Search

Karakter Yaratmak: John Wick

287

Son zamanlarda kaliteli aksiyon filmi bulmak çok zor. Gerçi 2018 iyi aksiyon filmlerinin senesi oluyor. Şöyle düzelteyim: Akılda kalıcı aksiyon filmi bulmak zor. Birbirinden abartılı, derinliksiz aksiyon filmleri vizyonu işgal ediyor. Çoğu eğlenip geçilecek işler. Bunların başını da -bence- Marvel ve zamanla ona uyan DC’nin abartılı aksiyon-kareografi filmleri çekiyor. Peki, bir aksiyon filminin başarılı olabilmesi, akılda kalabilmesi için ne gerekiyor? Cevap veriyorum: Karakter derinliği. Eğer başarılı, özgün ve akılda kalıcı bir karakter yaratabilirseniz; film de bu karaktere uyum sağlayabilirse, filminizin türü ne olursa olsun kalıcı olacaktır. Bu her türde film için geçerli bir gerçektir. Hele ki tadımlık yapısıyla bilinen aksiyonların böylesine bir derinliğine hiç önem vermediğini düşünürsek John Wick’in başarısının nereden geldiğini bulmak zor olmaz. Kendine münhasır bir karakter olan John Wick, kendi filmini izlenebilir kılan en büyük detay. Karakterin orijinal olması ve aksiyonun buna uyması ile John Wick, uzun süre unutulamayacak filmler arasında yerini şimdiden aldı diye düşünüyorum.

Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse… Kiralık katil olan John Wick, pis işleri tamamen bırakarak inzivaya çekilir. Silahlarını ve eşyalarını da garajında betona gömerek köpeği ile mutlu mesut yaşamaya karar verir. Tabii belalı adamın belası eksik olmaz. Evine ziyarete gelen Rus mafyası, kime bulaştığını bilmeden John Wick’in köpeğinin ölmesine sebep olur. The Big Lebowski’deki gibi John da köpeğinin intikamı için geri döner ve olanlar olur.

Filmin en başarılı noktalarından biri John Wick için oluşturulan ağırlık. Adının geçmesi dahi etraftakilerin irkilmesine sebep oluyor. Tabii sizi de bir merak alıyor. Acaba neden bu kadar geriliyorlar. Sonuçta John Wick de bir insan. Fakat kaşık ile adam öldürebilen biri-ymiş. Özel biri. En başta aşırı inatçı biri. Karakteristik özelliklerinden biri de bu. Kafaya taktı mı yapar. Asla geri adım atmaz. John, ağır hareket eden, savsak yürüyen ve silahını ilginç bir şekilde tutan, kullanan, oldukça garip bir adam. Jason Statham tarzında artistik, cool duran biri değil. Eğri duruyor. Ağır anlıyor ama tam yapıyor.

Yürüyüşüne ve dövüşmesine kadar her şeyi incelikle işlenmiş biri olmasından ötürü de filmin değeri artıyor. Burada Keanu Reeves’in etkisi çok büyük. Bir karakteri ne kadar iyi yazarsanız yazın o karakteri tamamlayacak bir aktöre ihtiyaç vardır. Birçok Joker karakteri gördük ama Heath Ledger gibisini görmedik. John Wick karakteri de Keanu Reeves’e oldukça yakışan, kendisinin de benimsediği bir karakter.

Hayatımıza Matrix ile giriş yapan Keanu, Jason Statham gibi dövüş filmlerinin olmazsa olmazı olmadı. Kendine has filmlerde oynayarak kariyerine devam etti. John Wick’i kabul etmesindeki sebep büyük ihtimal John karakterinin farklı biri olması. Film için her türlü dövüş ve silah eğitimini alan Keanu, filmde dublör kullanmayarak neredeyse dövüşlerin %90’ını kendi yapmış. Filmdeki rengarenk kulüp sekansındaki dövüş sahnesini tek günde ezberleyen oyuncunun anlaşılan kareografik zekası da epey yüksek.

Filmin dövüş sahneleri de kesinlikle birçok filme göre farklı. Ne dedik, John Wick kendine has bir karaktere sahip. Silah tutuşu bile farklı. Hakeza dövüş şekli de öyle. Dövüşürken genelde aynı hareketleri uygulamaya bayılıyor. Rakiplerini yere sermek için özel bir hareketi var ve bunu yapmayı seviyor. Bizde kündeye getirmek denen hareketi John Wick bayağı bir kullanıyor. Yumruk ve ayak dövüşünün yanında bedenini bir güreşçi gibi kullanmayı çok iyi biliyor. Silahını sürekli kendine yakın tutuyor, bazen görüş alanını kapatmaması için yan tutuyor. Silah tutarken kambura yatıyor. İsabet oranı çok yüksek, kafalara çalışıyor. İsrafı da seviyor. Yedeği varsa kalanı boşaltmaktan çekinmiyor. Çok hızlı gibi dursa da hantal bir adam. Uçup kaçmıyor. Ağır biri. Ağır olmasından ötürü rakiplerinin üzerine çullanmayı tercih ediyor. Wick, çok konuşmuyor. Konuşursa net konuşuyor. Kurşunlarını israf ettiği kadar kelimelerini israf etmiyor. Aksiyon filmlerinin bitmek bilmeyen laneti olan esprileri ise hiç ama hiç yapmıyor. Ciddidir.

Keanu’nun filmde yer almasının sebeplerinden biri de sanırım yönetmen olsa gerek. Matrix filminde dublör olarak çalışan Chad Stahelski, yıllar sonra Keanu’nun yönetmeni oluyor. David Leitch’in de yönetmenlikte katkıda bulunduğu filmin çekimleri gerçekten de başarılı. Aksiyon sahneleri John karakterinin hantallığına uygun bir şekilde çekilmiş. Filmin bir diğer dikkat çeken noktası da eski aksiyon filmlerindeki arkada aptalca dans eden adamların olmaması. The Raid ile çözüme kavuşan bu durum John Wick’te de var. Düşman tek tek gelerek filmin akıcılığı sağlanmış. Bir nevi ilerleyen FPS oyunu gibi.

Yukarıda da dediğim gibi: Film, karakteri desteklemeli. John Wick birçoklarına göre sanatsal dövüş filmidir. Renklendirme, karakterler, mekan seçimleri gerçekten de başarılı. Çekimler de her şeye uyum sağlayarak ortaya harika bir filmin çıkmasını sağlıyor.

Filmlerin başarılı olmasındaki en büyük etken kesinlikle karakterdir. Karakterleriniz güçlüyse filminiz de güçlü oluyor. John Wick, bunun en güzel örneklerinden biri. Karakterin karakteristik özelliklerinin iyi belirlenmesi ve oynayacak kişinin bunu benimsemesi ile filmin başarıya ulaşmaması içten bile değil. Bir sonraki karakter konum da The Conjuring serisinin Warren’ları olacak.



mm

Sinema Teröristi... Senaryo Canavarı... Dergi Yazarı... Avan-Gardist... Çok Feci Bir Beşiktaş Taraftarı...


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir