Search
EKİBİMİZ

Nazım Hikmet ve Sinema

Türkiye Sineması daima edebiyattan beslenmiştir. Parasızlıktan senaryo yazanlar ya da eserlerini beyaz perdeye uyarlayanlar… Nazım Hikmet’in de yolu sinemayla kesişmiştir. Mümtaz Osman takma adıyla yazdığı çoğu senaryoda Muhsin Ertuğrul ile çalışmıştır.

Hikaye Karım Beni Aldatırsa filmi ile 1933 yılında başlıyor.  Şairimiz Mümtaz Osman takma adıyla senaryosunun yanında filmdeki şarkıların sözlerini de yazıyor. Film; müzikal-komedi olarak 25 Ocak 1934’de  Yeni Melek ve Elhamra sinemalarında gösterime girer.

İkinci film ise Türk-Yunan ortak yapımı olur. Grigorios Ksenopulos’un romanından uyarlama olan Türkçe’ye Fena Yol olarak çekilen filmde de Muhsin Ertuğrul ile çalışmıştır. Takvimler 1933’ü gösterir. Güzel ve çirkin iki kadının Zenta Adası’ndaki hikayesi anlatılır. Müzikal olarak da niteleyebileceğimiz bu filmde Rumca konuşmalar ve şarkılar da yer almaktadır. Ayrıca bu yapım Türk – Yunan işbirliğinin sinema sektöründe ikinci adımıdır. İlk işbirliği İstanbul Sokaklarında filminde yapılmıştır.

5 Ekim 1933’te Mahmud Yesari’nin yabancı eserden uyarladığı film çekilir: Söz Bir Allah Bir. Siyah-beyaz çekilen filmde yine yönetmen Muhsin Ertuğrul, senarist ise Mümtaz Osman yani Nazım Hikmet’tir.

1934 yılında senaryoda Nazım Hikmet’in imzası olan yönetmenliğini Muhsin Ertuğrul’un yaptığı Milyon Avcıları gelir. Söylentilere göre 1920 yapımı Avusturya yapımı Sehnsucht filminin Türkiye’ye uyarlamasıdır.

Yine aynı yıl senaryosunu Nazım Hikmet’in yazdığı müziklerin de Cemal Reşit Rey’in imzasını taşıyan Aysel: Bataklı Damın Kızı filmi yapılır. Köy konulu ilk filmdir ve mekan olarak Bursa’nın o zamanların en yeşil alanlarından biri olan Çalı Köyü seçilmiştir. Üzerinde uzun uzun konuşulması gereken bir filmdir.

Nazım Hikmet senaryo yazarken dünya yazınını takip eder. Leblebici Horhor (1876) ilk Türkçe operetlerdendir. Müziğini Dikran Çuhacıyan’ın yaptığı eser gerçek aşk hikayesini ele alır, üç perdeden oluşur. Bu eser –Leblebici Horhor Ağa– 1923 ve 1924 olmak üzere iki kere Muhsin Ertuğrul tarafından beyaz perdeye uyarlanmıştır. Nazım Hikmet’in senaryosunu yazdığı filmin müzikleri Dikran Çuhacıyan’a aittir ve eserdeki şarkılar genellikle Halk müziğinden esintiler taşır. Yapımı İpek Film şirketine pahalıya patlasa da Venedik’te katıldığı 2.Uluslararası Film Festivalinden ödülle dönmüştür. Bu, Türkiye Sineması için ilk ödül sayılabilir.

Ercüment Er, şairin kullandığı bir başka takma isimdir. Ercüment Er olarak; Kıskanç (1942) ve Kızılırmak Karakoyun (1946) filmlerinin senaryolarını yazar. Yönetmen koltuğu yine Muhsin Ertuğrul’a aittir.

Senaristliğin yanı sıra yönetmen koltuğuna Nazım Hikmet’in oturduğu üç kısa metrajlı film vardır. Düğün Gecesi: Kanlı Nigar (1933),  İstanbul Senfonisi (1934) ve Bursa Senfonisi (1934) isimli eserler onun ilk yönetmenlik deneyimidir. Senaryo da kendine aittir.

Yönetmen Nazım Hikmet’in ilk bağımsız filmi Güneşe Doğru 1937’de İzmir’de ve İstanbul’da gösterilir. İlginç bir filmdir. Konusu itibariyle yeni kurulan Türkiye için biraz ağırdır ve filmin sonu yoktur. Politik noktalarda bulunan filmde mütareke yıllarında hafızasını yitiren bir gencin hayal dolu dünyasının ele alındığı bu filmin oyuncu kadrosu da senaristi ve yönetmeni kadar dikkate değer kişilerdir: Arif Dino ve Neyzen Tevfik Kolaylı‘dır.

Şair, Türkiye Sinemasına katkı bulunduğu kadar Türk Müziğine de katkıda bulunmuştur. Şiirlerinin çoğu bestelenmiştir. İster vatan haini olsun ister vatansever ortadaki tek gerçek, Nazım Hikmet başta sinema olmak üzere Türk Sanatının her alanına hizmet etmiş olmasıdır.

Bestelenmiş Nazım Hikmet Şiirleri için tıklayınız.



Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı, Laleli'den dünyaya doğru giden o tramvayın peşinde daima yolcu, Ahmet Cemal Kültür Atölyesi'nde öğrenci.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

izmirescort ankara escort izmir escort halı saha yapan firmalar