Search
EKİBİMİZ
porno izle- Canlı Bahis Siteleri- canlı casino siteleri- ngsbahis yeni giriş- enbet giriş adresi-

Game of Thrones – 7. Sezon 1. Bölüm İncelemesi

Tam 449 gün sonra Game of Thrones, kimilerine göre evrende yapılmış en iyi dizi bütün soğuğu ile beraber geri döndü. Kış artık geldi parolası ile yazın tam ortasında çıkan 7. sezonun ilk bölümü uzun süredir neden bu bakar beklediğimizi bir kez daha kanıtladı. Kış çekimlerinin zorlukları ve efektlerin yetişmemesi sebebiyle temmuza kaymak zorunda kalan 7. sezonu evimizde terlerken ama içimiz donarken izleyeceğiz. 7. sezonun yaklaşmasıyla beraber dizinin 8. sezonda biteceğinin de açıklanması, gelen yeni sezonun önemini epey arttırdı. Hatta 4 farklı spin-off hikayesine başlanmış olması da -hepsi çekilmeyebilir- gene yeni sezonu çok daha önemli bir yere koydu. Normalde 10 bölümde oluşan sezon 7 bölüme inince tabii seyirciler olarak artık daha kompakt, daha dolu bir dizi izleyeceğimizi düşündük. Öyle ki fragmanlar da bu savımızı destekleyecek türden iddialıydı. Gelin görün ki öyle mi başladı? Tabii ki klasik bir Game of Thrones başlangıcı oldu.

Bundan sonrasının spoiler olduğunu bizzat uyararak dizide gördüklerimizi ve belkide gözden kaçırdıklarınız ya da araştırmaya üşendiğiniz detayları aktarmaya başlayayım. Dizi, en başta bir önceki sezonda kimin nerede kaldığını anlatan kısa bir özet ile başladı. Youtube videosu tadındaki bu özetle bilgilerimiz tazelendi. Ardından Walder Frey’in ziyafeti ile devam ettik. Arya’nın “anamgili öldürdüğün gibi” öldürdüğü Walder Frey’i canlı görmek büyük ihtimal size de acaba bir flashback mi izliyoruz dedirtti fakat çok iyi tufaya gelmişiz. Suikastçi skillerini birkaç seviye atlattıran Arya, tipten sese kadar resmen Walder Frey olarak Red Wedding’de yer alan herkesten, rengi kırmızı olan -ironiye gel- şarap ile intikam aldı ve pentakill yaparak resmen Frey soykırımı yaptı.

Frey’lerin ölümü King’s Landing’e ulaşmış olsa gerek ki Lannister askerleri kontrol için yola çıkmışlardı. Onlarla Yolda karşılaşan Arya “acaba bunları da mı kessem” derken samimi tavırlarından ötürü hepsiyle hoş bir sohbete girişir. Konuk oyuncu olarak katılacağını bildiğimiz Ed Sheeran da burda karşımıza çıktı ve tabii ki şarkı söylüyordu. Bu arada söylediği şarkı da Tyrion ve Shae için bestelenen bir şarkıdır. Arya’nın bu bölümünde öğrendiğimiz en büyük detay ise kendisinin Winterfell’e değil King’s Landing’e gitmesi oldu.

Kardeşi Bran ise Meera ile sonunda duvara varmayı başardı. Duvara varmasından önce yabanilerin kamp alanlarından kalma ya da yabanilerin duvara saldırılarından kalma bir devi de -wun wun değil- ölüler ordusu arasında gördük. Ölüler, acele etmeden duvara doğru ilerlemeye devam ediyorlar. Bran da belli ki onları uzaktan takip etmeye devam ediyor. Bran’ın duvara varması dizide 2 önemli şeye sebep olabilir. Bir; Jon’a kardeşin yaşıyor haberinin gelmesi. İki; Jon’un Targeryan olduğunu öğrenme ihtimali.

O sırada Jon’u ise Winterfell’de Sansa ile ters düşmelerle mücadele ediyorken gördük. Sansa, yaşadığı olaylardan sonra acımasızlaşmışken Jon tam bir lider gibi affedici olmayı seçer ve Kastark’lar ile Umber’ları affeder. Bu homurtuların yükseldiği toplantı sahnesinin 2 önemli detayı vardı. Bir; Brienne’in Winterfell’de olması. İki; Tüm Kuzey’in ölü ordusuna inanıp çözüm yolları aramaya girişmesi.

Jon, Winterfell’de godamanlar ile çözüm ararken çözüm bulmak için Old Town’a giden Sam ise tabiri caiz ise boktan günler geçiriyormuş da haberimiz yokmuş. Guy Ritchie tarzı hızlı kurgu ile ne kadar boktan günler geçirdiğini izlediğimiz sahneleri yemek yerken izleyenler varsa vay halinize. Dizinin en gereksiz karakteri olarak görülen Sam gene dizinin en sıkıcı sahnelerine imza attı. Ama Sam’in sahneleri belkide ilk bölümün en önemli bilgisini içeriyordu: Dragonglass. Ak yürüyenleri öldürebilen tek şeyi birazcık çakallık yaparak bulmayı başaran Sam aynı zamanda iyice Taş Adam’a dönen Jorah Mormont ile de karşılaştı. Jorah da nasıl bir aşıksa Khaleesi’nin dediğini harfiyen yerine getirip şifa bulmaya Old Town’a gelmiş. Ve kurduğu ilk cümle de Westeros’a gelip gelmediği oldu.

Dizinin en çarpıcı sahneleri ise Cersei, Jamie ve Euron arasında oldu. Düşmanlarının gayet farkında olan Cersei, Jamie’nin endişeleri arasında ittifak arıyordu ve o ittifakı aslında bulmuştu: Euron Greyjoy. 13 denize kök söktürecek kadar büyük bir filosu olan Euron, King’s Landing’e gelerek Cersei karşısında muazzam bir oyunculuk sergiledi ve az da olsa Cersei’yi ikna etmeyi başardı. Esprilerin de havada uçuştuğu sahnede Euron bir vaatte bulundu. Cersei’nin seveceği bir şey. Bu iki şey olabilir. İlki; Euron bir efsane olan Dragonbinder adlı borozanı getirebilir. Bu Borozan öttüğü zaman Ejderhaların evcilleşmesi söz konusu. Fakat kitaptan iyice kopmuş dizi kitapta geçen bu bölümü işler mi muamma. İkincisi ise Euron, fragmanda gördüğümüz gibi Yara’nın filolarını dalıp bizzat Yara’yı hediye olarak getirebilir. Yara demek bilgi demek.

Diziyi ise The Hound ve sancaksız kardeşler ile kapattık. Onların sahneleri aslında bilmediğimiz bazı şeyleri ortaya çıkardı. Ölmüş bir baba ile kızının evine gelen ekip burada gecelemeye karar verir ama The Hound epey rahatsızdır. Sebebi ise bu eve 4. sezon 3. bölümde gelmiştir ve o ölmüş kişiler Arya ile kendisine yemek vermişti. İronik; ateşe tapan adamlar ile ateşten korkan adam yan yana gelmiş. Ama ne hikmettir bu ateşe tapanlar ne zaman ateşe bak dese bakan kişi salak oluyor. The Hound da sıfır inançla bakmasına rağmen çok ciddi şeyler görüyor. Bahsettiği duvar bildiğimiz ak yürüyenleri dışarıda tutacak olan o buzdan duvar. Duvarın denize kadar giden bir bölümü var: Eastwatch. Aynı ateşte gördüğü gibi deniz kıyısında, duvar dibinde bir kale var ve arkasında oka benzeyen bir dağ var. Anlaşılan o ki ölüler oraya doğru gidiyorlar. Neden? Bunu öğreneceğiz. Ama gelin ben bir teori atayım ortaya:  Sezon öncesi yayınlanan 2 fragmanda da açılan dikenli bir kapı vardı. Bu kapı hiçbir yere uymuyordu. Anlaşılan o ki fragmanlarda gördüğümüz bu gizemli kapı, ölülerin gittiği Eastwatch’taki bir kapı olsa gerek.

Bütün karakterlere tek tek uğradığımız bölümde en son olarak tabii ki assolist Khaleesi’ye gittik ve onun evine girmesine tanık olduk. Savaşı da hemen başlatacağının sinyalini aldık ki 2. bölüm fragmanını izlediyseniz 2. bölümde bizi hareketli saatler beklediğini görebilirsiniz. Çok ciddi doneler aldığımız, sezonda neler olacağına dair özet niteliğindeki bölüm için son olarak şunu sormak istiyorum: Eğer, dragonglass denen ak yürüyen katili camlar Dragonstone altında ise, Jon’un oraya yolculuğu ne zaman başlayacak?

Haftaya diğer bölümde görüşmek üzere.



Sinema Teröristi; Arakat Sanat Ele Başı; Beşiktaş Taraftarı.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.