Search

Samimi ve Tanıdık Bir Hikaye: Lady Bird

296

Greta Gerwig’in tek başına yönettiği ilk film olan Lady Bird, eleştirmenlerin listelerinde yılın en iyileri arasında yer alması ve gösterimleri sonrasında ayakta alkışlanmasıyla büyük merak uyandırmıştı. Yeni “Frances Ha” olarak da gösterilen film denildiği gibi izleyicisini tatmin etmeyi başarabildi. Saoirse Ronan’ın hayat verdiği “Lady Bird” karakteri ise özgünlüğüyle şimdiden akıllarda yer edindi. Bir anektod düşmek istiyorum, Noah Baumbach senaryoyu okuduğunda Gerwig’e filmi yönetmeyi teklif etmiş ancak Gerwig iki hafta düşündükten sonra onu reddetmiş.

Lady Bird, lise çağlarında kendi problemlerini yine kendisi keşfedip çözmeye çalışan genç bir kadındır. Hepimizin ortak olduğu sıkıntılarla iç dünyası kuşatılmıştır. Annesiyle büyük bir iletişimsizlik içerisindedir ve bu onun hayatını birçok açıdan etkilemektedir. Eğitim hayatındaki başarısızlığı da, ailesinin ona karşı inançsızlık beslemesine sebep olur. Zaten karakteri gereği lafını esirgemeyen, kendine ait ciddi söylemleri olan baş karakterimiz ergenliğinin de gerekçesiyle daha fazla asileşmeye başlar. Ergenliğin getirdiği kırılganlıktan ziyade bunu kalkan olarak kullanması ise filmi türevlerinden ayıran bir özellik. Tamamen saf, samimi, abartıdan uzak bir büyüme ve keşif hikayesiyle karşı karşıya kalırız.

Hikayenin içerisinden bizzat gelen samimiyet; kişiliklerinin oluşumunun ve birbirlerini kabullenmelerinin etkisiyle kök salıyor. Greta Gerwig oyunculara, canlandırdıkları karakterler hakkında sır tutmalarını öğütlemiş. İzlerken zamanın akışından bihaber olacağınız filmde oyuncuların karakterleri gerçek anlamda içselleştirdiğini gözlemliyorsunuz. Gelişimleri ve dönüşümlerine bizzat ortak olabiliyorsunuz. Kendi hayatlarımızdan da tanıdığımız bu insanların her biri geçmişlerimizden bir dost, yabancı, sevgili, belki de anne. Böylelikle ufak anılarınıza yolculuk yapabilme fırsatını buluyorsunuz.

Büyümenin anlatısı üzerinden aile, cinsellik, gelecek kaygısı, toplum içerisinde yer edinebilme telaşı ve kendini bulmaya çalışmak gibi önemli meseleler işleniyor. Ancak hiçbiri keskin çerçeveler içerisinde yer almıyor. Siz kendi deneyimlerinize göre çekip çıkarıyorsunuz. Böylelikle senaryo salt bir iskelet üzerinden ilerliyor. Tüm bu saflığın kökeni oyunculuklarla beraber hikayenin öz yapısıyla vücut buluyor. Fazla formülize edilmiş filmler izleyiciyi kendisine ihanet ediyormuş gibi hissettirebilir kimi zaman. Lady Bird’ün avantajlarından biri ise formülizeden ziyade gerçek hayatı andıran kemiklere sahip olması.

Annesiyle kurduğu ilişkide maruz kaldığı katılık, kimi zaman sevgisizlik karşısında ne yapacağını bilemeyen Lady Bird asiliğini koz olarak kullanarak durumunu daha da çıkmaza sokar. Ancak bu noktada önemli bir parantez açmak gerekir: Sorun çocukta mıdır, annede midir? Kendisini yeni yeni tanımaya başlayan bireye karşı ebeveynin tavrının bu denli yıkıcı olması sağlıksız bir durumla karşı karşıya bırakır. En yakınındaki insanlardan biri olan annesinden gördüğü bu psikolojik şiddetle beraber “tek başına” yolunu bulmaya çalışması, bazen ufak hatalar yapması her insan gibi onu da öz benliğine itmeye başlar. Ailesinin koyduğu ismi değil de “tek başına” bulduğu ismi kullanması zaten temelinde nasıl biri olduğunun habercisi gibidir. Filmi türevlerinden ayıran bir diğer özelliği ise baş karakterin akıl hocasının yine kendisi olmasıdır. Bahsi geçen “tek başına”lık filmin vücudunu saran kıyafeti niteliğindedir. Büyüme ve keşifin yanına bir de özgür olma isteği eklenir. Her şeyi kendi kendine yapabileceğine inanan genç kadın kafasındaki “güçlü” kişiliğe ulaşmak ister. Ancak bu güçlülük sonrasında canını yakacaktır. Çünkü çocukluğundan beri ailesinin yanından ayrılmaması ve yıllarca aynı yerde kalması bir nevi yaşadığı yere karşı aidiyet hissiyle bağlanmasını sağlamıştır. Tüm bunların ne kadar farkındadır, orası belirsizdir. Asıl amacına ulaştığı anda belki de fark edecektir.

Susan Sontag başarılı filmleri kendi içerisinde kendisini çözümleyen filmler olarak değerlendirir. Lady Bird’ün bu bağlamda iyi bir örnek olabileceğini düşünüyorum. Size çok fazla söz söylettiremiyor ancak hislerin sizinle ebedi kalmasını sağlayarak akılda kalıcı bir yere sahip oluyor. Sözün özü; hayatın içerisinden gelen hikayesi, saf anlatımı, içselleştirilmiş karakterleriyle Lady Bird senenin en samimi yapımları arasında yer alıyor.

Reviews

  • Yönetmenlik7
  • Senaryo8
  • Oyunculuk8
  • Sinematografi7
  • Sanat Yönetimi7
  • 7.4

    Score

User Rating: 5 ( 1 Votes )


mm

Dünyadaki tüm samimi insanları alıp yeni bir gezegene geçiş yollarını arıyor. Kafası karışık kafası.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir