Search
EKİBİMİZ
porno izle- Canlı Bahis Siteleri- canlı casino siteleri- ngsbahis yeni giriş- enbet giriş adresi-

Sesin Burkulurken Yükseldiği İsim: Çetin Tekindor

Çocukluğunda zamanını paylaştığın hikâyeleri unutamazsın. Tıpkı Yılan Hikâyesi dizisi gibi. 90’larda çocukluğunu yaşayan birçoklarına sorsanız gülümseyip bak şöyle deyip anlatıverir. Anlatırken dizinin kötü adamı olan bir adamdan bahsedilir: Kral lakaplı mafya babası. Yüzler biraz ekşir sonra yine maceralar anlatılmaya devam eder. Bu kötü adam ilk bizi orada yaralar. Sonrasında ağlatmadan bırakmayan film Babam ve Oğlum filminde Hüseyin Efendi oluverir. ‘Açaydım kollarımı’ taklitleri ile çoğalır. Ardından Av Mevsimi filminde Battal ismi ile bambaşka biri olur. Sesini görsem tanırım deyip anlatım karmaşası yapacağımız bu isim şimdilerde ise Celal Baba olarak bizi tuttu ve bırakmaz. Şu an zihinlerde bir ses belirmiş olacak o sesin sahibi: Çetin Tekindor.

Değerli isim, 16 temmuz 1945 tarihinde Sivas’ta dünyaya gelir. Hacettepe Ankara Devlet Konservatuarı’nda eğitim alır. Tiyatro ile oyunculuğa başlar. İlk oyunu IV. Murat oyunu olur. Tiyatro ile atıldığı mesleğinde sesi onu seslendirme çalışmalarında yer aldırır. Televizyon ile ilk olarak Yücel Çakmaklı’nın yönetmenliğini yaptığı Küçük Ağa dizisi ile olur. Televizyon dünyasının ardından 1987’de Başar Sabuncu ve Müjde Ar ile oyunculuğunu paylaştığı Kaçamak filmi ile sinema dünyasında kendini bulur. 2000 yılı ile Tutku Çemberi, 2002’de Üzgünüm Leyla ve ertesi yıl Çaylak dizisi ile hız kesmeden devam eder. Adını sayamadığımız birçok filme yer alan Tekindor, Robert Redford ismini seslendirerek oyunculuğunu sürdürür. Yabancı projelerin yanında Çağan Irmak projelerinin birçokları Tekindor esintisi altında kalır. ‘Kâbuslar Evi Hayal’i Cihan’ ve ‘İlk Aşk’ bunlardan birkaçıdır. Tüm bu başarı ile beslenen projeleri Tekindor’u Ankara Film Festivali ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülü sahibi yapar. Ayrıca başarılı isim 13. ÇASOD ve 27. SİYAD Türk Sineması Ödülleri’nde de yine ‘En İyi Erkek Oyuncu’ olarak yerini alır. Şu sıra başarılı bulduğumuz isimler, tecrübeli ismin eğitimine uğramıştır. Eğitimini aldığı Hacettepe Ankara Konservaturı’nda ve Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde oyunculuk eğitimi verir.

Genellikle özel yaşamı ekranlarda yer bulmayan Çetin Tekindor yine kendi gibi oyuncu olan Zerrin Tekindor ile evlenerek 1987 yılında kendinden bahsettirir. Evlilikleri on altıncı ayındayken ayrılan çift bir süre sonra yeniden evlenir. İkinci kavuşma Hira adında yeni bir aile bireyi kazandırır. Fakat ikinci evlilikte yine son bulur.

“Çıkar boynundan at o ipi çocuk!
Salıncaklar mı yok sana?
Kalk hadi o soğuk betondan,
Yatacak başka yer mi yok sana?

En sevdiklerimi verdim ölüme de;
Ben bu yaşımda gitmenin böylesini görmedim.
Kırılan bir boyun gibi orta yerinden kırıldığını ömrün.
Görmedim Ademoğlunun dalından koparılır gibi koparıldığını.

Ve böylelikle umut etme kabiliyetimizi aldılar elimizden.

Ne diyeyim, dilerim ihtiyacı olan birine gidiyordur bizden aldıkları umut!
Dünya adaletsiz çocuk!
Dünya zorba.

Elbet eşitleneceğiz o gün kıyamda.
Bu kekeme, toz ve duman sözlerimi iyi belle, Bahara kalmaz, gelirim yanına.”

Paramparça olan bir çocuk şarkısının anlatıldığı Nazım Hikmet şiirinin sesi olan Çetin Tekindor pek rastlamadığımız bir formatı da Karadayı dizisi ile bize tattırır. Dizinin hüzünle soluk aldığı yerlerde Tekindor sesi şiir olur. Birçok sahne zihinlerde hala rutubetli olarak kalır. Bu kez bizi saran dizide seyirciyi yere çöktürüp sigara yaktıran Nazif karakteridir. Tam da böyle bir sahne olan Nazif’in hapishane arkadaşı olan Vural’ın idam sahnesi herkesi ekrana kitler. Dizide Vural ismiyle yerini alan genç isim Emre Taştekin, Çetin Tekindor ile aynı sahnenin heyecanını midesine giren kramplar ile anlatır. Ve o sahneyi şöyle özetler:

“Bu rolü oynamak benim için zordu elbette. Üstüne epey düşündüm. Çünkü ölüme bile bile gitmek, yaşam içerisinde sıkça yaşadığımız bir duygu değil. Öncelikle zor olan buydu. Ölüme giden suçsuz bir adamın, ardında bıraktıkları ile birlikte yaşadığı hüznü, pişmanlıkları, vazgeçmişliği ve ölüm korkusunun harmanlanması gerekiyordu. Senaryo bana bu konuda epey yardımcıydı zaten. Geriye de sadece yazılanlara inanmak kalıyordu. En zoru da ipe götürülürken Çetin Tekindor’a olan son bakışımdı. Tüm saydığım duyguları o son sahnede elimden geldiğince yansıtmaya çalıştım. O son bakışın benim için adı “son gülüş” idi. Umarım böyle bir duyguyu hiç kimse yaşamaz.”

Sahneyi paylaştığı kim ise abisi olan Çetin Tekindor tecrübesinin taçlanması olan ödüllerinde sahibi olur. İzleyenlere bir tren yolculuğu sakinliği katan bu değerli ismin nice yıllar bizimle olması dileğiyle.

Ve siz Arakat Sanat oyucularına da sesinden şiir dinlemeden ölmeme nasihati ile veda ederiz efendim.



Şey dicem: Belki de bir yutkunma yeridir dünya?


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.