1993-96 yılları arasında Nickelodeon’da yayınlanan Rocko’s Modern Life, izleme fırsatına erişen çocukların asla unutamayacağı bir çizgi film idi. İçeriğinden ötürü de “yetişkin çizgi filmi” olarak adlandırılıyordu. Aslında zaten yetişkinler için tasarlanmış bir çizgi filmdi. Yaratıcısı Joe Muray, farklı bir şey yapmak istiyordu ve Nickelodeon ile anlaşırken “ben yetişkinlere çizgi film yapmak istiyorum” demişti. Dediğini de yaptı. İmzasını attığı iş ekranların en garip, en saykodelik işlerinden biriydi. Çoğu kişi içeriği ve eleştirilerinden ötürü Rocko’s Modern Life’ı Ren and Stimpy Show ile kıyaslamıştı.

Kısacası konusuna değinelim… Rocko, 90’larda Amerika’da farazi bir şehir olan O-Town’da yaşayan bir kanguru türüdür. Kendisine kanguru dendiğinde Wallaby olduğunu söylese de o bizim için her daim bir kanguru olarak kalacak. Arkadaşı büyük öküz Heff ve kaplumbağa Filburt ile maceradan maceraya atılan Rocko’nun bir de kendisinden çok sevdiği köpeği Spanky var. Komşuları Bighead ailesi de yer yer hikayelerinin bir parçası oluyor.

Rocko’s Modern Life; dadaist, sürrealist, absürt ve yer yer ürkütücü bir çizgi film. Ağırlıklı olarak pesimist, hayatın her noktasının çirkin yanlarını ortaya çıkaran, izleyenin canını sıkabilecek kadar estetik dışı bir iş. Joe Murray, 90’lar hayatının meşhur konu başlıklarını kendi tarzında yorumlayarak ortaya izlemesi keyifli ama bir o kadar da mide bulandırıcı bir çizgi film çıkarmış. AVM kültürü, hurafeler, komşuluklar, işçiler, beyzbol maşları ve daha birçok konuyu kendi bakış açısı ile yorumlayan sanatçı, sıradan bir AVM alışverişini bile oldukça ürkütücü bile hale çevirebiliyor. Bir beyzbol maçı izlemek ve top yakalamak ancak bu kadar dolu anlatılabilir.

Netflix, bir zamanların efsanesi Rocko’yu 23 yıl sonra Static Cling ile geri döndürdü. 20 yıldır bir rokette olan 3’lü, 90’larda ayrıldıkları O-Town’a geri dönüyorlar. Bıraktıkları dünya artık aynı değildir ve uyum sağlamaları gerekmektedir. Heff ve Filbert için bu pek sorun olmasa da Rocko, alıştığı yaşamdan uzaklaşmaktan memnun değildir.

Static Cling, sevdiğim çizgi filmin bütün öğelerini 40 dakikaya sığdırdığı için hoşuma gitti. 3 sezonluk çizgi filmin en sevdiğim detaylarını tekrar görmek beni mutlu etti. Ama burada bir fakat koyuyorum… Detayları tekrar görmek mutlu etse de içerik olarak maalesef o yılların efektifliğine yaklaşamamış bile. Bunun sebebi ise tamamen Netflix. Bir nostaljyi geri getirse de kendi kodlarına göre dizayn ettirmesinden ötürü ortaya Rocko’nun o çılgın maceralarına benzemeyen bir macera çıkmış.

Netflix, modernleşen dünyanın en büyük destekçilerinden biri. Siyahilere, kadınlara, LGBT bireylerine dizilerinde ve filmlerinde sıklıkla yer veriyor. Ama bu yer verme konusu bazen fazla oluyor ve bu durum da bazen seyircileri rahatsız ediyor. Benim takıldığım konu ise “olmazsa olmaz” düşüncelerini bir türlü bir hikayeye oturtamamaları. Çoğu projelerinde karakterlerin varlıklarının sebebi belli değil. Hala Death Note’da L karakterini siyahi yapmalarını kaldıramıyorum mesela. Bu olmazsa olmaz yaklaşımları Static Cling’de de var.

Rocko’nun Modern Dünyası hiçbir zaman mesaj verme kaygısı gütmemiştir. Sadece durumları garipleştirerek ortaya egzantirik maceralar çıkarırlardı. Static Clinge, Rachel karakterinin amaçsız ve yersiz bırakmakla kalmayıp ortaya bence pek de doğru olmayan bir mesaj koymuş: Değişim iyidir. Sadece iyi de değil, zorunludur. Evet, değişim iyidir. Evet, zamanla değişime ayak uydururuz. Ama… Bundan 20-30 sene önce aşkları için, beden tercihleri için, kadın oldukları için dışlanan insanlar günümüm –bizim ülkede olmasa da- dünyasında daha rahatlar. Değişimden kastımız bu ise, evet. Böylesine bir değişim bence herkesin kabul etmesi gereken bir yönelim. Lakin Static Clinge bunu yanlış aktarıyor. İşin ironik kısmı da bence burası. Rocko, çizgi filminin değişmesinden ötürü rahatsız. Evet, ben de çocukken izlediğim çizgi filmin değişmesinden rahatsızım. Bana 20 sene sonra izlediğimden çok daha farklı bir Rocko sundular ve bu beni rahatsız etti. Günlük değişimler tamam da her şeyi değiştirmenin de lüzumu yok.

Sözün özü… Static Cling, 93 yılının komik unsurlarını geri getirdiği için beni keyiflendirdi. “Eski esprilerin” günümüze uyarlanması da güldürdü. Spanky’nin Youtube’da 10 saatlik paspas videosu izlemesi, ikizlerin dizi senaryosunu laylalom yazması güzeldi. Ama dediğim gibi, yeni değil, eskinin günümüze uyarlanması başarılı olmuş. Eski detaylar gerçekten güzelken film zamanla mesaj vermeye çalışan sıradan biz çizgi filme dönüşüyor. Hatta biraz zorlama. Burada da Rocko’nun Modern Dünyasını değil, Netflix’in modern dünyasını izlemeye başlıyoruz. Sanırım diyeceklerim bu kadar.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın