Search

Hayat Yıkan Kararlar: Una

1738

Her sene, kimsenin fark etmediği, adını bile duymadığı, kıyıda köşede kalan, senenin popüler filmlerine taş çıkaracak derecede kaliteli ve bir o kadar da düşündürücü filmler vizyona giriyor. Şansınız varsa karşılaşırsınız. Ciddi bir sinema takipçisiyseniz belki görürsünüz. Una, bu sürprizlerden, kıyıda köşede kalan filmlerden biri. Rooney Mara takipçisi olduğumdan görüp izlediğim filmi 2017’de izlediğim en iyi filmler listeme de hemen koydum. Tartışmasız, 2017’nin en başarılı işlerinden biri. Bilinmesi ve izlenmesi için de izninizle yazmak ve övmek istiyorum.

David Harrower’ın kendi tiyatro oyunundan uyarlanan hatta senaryosunu da kendisinin yazdığı film, küçük yaşta kendisinden yaşça -çok- büyük olan bir adama aşık olması ve bu ikilinin yaşadıklarından sonra mahkeme kararı ile uzaklaştırılması sonucu tekrar karşılaşmasını anlatıyor. 18 yaşından küçük kızın bizdeki deyimiyle eşşek kadar adamla beraber olması mahkemeye taşınıyor. Ve adam ile kız uzaklaştırılıyor; bir daha görüşmemek üzere. Fakat küçük kız unutmuyor ve yüzleşmek için adamı yıllarca arayıp en sonunda buluyor. Aramasının sebebi ise filmimizin ana konusu: Bu küçük kız mahkemede taciz ya da ona benzer hiçbir suçlamada bulunmayıp sadece adamın kendisini neden terk ettiğini soruyor?

Rooney Mara’nın küçük kızın büyümüş halini canlandırdığı filmde yetişkin adamı Ben Mendelshon canlandırıyor. Aynı zamanda Riz Ahmed de Ben’in çalıştığı yerde yan hikaye olarak yer alıyor. Una, küçük yaşta kendisi ile sevişen ve mahkeme sebebi gitmek zorunda kalan Ben’i iş yerinde bulup mesaisinin son saatlerini büyük bir zulme çevirir.

Burada senaristin tam olarak ne sorduğunu irdelemek gerek bence. Çünkü Una, kafası epey karışık biri. 18 yaşından küçük biri ile beraber olmak yasal olarak suçtur. Ben, 18 yaşından küçük bir kızla onun isteği üzerine beraber oluyor. Çünkü bu “eşşek” kadar adamı küçük kız istiyor ve bu “eşşek” kadar adam küçük bir kızın bakışlarına yeniliyor. Etik açıdan güzel bir sorgulama var ortada. Una, yıllar sonra Ben’i bulup onu suçluyor. Ama ne ile suçladığı da tam olarak kendisi de bilmiyor. Çünkü Una’nın kafası çok karışık. Beni kandırdın derken bir taraftan da Ben’i tekrar istiyor.

Benedict Andrews’ün ilk uzun metraj filmi olan Una, yönetmenlik açısından oldukça sade bir iş. Yönetmen, araya çok fazla girmeden senaryonun akmasına izin vermiş. Film tamamen diyalog ve mimikler üzerine. Rooney Mara’ya hayran olan biri Una ile daha da hayran olacaktır. Riz Ahmed’in de katılımı ile 2+1’lik muhteşem bir tiyatro var ortada. Una’nın kafasının karışıklığı ve Ben’in geçmişten gelip karşısına çıkan hatalarının kendisinde yarattığı panik harika yansıtılmış.

Ben, vakti zamanında kendini tutamadığı için bir nevi lanetlenmiş bir karakter. Çünkü onun “bu” yaptığı hayatı boyunca peşinden gelecek ve ileride yapacağı her şeyi mahvedecek ya da mahvetme potansiyeli var. Una’nın ortaya çıkışı Ben’in her şeyi bir gecede kaybedebileceği hissine kapılmasını sağlıyor ve bu hissi biz de iliklerimize kadar hissediyoruz.

Karşılıklı bir kabul olmasına karşın kız, yaş olarak küçük olduğu için adam suçlu oluyor. Karşılıklı olduğunu kabul etsek dahi adam hem etik hem de yasal olarak suçlu konumda. Çünkü, küçük bir kızın bakışlarına yenilmemesi, büyüklük yapması, mantıklı davranması, olgunluğunu göstermesi gerekirdi. Bu bir hatadır. Neden? 18 yaşından küçük bir insanın mantıklı karar vermesi mümkün değildir. Ya da direkt olarak yasalarca 18 yaşından küçük bir insana yaklaşmak suçtur. Una’nın çıkıp gelip adamın var olan düzenini bozmakla tehdit etmesi ise ortaya şöyle bir soru atıyor: Adam bunu hak ediyor mu? Yıllar önce yaptığı hatanın onun şimdiki hayatını yok etmesi doğru mudur? Hele ki yaşanan şey karşılıklı ise? Filmde kurban Una mı yoksa adam mı?

İşte film bunu çok güzel bir şekilde sorgulatıyor. Özellikle de final sekansında heyecanı tavana çıkarıp sizi Ben’in yerine koyuyor. Kendinizi her an aileniz dağılacakmış gibi hissediyorsunuz. Ya da belki dağılmasını bekliyorsunuzdur. Filmin sonunda Una ile değil Ben ile empati kurduğunuzu fark ediyorsunuz. Bir anda kurban konumuna düşüp cevap arıyorsunuz. Fakat cevabı bulmak hiç de kolay değil. Onu da izleyince karar verirsiniz.

Reviews

  • Yönetmenlik7
  • Sinematografi7
  • Senaryo9
  • Oyunculuk9
  • Müzik7
  • 7.8

    Score

User Rating: 0 ( 0 Votes )


mm

Sinema Teröristi... Senaryo Canavarı... Dergi Yazarı... Avan-Gardist... Çok Feci Bir Beşiktaş Taraftarı...


One thought on “Hayat Yıkan Kararlar: Una

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir