There Will Be Blood, Little Miss Sunshine ve daha birçok filmden tanıdığımız son yılların başarılı oyuncularından Paul Dano’nun ilk yönetmenliğini gerçekleştirdiği Wildlife; Richard Ford’un aynı isimli kitabından uyarlanıyor ve filmin senaryosunu ise Paul Dano ile eşi Zoe Kazan birlikte kaleme alıyor. Başrollerde Paul Dano ile daha önce Prisoners, Okja filmlerinde birlikte çalışan Jake Gyllenhaal, Ed Oxenbould ve Carey Mulligan yer alıyor. Ayrıca filmin dünya prömiyerini 20 Ocak 2018’de Sundance Film Festivali’nde gerçekleştirdi.

Paul Dano, Richard Ford’a kitabı filme uyarlayabilmek için kitabın hakları ile ilgili konuşmaya gittiğinde birçok yazarın aksine daha ilginç bir tavırla karşılaşmış. Richard Ford kendisine, kitabı bir araç olarak kullanmasını ve filmle kendisinin arasına girmemesi gerektiğini öğütlemiş. Kitap benim kitabım, film ise senin filmin diyerek izlemesi gereken yolu bir nevi özetlemiş denilebilir.

Joe adında zeki ve çalışkan bir oğulları olan Jerry ve Jeanette mutlu bir evliliğe sahip çekirdek bir ailedir. Jerry’nin işi sebebiyle Montana’ya taşınmak zorunda kalmışlardır. Bu taşınmalar ailenin biraz canını sıkmaktadır çünkü geldikleri yerde kimseyi tanımıyor olmaları özellikle Joe ve Jeanette için içten içe yaşadıkları bir problemdir. Joe okul içerisinde, annesi Jeanette ise işinin olmaması sebebiyle yalnızlık çekmektedir. Temelinde baktığımızda mutlu gibi görünmelerine rağmen çocuk ve eş Jerry’den kaynaklanan bazı sıkıntılar yaşamaktadır. Bunun sebebi ise bir türlü dikiş tutturamadığı, farklı türde yaptığı işlerdir. Kolaya kaçmayı seven Jerry’nin iş problemi aileye çok daha büyük bir sıkıntı çıkaracaktır.

Montana’da söndürülemeyen bir yangını söndürebilmek amacıyla birçok genç adam çalışmak için yangın söndürme ekibine dahil olur. Kendi işinden kovulan Jerry son çaresinin burada yattığını düşünür. Ancak kovulmasına rağmen yeniden çağrılması üzerine artık onlarla çalışmak istemediğinin bilincine varması, uzun süredir dışarı vurmadığı gururlu yönünü ortaya çıkarır. Bu noktada kendi başarı kavramını sorgulaması, sevmediği insanların altında çalışmaktansa bir yangın ekibinde yer alması onu daha fazla tatmin etmektedir. Keskin bir düşünce olmasına rağmen bu radikal kararının arkasında duran Jerry aslında çevremizde sürekli gördüğümüz baba figürlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Yıllarca birilerinin altında çalışmış olmasının bilinçaltında verdiği eziklik duygusuyla savaşarak hareket etmeye başlıyor.

Jerry ve Jeanette’nin evliliği için başarılı bir evlilik denilebilir miydi? Başlangıçta mutlu bir aile tablosu çizilmesiyle düştüğümüz bu yanılgı, baba ve annenin yaşlarının ve konumlarının aksine olgunca olmayan davranışlarıyla cevabını buluyor. Babanın gidişiyle annesiyle yalnız kalan Joe, kimlik değiştirmeye çalışıyor. Yetişkinlere ait görünürdeki sorumlulukları kendi omuzlarına almaya çalışsa da asıl olgunluk göstermesi gereken yer sorumluluktan ziyade davranış bilincine yükleniyor. Anne, bu sürecin başından itibaren orta yaş krizi ile ergenlik bunalımları arasında gidip geliyor. Yaptığı evlilik, sahip olduğu yaş, görünüşü, sorumlulukları ve maddi geliri vb. birçok konuda kendisindeki problemleri görmeye başlıyor. Bir nevi pişmanlıkları gün yüzüne çıkıyor. Gençliğine olan özlemin de ayak izlerini hissediyoruz. Bununla birlikte kendi kendisiyle gerçekleştirdiği geç yüzleşmesinin acısını onunla birlikte çocuğu da çekiyor. Bu tipteki anne figürlerine ne kadar kızsam da bir noktada onlarla empati kurmak zorunda olduğumuzu da düşünüyorum. Hiç kimse sahip olduğu mutsuzluk yüzünden cezalandırılmamalı. Bu mutsuzluğun izdüşümleri kendi çocuğuna zarar vermiş olsa da Jeanette’yi de anlamalıyız. Zaten olan biten her şeyin sorumlusu olarak anneyi göstermek yanlış bir karar olabilir. İşte çalışabilmek için bir nevi Jerry’den onay almaya çalışması, zamanında kendisinin iş konusunda yaşadığı problemlerin bir işareti gibi düşünülebilir. Bu problemlerin kendisini yalnızlığa ve başarısızlık hissine sürükleyerek ayrı bir şekilde rahatsız etmiş olma ihtimali yüksek.

Joe, babası çalışmak için evden ayrılana dek okulda başarılı bir öğrencidir. Sonrasında derslerine odaklanamama durumu, evdeki karışıklıklar vb. sebeplerle okul hayatı sekteye uğrar. Anne ve baba yüzünden çocuk başarısızlığa sürüklenir. Yaşıtları dışarıda hayatlarına devam ederken kendisi çalışma kararı alır. Bizler de devamında erken yaşta büyümek zorunda kalan çocuklardan bir tanesinin hikayesiyle karşı karşıya kalırız.

Ayrıca Joe’yu canlandıran Ed Oxenbould ve yönetmen Paul Dano’nun benzerliğini gözden kaçırmak imkansız. Oyuncu benzerliği, yönetmenin filme yaklaşımı; Dano’nun kendi çocukluğuyla ana hikayeyi özdeşleştirmiş olabileceği gibi bir ihtimali doğuruyor. Keza her sanatçı eserlerinin yansımalarında kendi hikayelerini görmek ister.

Karın kendisinin bir metaformuş gibi gösterilmesi, karın yağışıyla birlikte tüm dertlerin biteceğine olan inanç, küçük ve hoş bir detay olarak akıllarda yer ediniyor. Oyunculuk performanslarının üst düzeyde olduğu Wildlife, özetle anne ve babasının cezasını çekmek zorunda kalan bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Ve bu yük kendisini erken yaşta büyümek zorunda kalan tüm diğer çocuklar gibi ömür boyunca yerini unutulmaz bir sancıya bırakıyor.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın