Search
EKİBİMİZ

Prison Break 5. Sezon 6. Bölüm Analizi

Prison Break felsefesi gereği her zaman karakterlerin kaçmaya çalışması ve planların tutmamasıyla serüvenini devam ettirdi. Peki her seferinde bunu nasıl farklılaştırdılar? Son birkaç haftadır hapishane ve hatta şehirden kaçışlarını izliyorduk. Hepsi kendi içinde orjinalliğe sahipti. Bu hafta da çölün ortasında bir vahada kurulu, dünyanın geri kalanını umursamayan yeni bir yerleşim yeriyle karşılaştık.

Prison Break’te kaçış serüveni tüm hızıyla devam ederken son bölüm kendi içinde ayrı bir aksiyon filmi tadındaydı. Tarihin tekerrür edip kahramanlarımızın uçak fırsatından eli boş dönmesinin ardından terör kaplı ülkede sığınacakları sayılı liman kalmıştı.

Her aksiyon filminde olan klişe geçerliliğini koruyor çünkü ana kahramanlar hayatta kalmak zorunda. Bu gerçeği böyle kabul edersek dizide yaşananlar o kadar da göze batmayacaktır. Ateş duvarını geçerek son çare olarak Sheba’nın kardeşi Omar’a ulaşan Michael ve ekibi adeta güvenlerinin boşa çıkması için şanslarını denerler. Daha da fazlası tuzağa düşmelerinin ardındansa gidecek başka bir kişi olmadığından aynı kişiye tekrar güvenmek zorunda kalırlar. Çünkü şartlar zor ve zaman da kısıtlı, dolayısıyla dört bir yanı onların izini süren teröristlerle kaplı bir şehirde bunları atlatmanın tek yolu yerli birinin işaret ettiği kasabaya ulaşmak ve bu sebeple onun izinde yola çıkarlar.

Ancak işler yine planlandığı gibi gitmez. Amerika ayağında beyni yıkanmış iki ajanımız üst mercilere danışarak Micheal, onların deyimiyle Kaniel Outis’in yerini belirlerler. IŞİD lideriyle iletişime geçmelerinin ardından Michael Blue Hawaii kod adında olduğunu öğrendiğimiz biriyle internette görüştüğü sırada IŞİD terör örgütü üyeleri tarafından bulunup öldürülmeye çalışılırlar. Üzerlerine ateş açılır ve bu sırada da Whip’in tankere ateş etmesiyle havaya uçarlar, çatışmada içlerinde tek yara alan Omar olur. Yola onsuz devam eden ekip çölün ortasında canlı haritalarını gömdükten sonra bir şekilde Phaecia’ya giden yolu bulmak zorundadır. Bu sırada arkalarından gelen Cyclops’u atlatmak için Michael’ın önerisiyle ikiye bölünürler. Lincoln aslında Michael’ı onunla tek bırakmak istemez ama Michael’ın planlarına karşı koymak imkansızdır.

Yola Michael’sız devam eden ekipte Ja gibi zeki birinin olması Phaeacia’ya giden yolu bulmak için işlerini kolaylaştırır. Bölümler ilerledikçe fark ediyoruz ki Michael’ın yanında bulundurduğu kişilerin hiçbiri tesadüf eseri orada bulunmuyor, hepsi bu macerada az ya da çok faydası dokunan kişiler. Senaryo ile ilgili dikkat çekici bir detay da, Michael’ın yardım etmek için yanına aldıklarının ölmesi, daha uzun süre işe yarayacaklarınsa hayatta kalması.

Cyclops’u tek başına atlatmak zorunda kalan Michael zekası ve atikliğiyle onu alt etmeyi başarır ancak kendisi de bu sırada yara alır. Bu arada Cyclops’un konuştuğu İngilizce aksan da çok kulak tırmalıyor. Onun yerine Michael’ın Yemen’de geçirdiği süre boyunca Arapça’yı öğrenmiş olduğu varsayılarak karakterlerin Arapça konuşturulmasıyla gerçeklik arttırılabilirdi.

Michael’ın yara alması akla tek bir ismi getiriyor: Sara. Fragmandan da anladığımız kadarıyla dizide herkesin merakla beklediği ikinci buluşma da bu ikili arasında gerçekleşecek. Sara, Michael’ın yardımına koşarak hem fiziksel hem de ruhsal yönden iyileşmesini sağlayabilir. Bu Sara’yı Yemen’e getirmek için mantıklı bir hamle. Prison Break’in ters köşelerine alışkınız. Dolayısıyla bölümün sonunda karşılaştığımız Elvis Presleyvari kişinin de Poseidon olmayabileceği ihtimali var. Bu konu da bir sonraki bölümde netliğe kavuşabilir.

Sonuç olarak dizinin seyrine baktığımızda zekice kurgulanmış olay akışının sıradanlaşıp zorla sebep sonuç ilişkisi oluşturma gayretinin arttığını görüyoruz. Olaylar arasında zoraki bağlar kurulup kahramanların her birine bu olay akışında görevler yükleniyor. Ancak gerçek hayat böyle değil. Duygu ve mantığın işin içine daha çok dahil olup beklenmedik olayların artacağı bölümler izlemek dileğiyle.

Bu arada bölüm adları da yine orijinalliğini koruyor. Bu bölümde ve adında da Homeros’un Odysseia destanından bir yer ismine rastladık: Phaeacia. Cyclopes ve Poseidon da yine bu destandan alınan kişi isimleri. Anlaşılan Prison Break: The Sequel Homeros’un Odysseia destanını kişi ve yer referanslarını bir konsepte bağlamak için kullanıyor. Eğer altıncı sezon gelirse karşımıza bu defa başka bir destandan referanslarla gelebilir.



"Upon close examination, our story is one long adventure, as we whistle in the dark, afraid of the bogeyman. To be alive is to be skating on thin ice, with the possibility of falling, falling, falling. Taking photographs and writing is my way of saying I was here, I saw this, I felt this, I heard this, it happened."


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

izmirescort ankara escort izmir escort halı saha yapan firmalar