Search
EKİBİMİZ
porno izle- Canlı Bahis Siteleri- canlı casino siteleri- ngsbahis yeni giriş- enbet giriş adresi-

Herkesin Tanrısı Kendine: American Gods – 6. Bölüm Analizi

American Gods, finaline yani sekizinci bölümüne yaklaştıkça sır perdelerini aralamaya devam ediyor. Bunların yanı sıra tanıttığı yeni karakterlerle de izleyiciyi ayrı bir çıkmaza sokuyor. Bu bölümde tartışma yaratacak bir “Coming to America” kısmı sunuyor. Birçok Hıristiyan’ı kızdırabilecek olan giriş yine dizinin içerisinde bazı kısımlarla uyuşarak bir yapboz mantığını andırıyor. Aksiyonun az olduğu altıncı bölümde Eski Tanrılar’dan Mr. Wednesday’in dostu gibi görünen Vulcan ile tanışıyoruz. Bölümün genel yapısında ise ideolojik veya mistik olsun herkesin inandığı bir Tanrısı olduğu savunuluyor.

Amerika’ya Geliş: Kim Olduğumu Bilirsin

“-Adın ne?
-Adımı zaten biliyorsunuz.”

Her bölümde bölümle -genellikle- ilişki içerisinde olan açılış kısmında bu sefer cesur bir tavır söz konusuydu. Bir grup Meksikalının Amerika sınırlarını geçebilmek için verdikleri uğraşları sırasında Meksikalı İsa yardımcı olmaya geliyor ve su üzerinde yürüyerek mucizesini insanlara gösteriyor. Ancak tam o sırada “Thy Kingdom” silahlı adamlar onları basarak bir nevi katliam yapıyor. Thy Kingdom’ın, Luka İncili’nde karşılığı şöyle geçiyor:

“Sen yeryüzünde olduğun gibi cennette de var olacaksın.”

Bu kısmın diğer sahnelerle ilişkilendirebileceğim iki bağlantısı var: Birincisi Mad Sweeney’nin Laura’ya diriltme fikrini verirken “İsa gibi” olabileceğini iddia ediyor. Üstelik Mad Sweeney İsa’yı yakından tanıyormuşçasına bunu söylüyor. İkincisi ise altıncı bölümün teması olduğunu düşündüğüm herkesin Tanrısı kendine Tanrı’dır düşüncesi. Özellikle Mr. Wednesday ile Shadow arasında geçen ilk konuşmada Mr. Wednesday, Tanrıları insanların yarattığını; onların sadece bizim inandığımız için var olduklarını iddia ediyor.

Bunların yanı sıra Meksikalılar’ın Amerika sınırını geçerken öldürülmesi ise politik bir meseleye işaret ediyor. Vulcan’ın kendince kurduğu imparatorlukta milliyetçi Amerikalıların yer aldığı bu bölümde Meksikalıların da olması ve bir nevi onlardan kaçmaya çalışmaları dizinin ironilerinin göstergesi gibi. Üstelik yanlarında Meksikalı İsa’nın oluşu ve İsa’nın öldürüldükten avuçlarından vurulması ise tipik dirilme öncesi hikayesinin altyapısını oluşturuyor. Ayrıca onu öldürenlerin silahlarında yer alan Thy Kingdom yazısı, İsa’nın cennete gideceğinin müjdesi niteliğinde.

İnanç ve Cesaret

“Tanrılar mı daha önce ortaya çıkmıştır yoksa onlara inanan insanlar mı?”

Mr. World’ün şovuyla karşılaştıktan sonra kafası oldukça karışan Shadow’un bazı düşüncelerinde taşlar yerine oturmaya başlıyor. Artık gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz ki bu raddeden sonra inanç konusunda tereddütleri azalacak. Bu durumdan en çok hoşnut duran ise tabii ki Mr. Wednesday. Shadow’un inanmasını gerektirecek olayları görmesi ve zaten cesur bir yapıya sahip olmasının ardından Shadow’un yapılacak  savaşa hazır olduğu söylenebilir.

Coming to America kısmında dem vurulan herkes Tanrısını kendi yaratır düşüncesini temellendirirken Mr. Wednesday, Bay Tahta diye bir yüce varlıktan bahsediyor. Ancak artık kendisinin yerini teknolojinin aldığını demeye getiriyor. Bölüm boyunca eskilik ve yenilik arasındaki karşıtlığın mesajları verilmeye böylece başlanıyor. Mr. Wednesday’in Vulcan’dan silah istemek yerine kılıç istemesi, İsa’nın silah ile öldürülmesi gibi zıtlıklar bölümün kendi içerisinde ilginç nüansları işaret ediyor. Dizinin asıl konusu olan Eski Tanrılar ile Yeni Tanrıların savaşının düşüncesi böylece yavaş yavaş şekillendiriliyor.

Bir grup milliyetçi Amerikalının görkemli imparatorluğunu gördüğümüz kısımda ise eski Tanrılar’dan Vulcan ile tanışıyoruz. Vulcan, kurşun yapılan deva bir fabrikaya sahip. Mr. Wednesday’in oldukça eski bir dostu. Roma Mitolojisinde ateş ile yakın ilişkileri ve demircilikle arası iyi olan bir Tanrı olarak geçiyor. Yunan Mitolojisinde’ki Hephaistos’un birebir aynısı diyebiliriz.

“Silah Tanrı değil ama Tanrısal.”

Teknoloji ilerledikçe ve dolayısıyla güç savaşları arttıkça silahlanmaya ihtiyaç duyan Amerikan halkı kendi ülkesinde kayıtsız şartsız; istediği gibi silaha sahip olabiliyor. Dolayısıyla bu silahları dolduran mermilerin yaratıcısını tıpkı İsa gibi bir Tanrı metaforu olarak görüyorlar. Milliyetçi oluşlarının da yardımcı olduğu bu karakteristik özellikler bir topluluğun sosyolojik kimliğini tanımlıyor. Hatta belli aralıklarda düzenleri bozulmasın diye kendi içlerinden verdikleri bir kurbanları dahi oluyor.

“Kalabalık bir sinemada atılan her kurşun benim adıma bir dua. Ve o dua onları daha çok dua etmeye yönlendiriyor.

Mr. Wednesday, Vulcan’dan büyük savaşında yanında olmasını ve kendisine bir kılıç yapmasını istiyor. İsteği yerine getiriliyor fakat Vulcan’ın Mr. World’e orada olduklarının haberini verdiğini anlamaları çok uzun sürmüyor. Mr. Wednesday’e ihanet etmesinin sebebinin ise Mr. World’e sadakat ile bağlı oluşu. Çünkü Mr. World’ün kendisine “silah” yöntemiyle verdiği şöhret sayesinde hayatını istediği gibi yaşıyor. Geçtiğimiz bölümde Mr. World’ün Mr. Wednesday’e vermek istediği şöhreti hatırlarsınız. Vulcan zamanında bunu kabul ettiği için kendince mutlu olduğu -vahşi- yaşamında Mr. World’e sadık olmayı borç biliyor.

Vulcan’ın insanların ölümüne sebep olan kurşunları yaptığı fabrikasında ve o ateşte ölmesi muazzam bir alt metin sunuyor. Kendi ölümünü yine kendi elleriyle hazırlayan ve bunların farkında olmayan Vulcan dizideki adalet algısının ne yönde olduğunu belirtiyor.

Burada soru işaretleri yaratan birçok detay mevcut. Birincisi neden kılıç? Mr. Wednesday’in kurşun fabrikasına sahip olan bir Tanrı’dan kılıç yapmasını istemesi ilginç bir detay olarak karşımıza çıkıyor. İkincisi ise Mr. World’ün istikrarlı bir şekilde Mr. Wednesday’in peşinde oluşu. Mr. Wednesday’in yapmak istediğinden bütün Tanrıların böylesine korkması büyük bir gizeme sebebiyet veriyor.

Leprikon, Temsili Cin ve Zombi

Altıncı bölümün en ilginç yanı Salim, Laura ve Mad Sweeney’in bir araya gelişi. Laura’nın diriltilmesi için uğraşan bu üçlü birçok farklı şey yapacak gibi duruyor. Diriltme işlemini ise kimin yapacağı merak konusu. Ancak Mr. Wednesday’in bu konuda Laura’ya yardım edebileceğini düşünüyorum. Laura’yı görünce kaçmaya çalışmasının açıklaması da ona yardım etmek istemeyişinden geliyor olabilir.



Dünyadaki tüm samimi insanları alıp yeni bir gezegene geçiş yollarını arıyor. Kafası karışık kafası.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ankara escort izmir escort bahis siteleri casino siteleri ngsbahis enbet izmir escort ankara escort ankara escort bayan mersin escort bayan ataky escort