Carol – Köpeğin Fidyesi – Kadın Düşmanlığı Üstüne Küçük Öyküler

Yaşamının son yıllarında neredeyse hiç durmadan yazmış. Neredeyse hiç konuşmadığını bile söyleyenler var. İki yüz ellinin üzerinde öyküsü olduğunu düşünürsek muazzam bir yazma serüveninden bahsedebiliriz. Dolayısıyla henüz Türkçe’ye çevrilmemiş olan kitaplarının da olduğunu düşününce Patricia Highsmith başlı başına ele alınması, yazılması gereken bir karakter.

Yazma tutkusu, gölgeli ve koyu gri karakteri, cesur kişiliği sebebiyle yaşadığı dönemin hiçbir özelliğini yansıtmayan Highsmith gelecek çağlarda birçok kişinin idolü oldu. Özellikle kadınların. Fakat bu erkek karakterleri iyi yazmadığı anlamına  gelmiyordu kesinlikle. Suç unsurlarını, suçlu psikolojisini çok iyi yazan Highsmith, Ripley karakterini yaratarak bunun en güzel örneği verecekti ki; erkeği de kadını da içeriden gelen bir ön görüyle analiz edebilme yetisine doğuştan sahipti.

Can Yayınları tarafından yeniden basımları yapılan Patricia Highsmith kitapları Carol – Tuzun Bedeli, Köpeğin Fidyesi ve Kadın Düşmanlığı Üstüne Küçük Öyküler okuyucuyla buluşmak üzere raflardaki yerini aldı.

Dünya edebiyatı için her biri ayrı ayrı değerli olan bu kitaplardan Carol – Tuzun Bedeli kitabıyla başlayalım. Highsmith’in telaffuz edilmesinin bile yasak olduğu bir dönemde iki kadının ilişkisini yazma cesareti gösterdiği Carol tabii ki yazar ismi olarak Claire Morgan takma ismiyle yayınlanacaktı. Üstelik Carol, Highsmith’in ilk kitabı olan Trendeki Yabancılar’ın büyük başarısından sonra yazılmıştı fakat yazarın yayıncısı Harper eşcinselliği açıkça anlattığı gerekçesiyle Carol’un basımını reddetti. 1953 yılında ufak bir yayınevi tarafından basılan Carol bir milyona yakın satış başarısına ulaşacaktı. Kitap bu başarısını toplumda o zamana kadar aleni olarak konuşulmayan lezbiyenliğin yazılıp da bir boşluğu doldurmasından ziyade, son derece zarif, vakur ve erotik bir dille anlatıyor oluşuna borçluydu.

Carol – Tuzun Bedeli romanı otobiyografik özellikler göstermekte. Highsmith de romanın kahramanı Therese gibi gençliğinin ilk yıllarında bir oyuncakçı mağazasında iki yakasını bir araya getirebilmek için geçici olarak çalışmış. Bir gün yüksek sosyeteden zarif bir hanımefendi çocuğuna oyuncak almak için mağazaya gelmiş ve Highsmith görür görmez bu hanımefendiye vurulmuş. Eve gidince Carol romanın ilk sekiz sayfalık taslağını kaleme almış. Bu büyüleyici, zarif paragraf bahsettiğim sekiz sayfa içinde yazılmış:

“Aynı anda göz göze geldiler; Therese açmakta olduğu kutudan başını kaldırdı, kadın da başını çevirerek doğruca Therese’in gözlerine baktı. Uzun boylu, açık tenli, sarı saçlıydı; bir elini beline dayadığı için önü açık duran bol kürk mantosu içinde uzun boyuyla çok zarif görünüyordu. Gözleri griydi, renksizdi, yine de ışık ya da alev gibi çarpıcıydı, Therese o gözler üzerine dikilince bakışlarını kaçıramadı. Karşısındaki müşterinin sorduğu soruyu tekrarladığını duydu, ama orada dili tutulmuşçasına durmaya devam etti. Kadın da almaya niyetlendiği şeyi düşünüyormuşçasına dalgın bir ifadeyle Therese’e bakıyordu; aralarında birkaç tezgahtar kız olduğu halde Therese kadının ona geleceğinden emindi. Sonra kadının ağır ağır bankoya yürüdüğünü gördü, bir an duracak gibi olan kalbinin temposunu yakalamak için çırpındığını duydu, kadın yaklaştıkça yanaklarına ateş bastığını hissetti.”

Eşcinselliğin tabu olduğu yıllarda yayınlanan Carol, Highsmith’in hali hazırdaki yayınevi dahil birçok yayınevi tarafından basımı reddedilmiş fakat basıldıktan sonra şaşırtıcı bir biçimde kısa bir sürede en çok okunanlar listesinin birinci sırasındaki yerini almış. Şaşırmamak gerekiyor çünkü Carol romanı aşkı kültleşmiş aşk kitaplarından daha güzel anlatmakta. 1984 yılında nihayet Patricia Highsmith imzasıyla yayınlanan Carol, dilin zarifliğini çok iyi yansıtabilen Seçkin Selvi çevirisi olarak da ayrı bir önem taşımakta.

Köpeğin Fidyesi romanı kapkaranlık bir kara komedi. Highsmith’in dünyasında suç, suçun ortaya çıkışı, işlenmesi ve sürdürülmesi mevzuları Highsmith edebiyatının karakterini belirlemekte. Suç dünyasının çarpıcılığı Highsmith edebiyatıyla birleştiğinde sürüklendiğiniz dünyadan kendinizi alamıyorsunuz. Köpeğin Fidyesi romanı da tam böyle bir roman.

Manhattan’da yaşayan orta yaşlı, hali vakti yerinde bir yayıncı olan Ed Reynolds, “Sayın beyefendi, köpeğiniz elimde. Köpeğiniz sanırım sizin için önemliymiş. Göreceğiz!” diyen imzasız mektup alır. Ed ve karısı adamın isteği üzerine fidyeyi öder, polise de haber vermezler. Ne var ki yeni fidye istekleriyle işin rengi tamamen değişir. Suçlunun peşindeki bir polisin beklenmedik bir suç işlemesiyle olaylar kontrolden çıkar, masum insanlar girdabın içine sürüklenmeye başlar.

Özellikle suç üzerine romanlarında sürekli ters köşe yaparak ilerlemeyi seven Highsmith; üstelik bunu tünelin ucunda hiçbir ışık göremeyeceğini bile bile yapar ve suçun ana sebebine doğru ilerliyormuş gibi gözükür. Suç, suçun kendisi, suçu işleyen kişi umurunda değildir aslında çünkü Highsmith’e göre suç işlemek de iyilik yapmak kadar normal bir şeydir. İnsanlar suç işlerler, doğalarında vardır bu. Köpeğin Fidyesi romanında bunu net olarak görmekteyiz. O yüzden tam bitti, mevzu kapandı derken suç dozajı arttırılarak işlenmeye devam eder.

Kadın Düşmanlığı Üstüne Küçük Öyküler kitabı Highsmith’in on yedi kadın öyküsünden oluşmakta. Böylesine bir gerilim ustasının kadından, kadın davranışlarından, kadın erkek ilişkilerinden yola çıkarak yazdığı birbirinden nefis öykülerini okumak okumayan için tarifi imkansız bir duygu.

Highsmith bu kez bir kadın düşmanının zihninden yola çıkarıyor. “Kusursuz küçük hanım”dan “kadın romancı”ya, “dansçı”dan, “koket”e, bu koleksiyonun parçası olan on yedi kadının her biri kendilerine biçilen basmakalıp rollere karşı koyuyor ve bu boğucu dünyayı yıkmak adına hem kendilerini hem de çevrelerindeki erkekleri felakete sürüklemekten çekinmiyorlar. Bir The Guardian eleştirmenin de söylediği gibi:

“Bu kitabın amacı kadın düşmanlarına bir ders vermek değildir. Tam tersine bir kadın düşmanına doğum günü armağanı olarak verilebilecek nitelikte bir gerilim yapıtıdır.”

Yeni yılda Patricia Highsmith kitapları okunacak kitaplar listenizin birinci sırasında olsun. Bu benzersiz yazarın benzersiz kitaplarının sizi alıp götüreceği noktalara inanamayacaksınız.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın