1926’da Türkiye’ye gelen muhacir bir ailenin dört kız çocuğundan biri olarak 20 Kasım 1945’de Sivas’ta dünyaya gelmiştir. Müzik kariyerini okul hayatıyla birlikte yürüten Emel Sayın ilk müzik eğitimini 13 yaşındayken Arif Sami Toker’den almıştır. Toker’in ardından müzik çalışmalarına Münir Nurettin Selçuk’la devam etmiştir.

Henüz 17 yaşında bir genç kızken Ankara Gençlik Parkı’nda Necdet Yazar’ın gazinosunda sahneye çıkar ki bu Emel Sayın’ın ilk sahneye çıkışıdır. Bu olaydan 1 sene sonra Ankara Radyosu’na solist olarak girmiş ve 6 yıl burada çalışmıştır.

Ankara’da sahne tecrübesini edindikten sonra İstanbul sahnelerine geçiş yapmıştır. Lalezar Gazinosu ve İstanbul Radyosu’nda şarkılarını söylemeye başlamıştır.

Günümüzde olduğu gibi her şarkıya bir video klip çekme imkanının olmadığı günlerdi. Türk Sinemasının Yeşilçam adıyla en hareketli dönemiydi. Video klip yerine şarkıyla uyumlu filmler çekiliyordu o yıllarda. Emel Sayın’ın da seslendirdiği şarkılar sinemada kullanılmaya başlanmıştı. İlk olarak Sus Sus Kimseler Duymasın şarkısı bir film müziği olarak aynı adlı filmde kullanıldı. Filmin başrolünde Hülya Koçyiğit ve Erol Büyükburç bulunuyordu.
1970 yılında beyaz perdeye merhaba demiştir Emel Sayın. Bunlardan ilki senaryosu Abdulhay Edip ve Yılmaz Tümtürk’e ait bir Metin Erksan filmi olan Eyvah’tır. Filmin başrolünü Murat Soydan’la paylaşmıştır. Filmin konusu kısaca şöyledir: Kemal (Murat Soydan) bir otel odasında işlenen cinayetin zanlısı olarak tutuklanır. Suçsuz yere idama mahkum edilir. Nişanlısı Fatma (Emel Sayın) onu idamdan kurtarmak için çırpınır. Mahkemede düzmece tanıklarla tuzağa düşürülen Kemal’i kurtaracak tek kişi daha önce gerçek katillerin safında yer alan Avukat Abbas’tır. Abbas (Ferit Şevki) gerçekleri Fatma’dan dinledikten sonra, ona karşı hissettiği duyguların da etkisiyle geçmiş kötülüklerin üstüne sünger çekip Kemal’i ipten kurtarmak için tehlikeye atılır. Vicdanını temizlemek için cinayeti organize eden Tevfik (Reha Yurdakul) ve ekibini yakalamaya kararlıdır.

1971 yılındaki diğer sinema filmi ise hem senaryosuyla hem de yönetmenliğiyle Metin Erksan’a ait olan Feride’dir. Filmin başrollerini Emel Sayın, Engin Çağlar ve Lale Belkıs paylaşmaktadır. Kadınların peşinden koşan yakışıklı ve çapkın doktor Kemal (Engin Çağlar) babasının hastalık numarasıyla çağırması üzerine memleketine gelir. Adamın amacı Kemal’in düzensiz hayatına bir son verip onu evlendirmektir. Renkli şehir hayatına alışmış genç doktor babasını kıramayıp kendisi için münasip gördüğü Feride (Emel Sayın) ile evlenmek zorunda kalır. Ancak bu kasabalı kızı hor görerek, sevgilisi Firuzan (Lale Belkıs) ve arkadaşları ile birlikte çılgın yaşantısına kaldığı yerden devam eder. Ta ki Feride değişip, güzel ve şehirli bir kadın olana kadar.

1 Şubat 1972’de vizyona giren bir başka Emel Sayın filmi de gene yönetmen koltuğunda Metin Erksan’ın bulunduğu Hicran’dır. Filmin senaryosu Yılmaz Tümtürk ve Metin Erksan’a aittir. Emel Sayın’ın filmdeki partneri ise Ünsal Emre’dir. Hicran (Emel Sayın) bir gece kulübünde vestiyerlik yapmaktadır. Yoksul ve sıkıntılarla dolu bir yılın geride kaldığı yılbaşı gecesi çapkın bir genç olan Orhan (Ünsal Emre) ile karşılaşır. Orhan bu güzel ve tertemiz kızda gerçek aşkı bulur ve başıboş yaşamına düzen verir. Ama tabii ki genç aşıkların kavuşması çok da kolay olmayacaktır.

Yönetmen koltuğunda Metin Erksan’ın oturduğu başrolü ise Engin Çağlar’la Emel Sayın’ın üstlendiği bir diğer film de Makber’dir. Bir derginin açmış olduğu ses yarışmasını kazana genç kızın (Emel Sayın) peşinde dolaşıp onu ünlü yapmaya çalışan genç bir prodüktörün (Engin Çağlar) hikayesi anlatılır.

Senaryosu Türk edebiyatının önemli yazarlarından Sadık Şendil’e ait olan Feryat’ın yönetmenliğini Orhan Elmas yapmıştır. Emel Sayın’ın bu defaki partneri hayatındaki en önemli dostlarından biri olan Tarık Akan’dır. Emel Sayın bu filmde 2 farklı kişiyi canlandırır. Sevdiği adama kendini gerçek kimliği olan Feride yerine Funda olarak tanıtmıştır. Feride (Emel Sayın) sevdiği adam tarafından iğfal edilince babası onu evlatlıktan reddeder. Feride, bir çadır tiyatrosunda şarkıcılık yapmaya başlar. Yıllar sonra tiyatro Feride’nin memleketine de uğrar. Burada Feride, Ferdi (Tarık Akan) adında bir üniversite öğrencisiyle tanışır. Birbirlerine âşık olurlar. Ancak Feride gerçek kimliğini Ferdi’den saklar. Tiyatro başka bir şehre gideceği zaman Ferdi’ye bir mektup bırakarak ondan ayrılır. Yıllar sonra Feride ünlü bir şarkıcı olur. Bu sayede Feride ile Ferdi’nin yolları tekrardan kesişecektir.

Hulki Saner’e ait olan filmde Ediz Hun’la başrolü paylaşmıştır Emel Sayın. Filmin konusu kısaca şöyledir: Karadenizli iki ailenin çocukları olan Pervin (Emel Sayın) ile Suat (Ediz Hun) küçükken Anadolu’da yaygın olan beşik kertmesi ile sözlenmişlerdir. Suat eğitimi için gittiği Avrupa’dan dönmüştür ve ailesinin baskısı ile Pervin ile evlendirilmek istenmektedir. Pervin ise Suat’ı yakından tanımak için gerçek kimliğini saklayarak kendisini Suat’a gazinoda çalışan Gülizar olarak tanıtır. Tabii bu durum peşinde birçok eğlenceli hatta komik diyebileceğimiz olaya sebebiyet verir.

Yönetmen koltuğu ve senaryosu Muzaffer Arslan’a ait olan Düşman filmi konusu açısından diğer filmlerden biraz öne çıkmıştır. Zira Emel Sayın’ın canlandırmış olduğu Alman karakter onun oyunculuğunda farklı bir yerdedir. Filmde Emel Sayın’a Kartal Tibet eşlik etmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında Alman casuslara karşı mücadele eden Türk ajanları Murat (Kartel Tibet) ve Helga’nın (Emel Sayın) hikâyesi anlatılır. Helga’nın babası Alex (Kayhan Yıldızoğlu), Türk düşmanı bir Alman casustur. Türkiye’de doğup büyüyen Helga babası gibi düşünmemektedir. Alex’in öldürülmesi sonucu Helga’ya ulaşan Murat, Türk istihbaratının emriyle Almanların Türkiye hakkındaki plânlarını öğrenmek için Helga’yı devreye sokmakla görevlendirilir.

Senaryosu başarılı yazar Sadık Şendil’e yönetmen koltuğu ise usta yönetmen Metin Erksan’a ait olan bir başka Emel Sayın filmi de birçok Yeşilçam hayranının favorilerinden biri olan Yalancı Yarim’dir. Bu filmde Tarık Akan’la Emel Sayın’ı bir kere daha seyirci karşısında görmekteyiz. Ferdi (Tarık Akan) varlıklı bir ailenin hovarda çocuğudur. Hayatta tek korkusu ise ağabeyi Mahmut’tur (Metin Akpınar). Alev (Emel Sayın) ise pazarcılık yapan bir babanın (Münir Özkul) kızıdır. Zaman zaman uzaktan gördüğü Ferdi’ye âşıktır. Bir gün Mahmut, Ferdi’yi kontrol etmek ve nişanlandığı kızı görmek için çıkagelir. Ancak ortada bir nişanlı yoktur. Ferdi nişanlısı olarak rol yapabilecek birini bulmaya çalışır. Ancak bu oyunu oynamaya sadece Alev gönüllü olacaktır.

Zeki Ökten’e ait olan bu filmin senaryosunu Ergin Orbey yazmış olup bir kez daha Engin Çağlar’la Emel Sayın’ı buluşmuştur. Bir gazinoda assolistlik yapan Alev (Emel Sayın), iş adamı Adem (Orçun Sonat) ile tanışır. Adem, Alev ile evlenmek ister. Alev’in annesi (Suzan Avcı) de kızının Adem’le evlenmesi için ısrar eder. Ayrıca Alev’in kemancısı Ferdi (Engin Çağlar) de Alev’i sevmektedir. Bu aşk üçgeni içinde gelişen olaylar anlatılır.

Ertem Eğilmez’e ait olan filmin ortak bir senaryosu var. Ertem Eğilmez, Sadık Şendil ve Zeki Alasya’nın ortak ürünü olan Mavi Boncuk’ta Emel Sayın’ı dinlemeye giden altı arkadaş hesabı ödeyemeyince dayak yer. Gazinocudan intikam almak için Emel Sayın’ı kaçırmaya karar verirler. Plan başarıyla uygulanır. Ancak evin çatı katında tuttukları Emel Sayın’la zaman içinde arkadaş olurlar. Bu arada gazinocudan istedikleri fidye de kabul edilir. Ancak Emel Sayın’ın gitmek istememesi arkadaşları zor durumda bırakacaktır. Bu film bir dostluk filmidir, bir aile filmdir, biraz da aşk filmidir. Ama en çok da harika bir dostluk filmidir. Yeşilçam’a emek vermiş birçok önemli oyuncunun bulunduğu en güzel filmlerden biridir. Münir Özkul, Kemal Sunal, Tarık Akan, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe, Adile Naşit’le birlikte kocaman bir dostluk öyküsü…

Hem yönetmenliğini hem de senaristliğini Hulki Saner’in üstlendiği 1974 yapımı Çam Sakızı adlı filmde Emel Sayın ve Engin Çağlar başrolde. Filmin konusu kısaca şöyledir: Adnan’ın (Engin Çağlar) babası (Hulusi Kentmen) hastalanır ve yıllardır görmediği torununun bulunmasını ister. Adnan da yeğeni Tamer’in izini sürer ve yaşadığı yeri bulur. Tamer, bir pavyonda şarkıcılık yapan teyzesi Mihriban (Emel Sayın) ile yaşamaktadır. Adnan, Tamer’in vekâletini almak için gidip Mihriban ile konuşur. Ancak Mihriban, Tamer’den ayrılmayı kabul etmez. Tamer ise teyzesinin gelmesi şartıyla amcasıyla yaşayabileceğini söyler. Adnan, Mihriban’ı ikna eder ve onları kendi evine götürür. Bir süre sonra Mihriban ile Adnan arasında bir aşk başlar. Ne var ki bu durumu Adnan’ın nişanlısı Mine (Ceyda Karahan) fark eder. Mine, Mihriban’a bir tuzak kurup Adnan’ı geri kazanmaya çalışacaktır.

Cüneyt Arkın’ın hem yönetmen hem de oyuncu olarak bulunduğu filmlerden biri de Emel Sayın’la çevirmiş oldukları Rüzgar’dır. Rüzgar’ın senaryosu Sefa Önal’a aittir. Bekir (Orhan Alkan) ünlü bir şarkıcı olan Emel’le (Emel Sayın) mutlu bir hayat sürmektedir. Bu mutluluğu Deliormanlı Davut’un (Cüneyt Arkın) hapisten çıkmasıyla bozulur. Bekir, yıllar önce yanında çalıştığı Davut’a ihanet ederek hapse girmesine neden olmuştur. Davut hapisten çıkar çıkmaz intikam almak için harekete geçecektir. Bu nedenle Bekir kiralık katil tutarak Davut’u öldürtmeye çalışır. Ancak Davut ablukadan sıyrılarak yeniden Bekir’in peşine düşer. Bununla birlikte Davut’un amacı Bekir’i öldürmek değildir. Bunun yerine Bekir’i her saniye ölüm korkusuyla yaşatmaya başlayacaktır.

Emel Sayın oyuncu olarak görev aldığı filmlere baktığımız zaman onun asıl mesleği olan müzisyenliği sinemada da hiç bırakmadığını rahatlıkla görebiliriz. O ya bir assolisti ya da evin sesi güzel kızını oynayarak hem görselliğiyle hem de işitse özelliğiyle seyircilerine keyifli zamanlar yaşatmayı başarmıştır.

Emel Sayın’ın oyunculuk kariyeri özellikle 2000’li yıllardan sonra iyice artan dizi endüstürisiyle de devam etmiştir. Levent Kırca’nın meşhur Olacak O Kadar’ına ve Azmi adlı bir başka diziye konuk oyuncu olarak katılmıştır. Mehmet Ali Erbil’le kamera karşısına geçtikleri Aşkım Aşkım dizisiyle izleyenlerini kahkahaya boğmuştur. Ayrıca bundan sonraki yıllarda Avrupa Yakası ve Cennet Mahallesi gibi dizilere konuk oyuncu olarak davet edilmiştir.

2006 yılında Mehmet Ali Alabora’nın başrolünde olduğu Karınca Yuvası adlı filmde Melek Hanım karakterini canlandırmıştır.

Feride, Gülizar, Süreyya, Yalancı Yarim, Mavi Boncuk, Çam Sakızı, Aşkım Aşkım…
İyi ki varsınız!

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın