Search

Hiçbir Şey Yapmamak En İyisidir: Christopher Robin

112

Yakın zamanda izleyici karşısına çıkan Winnie the Pooh’nun ortaya çıkış hikayesini anlatan Goodbye Christopher Robin’in aksine tamamen kurgu temelli Christopher Robin, çizgi filmi özleyenlerin kalbine dokunabilecek biçimde bir anlatım sunuyor. Hayatlarında bir kez olsun Winnie the Pooh ile samimi bir bağ içerisinde bulunan herkesin derinden etkileneceğine inandığım için filmin fazlasıyla öznel bir içeriğe sahip olduğunu düşünüyorum. O sebeple bu yazı bir eleştiriden ziyade bir iç döküş olarak yorumlanabilir. Ancak öte yandan temelinde değindiği mesele modern zamanda kanayan bir yara olarak da görülebilir.

World War Z, The Kite Runner gibi popüler filmlerden tanıdığımız Marc Foster yönetmenliğindeki film başlangıçta Christopher Robin’in büyüdüğü evden taşınmasıyla; Winnie ve oradaki yakın dostlarına vedasıyla başlıyor. Onları hiçbir zaman unutmayacağını, 100 yaşında bile olsa elbet bir gün geri döneceğini söylüyor. Başta Winnie olmak üzere herkes fazlasıyla üzgün. Ve aradan yıllar geçiyor. Christopher büyüyor, bir kadına aşık olup evleniyor, çocuğu oluyor, askere gidip kötü bir savaşın ortasında dahi kalıyor. Ancak hepsinin yanı sıra sahip olduğu iş hayatındaki birçok şeyi kısıtlamasına, önceliklerinin değişmesine sebep oluyor. Bu durum ailesini rahatsız etse de çok ses çıkarmıyorlar. Olayların değişmeye başlaması, bardağı son taşıran damla yıllar sonra Christopher ile Winnie’nin bir bankta sihirsel bir yolla karşılaştıkları ana tekabül ediyor.

Winnie’ye veda ederken hiçbir şey yapmamanın her zaman en iyisi olduğunu savunan o küçük çocuk, şimdi ailesine dahi vakit ayırmayan işkolik birine dönüşmüştür. Ve bu durumun nirvanasındayken Winnie ile karşılaşmaları bir nevi evrenin ona çocukluğundaki kendisini hatırlaması için önemli bir raslantıdır. Zaten o andan sonra değişim sürecinin ayak izlerini barındırıyor. Filmin büyümek ve çocukluğundaki seni unutmak üzerine şekillenmiş olması; teknolojinin baş döndüren gelişimi, ekonominin dünyanın dört bir yanındaki mevcut durumu ve en önemlisi işçi sınıfının çalıştığı sürenin onlara kalan süreden fazla olduğu bir dönemde herkes eli kolu bağlı bir şekilde yaşamını idame ettirmeye çalışıyor. Öyle ki kendilerine ve ailelerine vakit ayırmak kenarda dursun, bir raddeden sonra monotonlaşan hayatları karakterlerinin değişim geçirmesine sebep oluyor. Hayaller bir para birimi olarak görülüyor ve ironik bir biçimde bu uğurda da hayallerini unutuyorlar. Tüketim ve orantılı olarak artan üretim, çeşitlilik ve hız insanları çıkmaz bir sokağa sürüklüyor. Christopher ve dünyadan bihaber olan Winnie’nin diyalogları tam da bu sebeple kulağa oldukça ilginç geliyor. Winnie, ilkelliği temsil ederken Christopher ise bugünü temsil ediyor. Keza kasvetli Londra sokaklarıyla tanışan Piglet, İyor ve özellikle Tigger bu durumu şaşkınlıkla karşılıyor. Öyle ki Tigger camdaki yansımasını bir başkası zannediyor. Benzer bir mesele yakın zamanda Captain Fantastic filminde işlenmiş, modern çağdan kopuk bir biçimde bir babanın çocuklarını yetiştirme hikayesine konuk olmuştuk. Bunun hem artıları hem de eksileri vardı. Ama eminim ki izleyen herkes bir anlığına da olsa “Neden olmasın?” sorusunu kendisine sormuştur. Bu film de bir kez daha bu soruyu kendime sormamı sağladı.

Özetle Christopher Robin, çocukluk dönemini özlem duyan ve onu hatırlamak isteyen, kendisini ve hayallerini unutmasına ramak kalan, ne olursa olsun bir gün oraya dönebileceğine inanan herkesin sevebileceği bir film olarak karşımıza çıkıyor. Winnie the Pooh’u özleyen herkesin seveceği ve samimi bulacağı türden bir yapım. Filmin geçtiği zaman, Londra sokakları ise anlatımı ile örtüşüyor. Ancak şu anda vizyonda Türkçe dublajlı olarak gösterilmesi biraz sıkıntılı bir durum olabilir. Seslendirmenin kötü olduğunu düşünmüyorum ancak orijinal seçeneğinin de izleyiciye sunulsa iyi olabilirdi.

Reviews

  • Yönetmenlik6
  • Senaryo6
  • Sinematografi6
  • Dublaj5
  • Sanat Yönetimi8
  • 6.2

    Score

User Rating: 0 ( 0 Votes )


mm

Dünyadaki tüm samimi insanları alıp yeni bir gezegene geçiş yollarını arıyor. Kafası karışık kafası.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir