde en fazla 10 kişiyi ziyaretçi olarak kabul etmektedir. Kim bilir günün birinde o ilk onda olabiliriz. 1921 yılında geçirdiği felç sonrası yazmadan, çizmeye fonksiyonel olarak işlevsizleştiğinde çok geçmeden belki de hayatı boyunca ilk defa teslim olmuştur komutan.

 



20.02.1990'da İzmir'de doğdum. İzmir aşığıyım. Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde Hemşirelik Bölümü okurken çeşitli kongrelerde yazılarım ile poster çalışmaları yaptım. 'Hemşirelik Anıları' kitabında denemem yayınlandı. Halen Sapanca Gazetesi köşe yazarlığı yapmaktayım. Dr.Güleryüz'de asistan olarak çalışmaktayım. Yazarlık Atölyesi çalışmaları ile yazıya gönülden bağlıyım. Tiyatro, sinema ve sanat sergilerini yakından takip etmekteyim. Fotoğraf çekmek ve gezilerde bulunmak benim tutkum. Psikoloji ile ilgili Konstelasyon eğitimi almaktayım. Çözümleme ve psikolojik yazıları takip etmekteyim.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.