Search

Kemal Tahir Filmleri

223

Kemal Tahir dönemindeki çoğu yazar gibi yazdığı romanların yanında yedinci sanatla da yakından ilgilenmiştir. Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Nazım Hikmet, Vedat Türkali  ve niceleri gibi geçimini buradan sağladı. Film ve dizi senaryoları yazdı, eserlerinden uyarlamalar yapıldı. Adını sadece romancı olarak değil; senaryo yazarı olarak da duyurdu.

1960’lı yıllarda Murat Aşkın takma adıyla Atıf Yılmaz’a senaryolar yazdı. 1969 yılında ise Altın Koza Festivali’nde jüri başkanlığı yaptı.

 

  • Battı Balık (1962): Aşina olduğumuz hikaye, zengin kız fakir erkek aşkı Atıf Yılmaz yönetmenliğinde ve Ertem Eğilmez yapımcılığında seyirciyle buluştu. Senaryo Kemal Tahir’e yani Murat Aşkın’a aitti.

 

  • Beş Kardeştiler (1962): Senaryo ekibinde bu defa Kemal Tahir yalnız değil. Sadık Şengil ve İlhan Engin de var. Ama konu tam da toplumcu gerçekçi bir yazarın kaleminden çıkacak cinsten. Kan davası yüzünden yok olan ailelerin hikayesi anlatılıyor. Oyuncu kadrosu ise adeta şampiyonlar ligi: Eşref Kolçak, Muhterem Nur, Ekrem Bora, Erol Taş, Aliye Rona… Bu filmin bir diğer güzelliği ise Uçurtmayı Vurmasınlar, Sen De Gitme ve Piano Piano Bacaksız yapımlarından tanıdığımız Tunç Başaran’ın kurgu ekibinin yanında filmde de olması. 1960’lar Türkiyesi için ne de güzel bir yapım!

 

  • Azrailin Habercisi (1963): Atıf Yılmaz ve Kemal Tahir işbirliğinden bir eser daha. Bu sefer roman uyarlaması. Ümit Deniz’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanıyor. Mafya teşkilatıyla çalışan Murat Davman’ın birbiri ardına gelen cinayetlerle başa çıkma macerasını izliyoruz. Oyuncu kadrosunda Orhan Günsiray ve Pervin Par yer alıyor.

 

  • Yarın Bizimdir (1963): Bu film 55 yıl önce İznik’te çekilmiş. İsmi gibi konusu da güzel filmde, belediyede yapılan yolsuzlukları açığa çıkartmaya çalışan gazetecinin öyküsü anlatılıyor. Gazetecinin psikolojik çatışmasını aşık olduğu kadının belediye başkasının kızı olarak vermeleri hikayeye tat katmış.

 

  • İki Gemi Yanyana (1963): Atıf Yılmaz ve Kemal Tahir işbirliğine Tunç Başaran da eşlik ediyor. Takside bavulların karışmasıyla macera başlıyor. Tahmin edileceği gibi bavullardan birinin içinde eroin var ve bir suç örgütüne ait. Sanatta ne anlattığın değil nasıl anlattığın önemlidir. O yılların çok üzerinde olan filmde iki kadının öpüşmesi ve Suzan Avcı’nın striptiz gösterisi renk katıyor. Ayrıca Turgut Boralı uzun süre Hacı Baba rolüyle hafızalardan çıkmıyor.

 

  • Haremde Dört Kadın (1965): Halit Refiğ yönetmen ve senarist olarak karşımızda bu filmde. Osmanlı’nın çözülme yıllarına gidiyoruz. Türkiye şartlarına göre cesur konusu ile 53 sene sonra bile üzerine konuşturabiliyor. Dört eşli ve çocuksuz Osmanlı Paşasının son evliliği arifesinde gelişen olaylar anlatılıyor. Konunun cesareti ise eşler arasındaki aşk ilişkisinde. Lezbiyenliğin işlendiği film aslında alegoriktir. Filmi izledikten sonra Said Halim Paşa yalısını gezerek hafızanızı tazeleyebilirsiniz.

 

  • Namusum İçin (1966): Senarist olarak sinemada yer bulan son Kemal Tahir filmi. Memduh Ün’ü yönetmen koltuğunda görürüz. Toplumcu gerçekçi yazar kimliği ön plandadır. Karısına tecavüz edenleri bulup onlardan intikam almak için mücadeleye girişen Murat’ın öyküsü anlatılır. Ayhan Işık’ın ve Talat Gözbak’ın oyuncu kadrosunda yer aldığı film 3. Antalya Film Şenliği’nden “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Görüntü Yönetmeni” ödülüyle dönmüş.


mm

''Herhangi bir kentte varoluşun herhangi bir zamanında'' -Tezer Özlü Laleli'den dünyaya doğru giden o tramvayın peşinde daima yolcu Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Ahmet Cemal Kültür Atölyesi


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir