Search

Şarkını Söyle/Sing – Film Analizi

13

“Çılgın Hırsız” (Despicable Me, 2010), “Hop” (2011), “The Lorax” (2012), “Çılgın Hırsız 2” (Despicable Me 2, 2013), “Minyonlar” (Minions, 2015) ve “Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı” (The Secret Life of Pets, 2016) ile çılgın animasyon karakterlerini hayatımıza sokan “Illumination Entertainment” ve “Universal Studios”, bu sefer yedinci animasyonları “Şarkını Söyle” (Sing, 2016) ile sinemalarda boy gösteriyor.

Hayvanların yaşadığı bir dünya, bir türlü başarıya ulaşamamış fakat hayallerinden de vazgeçmemiş tiyatro sahibi Koala Buster Moon ve Koala Buster’in son bir şans umudu ile başlattığı ödüllü şarkı yarışması’nın, farklı karakterlerde ki yarışmacıları ” Şarkını Söyle” animasyon filminin hikayesini oluşturuyorlar. Bu sene izlediğim, yine tamamen hayvanların yaşadığı bir dünyada geçen “Zootopia” isimli animasyonun, şirin tavşan polisi Judy Hopps, sanki bir sahnede karşıma çıkacakmış hissiyatını film boyunca yaşadım; iki filmin ard arda izlenilmesi bence gayet eğlenceli olacaktır. Matthew McConaughey, Reese Witherspoon, Scarlett Johansson, Seth MacFarlane gibi isimleri seslendirme kadrosunda bulunduran film (sadece Türkçe dublaj seçeneği sebebi ile orijinal seslendirmeleri kısmen duyabiliyoruz), “My Way”, “Faith”, “Set it All Free”, “Don’t You Worry ‘Bout a Thing”, “Hallelujah” ve daha birçok parçayı bünyesinde barındırıyor.

“Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi” (The Hitchhiker’s Guide to the Galaxy, 2005) ve “Son of Rambow (2007) filmlerini hem yazan, hem de yöneten Garth Jennings, bu filmde de yazar-yönetmen koltuğunda bulunuyor. Loraks, Minyonlar, Çılgın Hırsız 2 ve bunların yanında birkaç animasyonun da çeşitli departmanlarında görev almış Christophe Lourdelet ise yardımcı yönetmen olarak “Şarkını Söyle” (Sing) kadrosunda bulunuyor.

Beklentilerimin üzerinde giriş yapan film, ilk yarım saatinde çok eğlenceli, kahkahalar eşliğinde sahneler ile bir anda beni içine çekti ve “umarım gidişat bozulmaz, umarım gidişat bozulmaz” diye birkaç kez sayıklamama neden oldu. Özellikle, tiyatro sahibi Koala Buster’ın düzenlediği “audition” bölümü, filmin en sevdiğim kısımları oldu diyebilirim. Umarım gidişat bozulmaz’a ne oldu? Audition bölümünden sonra film yavaş yavaş irtiba kaybı yaşamaya başladı; o ilk yarım saatte alınan -haz-, daha sonrasında yavaş yavaş, finale doğru ve finalde, büründüğü klasik yapıdan ötürü girişinde ki kadar etkili olamadı ve kayboldu; daha iyi kotarılabilecek bir fikri, tamamen klasik anlatı yapısına, klasik bir bitişe, tekrarlara, gişeye yedirmeler; sarkmalara da engel olamamalar sonucunda bende film ile ilgili -güzel bir yarım saat, güzel şarkılar- haricinde pek bir şey kalmadı.

Illumination Entertainment ve Universal Studios, inişli-çıkışlı grafiklerini bozmadan animasyon üretmeye devam ediyorlar. Bu sefer inişe geçmişler ama bünyelerinde başarılı işler bulunduğu için, bir sonraki projede tekrar çıkışa geçmeleri sürpriz olmaz.

Reviews

  • Senaryo5
  • Teknik6
  • Seslendirme6
  • Müzik7
  • Yönetim5
  • 5.8

    Score

User Rating: 0 ( 0 Votes )


Gökhan Örenler

Konuşmak; her zaman iletişim kurmak demek değildir.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir