Kanal D gece kuşağında gösterilen filmler gibi bir başlık atmış olsam da, film bunu çok ötesinde, gayet güzel ve izlemesi keyifli bir film. Birkaç hafta önce yayınlanan fragman ile geleceğini öğrendiğimiz Susanne Bier yönetmenliğindeki Bird Box, Netflix’teki yerini aldı. Uzunca anlatacağımı kısaca burada söyleyeyim: Güzel bir gerilim arayan, bir kilo çekirdek bitirmek bana sorun olmaz diyenler için mutlaka öneriyorum. Josh Molerman’ın kitabından uyarlanan film ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Bazı kitaplar gerçekten film olmalı.

Kısaca konusuna değinecek olursak… Dünyada bir intihar salgını başlamıştır. Rusya ve Kore’de insanlar durduk yere intihar etmektedir. Çok geçmeden bu manyaklık Amerika’ya da ulaşır ve insanlar gördükleri görünmeyen şeyler sonrası imkan bulduğu ilk anda intihar etmeye başlar. Kendilerini eve kapatabilen bazı şanslı insanlar hariç sokaktaki herkes öyle ya da böyle ölmeye başlar. Sandra Bullock’un canlandırdığı Malorie de kendini bir eve kapatabilenlerdendir. Onun şansı hamile olmasıdır.

İnsanlar çılgınlar gibi intihar ederken önce telefonlar, sonra televizyon ve internet gider. Böylece; camlar ve tüm delikler kapalı bir şekilde evde yaşamak zorunda kalan bir grup yabancının hikayesini izlemeye başlarız. Dışarıda ne olduğu belli olmayan ve görünmeyen bu varlıklar, ilginçtir içeri giremiyorlar, dışarı çıkan herkesi ya da gözleri açık herkesi öldürmeye yemin etmiş şekilde bekliyor. Post-Apokaliptik temalı bir film olan Bird Box, zaman zaman post kısmını, zaman zaman da yaşananlardan hemen sonrasını göstererek oluşan süreci bize aktarıyor. Hemen sonrasındaki kısımda bu dünyaya nasıl alışacaklarını ve dışarıda kalan delilere odaklanırken, post kısmında bu yaşam biçimine alışmış Malorie’nin şüpheli bir yeri aramasını izliyoruz.

The Happening ile bu sene vizyona giren A Quiet Place kırması bir film olan Bird Box, bence, iki filmden de çok daha başarılı ve mantık bakımından daha oturaklı bir film. Happening’te mantık sınırları fazlasıyla zorlanırken; A Quiet Place’te ses çıkarmanın ölümle sonuçlanacağı bir dünyaya hamile kalan bir kadının hikayesi anlatılıyor. Bird Box ise, sonucunda size hayatın anlamını vermese de gerek diyalogları gerek de aksiyonu ile oldukça mantıklı ve oturaklı bir hikaye sunuyor. GPS ile kör bir şekilde araba kullanılamaz derseniz, denemedim, bizim ülkede gözleri açık bile kullanamıyorlar diyerek soruyu geçiştiririm. Deneyen bilir.

Oyuncu kadrosuna oldukça takıldığım film Sandra Bullock ve John Malkovich gibi 2 güçlü isme sahip. Öbür tarafta kıymeti artan Trevante Rhodes, git gide ünlenen Rosa Salazar, çılgın rolü ile bir “delilik oscar’ı” hakeden Tom Hollander var. 2018’de Eminem ile sorunlar yaşayan rapçi MGK, rap belgeseli ile tanınan Danielle Macdonald nam-ı diğer Patty Cakes ve ucundan da olsa BD Wong filmde arzı endam ediyor. Hepsi de, bunda senaryonun etkisi büyük, mükemmel oyunculuk sergilemiş. Tom Hollander’a selamlar; beni bile kandırdı.

Sözün özü… Bird Box; Happening ile A Quiet Place’in karışımı bir film. Dışarıda bakılınca kendinizi öldürmeye sebebiyet veren varlıkların olduğu bir dünyada gözleri kapalı yaşamaya alışmış, alışacak insanların hikayesinin anlatıldığı film “deliler” seçeneği sayesinde filme bolca bir gerilim eklemiş. Eğer deliler olmasa film çok sıradan ve basit olabilirdi. Susanne Bier’in tertemiz bir film çektiğini de buraya düşmek istiyorum. Gerilimi oldukça yerinde olan filmin, seyirci gözünden tek kötü yanı sonunda bir açıklama vermemesi. Vermesi de gerekmiyor. Belki süresi biraz uzun sayılabilecek film 2 saat boyunca size harika bir aksiyon/gerilim sunuyor.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın