Sean Bean. Sinema ve televizyon tarihinin en ilginç karakterlerinden biri. Kendisi 59 doğumlu olup 84’ten beridir sinema ve televizyonda boy göstermekte. Fakat kariyeri öyle bir ilerlemiş ki biz kendisini bir ana özelliği ile tanıyoruz: Ölmesi. Kariyerinde film, televizyon dizisi, video çalışmaları olmak üzere 132 projede yer alan Sean Bean, oynadığı neredeyse çoğu projede ölmesiyle meşhur. Aynen, kendisini ölmesi ile tanıyoruz. Sinemayı takip eden ve kendisini tanıyan birine nasıl biridir diye sorarsanız, size ölüyor diyecektir.

Sean Bean’in sürekli öldüğü detayını Game of Thrones dizisinden sonra öğrendik. Aaa spoiler demeyin, bilmiyorsanız sizin kabahatiniz… Sean Bean, gerçekten de oynadığı çoğu filmde ölüyor. Burada, size 24 tanesini çıkarmayı başardım. Fakat bildiğim kadarıyla kendisinin ölüm sayısı benim yaşımdan fazla. Şaka bir yana, gerçekten de güzel ölüyor. Zamanla kendisinin ölümleri için özel bir çaba sarfetmeye başlamışlar gibi bir hava var. Çoğunlukla silahla öldürülen Sean Bean’in filmografisinde suda boğulmak, iple boğulmak, ikiye ayrılmak, düşerek ölmek, toprak altında kalmak (evet toprak altında kalmak) gibi acayip ölümleri mevcut. Aynı sene içerisinde iki defa ölmesi, hatta 2010 senesinde 3 defa ölmesi, iki film üst üste aynı şekilde ölmesi ve ünlü isimlerin elinde ölmesi gibi de kariyer başarıları mevcut.

Aşağıda, filmleri yıllarına göre ayırıp size nasıl öldüğünü yazdım:

1. 1986, Ranuccio – Caravaggio: Ranuccio’yu canlandıran Sean Bean, Caravaggio tarafından boğazı kesilerek öldürülür.

2. 1989, German Soldier – War Requiem: Teke tek dövüşte süngü tarafından öldürülür.

3. 1990, Tadgh McCabe – The Field: Filmografisindeki en acayip ölüm belki bu filmdedir. İnekler tarafından kovalanan Sean Bean, en sonunda uçurum kenarında durup çığlığı basar ve inek sürüsünün kendisine çarpmasını bekler. Tabii ki de aşağı düşer. İner sürüsü de onunla beraber aşağı düşer. Fakat yönetmen sahneyi öyle bir çeker ki Sean Bean ile ineklerin düşüşü ancak bu kadar sanatsal olabilirdi.

4. 1990, Carver Doone – Lorna Doone: Suda boğularak ölür.

5. 1991, Robert Lovelace – Clarissa: Kılıç dövüşünde öldürülür. Fakat ölmeden önce estetik bir tirat konuşması yapar.

6. 1992, Sean Miller – Patriot Games: Teke tek dövüşte Harrison Ford’un tekmesi ile geminin sivri bir noktasına saplanır.

7. 1994, Lord Fenton – Scarlett: Uyurken odaya giren kişi tarafından birçok bıçak darbesi ile öldürülür. Bir dizi olan Scarlett’in yönetmeni her kimse, Sean Bean’in ölüm sahnesinde klasikleşmiş gölge ile gösterme tekniğini kullanmıştır.

8. 1995, Alec Trevelyan – GoldenEye: Sean Bean, dev anten üzerinde Pierce Brosnan ile mücadele vermektedir. En sonunda tabii ki kötü adam olduğundan aşağı düşer. Tam düşecekken Pierce Brosnan kendisini ayağından yakalar ve ona okkalı bir konuşma yapıp aşağı bırakır. The Field’da da olduğu gibi Sean Bean gene yüksekten düşerek ölmüş olur. Bu sefer inek yok.

9. 1998, Dave Toombs – Airborne: Silahla vurulup öldürülür.

10. 2000, Jason Locke – Essex Boys: Arabanın içinde pompalı ile öldürülür.

11. 2001, Boromir – The Lord of the Rings: Fellowship of the Ring: Benim bizzat Sean Bean ile tanışma hikayemdir. Ormandaki Uruk-Hai baskını sırasında mücadele veren Sean Bean, Uruk lideri olan Lutz’un okları ile öldürülür. Bu ölüm sinema tarihinin en dramatik anlarından biridir belki de. Okları yemesine rağmen bir türlü devrilmez ve savaşmaya devam eder. Ölümü de nefret ettiği Aragorn’un kollarında olacaktır.

12. 2001, Patrick Koster – Don’t Say a Word: Toprağın altında kalarak ölür. Oldukça başarılı bir ölüm sahnesidir.

13. 2002, Cleric Errol Partridge – Equilibrium: Christian Bale’ın silahı ile terk edilmiş bir kilisenin içerisinde vurulur. Ölürken itiraz etmez.

14. 2003, Robert Aske – Henry VIII: İplerle kale kapısına kaldırılarak bir nevi çarmıha gerilerek öldürülür.

15. 2005, Dr. Bernard Merrick – The Island: 2 defa düşerek ölen Sean Bean bu sefer bize bir sürpriz yapar. Düştüğünü, “aha öldü” dediğimiz anda boğazına dolanan ip yüzünden havada asılarak öldüğünü görürüz. İki film üst üste iplerle öldürülmüş olduğunu da dipnot olarak düşelim.

16. 2007, Danny Bryant – Outlaw: Ormanda silahla vurulur.

17. 2007, John Ryder – The Hitcher: Daha önce de pompalı ile öldürülen Sean Bean bu sefer göğsünden değil bizzat geniş ve renkli bir kadrajda kafasından vurularak öldürülür. Tabii The Hitcher’ı izlediyseniz filmin sonunda öldürülmesinin ardından büyük bir “oh” çekmişinizdir.

18. 2008, John Dawson – Red Riding: The Year of Our Lord, 1973: Tekrar silahla öldürülür ama bu sefer rahat koltuğunda öldürülür. Deri üzerinde. Seke seke.

19. 2010, Pyke Kubic – Ca$h: Silahla vurulur.

20. 2010, Markus Kane – Death Race 2: Silahla vurulur.

21. 2010, Ulrich – Black Death: Balkonunda silahla vurulur ve havuzun içine düşerek ölür.

22. 2011, Major Jack Jones – Age of Heroes: Sanırım kendisinin en ağır ölümlerinden biridir. Kollarına ve bacaklarına bağlanan iplerin atlara bağlanması ve atlar koşunca ortadan ikiye yarılmasıyla görüp görebileceğiniz en klas ölümlerden biridir.

23. 2011, Lord Eddard Stark – Game of Thrones: Bir ölüm düşünün televizyon tarihini baştan aşağı değiştirdi. Sean Bean, sürekli iyilerin kazandığı evrende ilk defa bir iyi olarak öldürülerek bize kötülerinde kazanabileceğini kanıtladı. Hem de ölümü kızlarının gözü önünde oldu. Game of Thrones’un efsane sahnelerinden biri olan Sean Bean’in bu ölümünün ardından insanalar “ya bu adam her filmde ölüyor yav” demeye başladı.

24. 2015, Inspector John Marlott – The Frankenstein Chronicles: İp ile asılarak boğulur.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın