Search
EKİBİMİZ
porno izle- Canlı Bahis Siteleri- canlı casino siteleri- ngsbahis yeni giriş- enbet giriş adresi-

Dünyanın En Rüküş Kötüsünü Barındıran Animasyon: Despicable Me 3

”Gerçekten kötü olmak varken onu oynamak niye?”
Balthazar Bratt

2010 yılında başlayıp görüp görebileceğimiz en samimiyet dolu ve en eğlenceli animasyonlardan biri olan Çılgın Hırsız’ın yeni filmi kendi türü içerisinde yılın en iyileri arasına yerleşiyor. Bu filmde kadroya katılan 2 yeni renkli karakterlerin yanı sıra animasyonun bazı olgular üzerine yaklaşımı onu diğerlerinden farklı kılıyor. Steve Carell, Gru’yu seslendirerek onun kendine has bir karakter oluşunu desteklemeye devam ediyor.

Gru ve Lucy evlat edindikleri Margo, Edith, Agnes ve Minyonlar ile birlikte mutlu bir yaşam sürdürürken karşılarına çıkan Balthazar Bratt adındaki kötü bir karakter yüzünden Anti-Kötüler Birliği’ndeki işlerinden olurlar. Bratt’in dünyanın en önemli elmasını çalmaya çalışması dünya için büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

Balthazar Bratt, küçükken önemli bir dizinin televizyon yıldızıdır. Dizide süper bir kötü kahramanı canlandırmış ve nesline büyük bir örnek olmuştur. Öyle ki onun sahip olduğu özel güçlerle donatılmış tonlarca oyuncak bebeği yapılmıştır. Ancak bir gün televizyon dizisi yayından kalkar ve Bratt de ortalıktan kaybolur. Artık Bratt oynamaya çalıştığı karakter ile özdeşleşip gerçekten kötü biri olmaya karar vermiştir. Bu sonuca vardığımızda Hollywood’un farkında olmadan buna benzer bir yöntemle yarattığı birçok kötü karakter ve şöhretleri tükenmeye başlayınca boşluğa düşen insanların ihtimalleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Öyle ki kötülük, Bratt’in damarlarına kadar işlenmiş durumdadır. Söylemeden geçemeyeceğim ki kıyafetleri, bıyığı ile animasyon dünyasında görüp görebileceğiniz en rüküş karakter Despicable Me’de sizleri bekliyor.

Gru’nun yıllar sonra ortaya çıkan ikiz kardeşi Dru zengin bir yaşama sahiptir ve kötü olmayı istemektedir. Bu sebeple Gru’dan yardım ister. Babasının da ünlü bir kötü olduğunu öğrenmesi onu düşüncelere sürükler. Tüm şartlar Gru’yu eski haline dönmeye sürüklerken Dru’nun ona kötü olup olmamayı özlediğini sorması ise gariptir. Kötülük içten hatta aileden gelen bir his/kalıtım mıdır?

Minyonların bitmek bilmeyen maceraları bu filmde de devam ediyor. Birbirinden farklı koreografiye sahip dansları ile Elvis Presley’e göz kırpmayı unutmuyorlar. Özellikle hapishaneye girdiklerinde oranın söz sahibi olan kimselere dönüşüp racon kesmeleri, ardından Presley dansları animasyonun en eğlenceli kısımlarından biriydi diyebilirim.

Kristen Wiig’in seslendirdiği Lucy sayesinde anne olabilmek üzerine öğreticilik de işleniyor. Anneliği öğrenmeye çalışmasını bir müddet izledikten sonra aslında bunun öğrenilecek bir şey olmadığını tamamen içten gelen bir his olduğunu Lucy zor şartlar altında kaldığında fark edecektir.

Uzun lafın kısası, Gru’nun -aksanı sebebiyle- Türkçe seslendirmesinden rahatsız olmayanlar için kesinlikle dublajlı halini önerebilirim. Despicable Me 3, şüphesiz ki eğlenip aynı zamanda yer yer duygulanacağınız bir animasyon olacaktır.

Bonus: Denizin Üstünde Dans Eden Michael Balthazar

Değerlendirme

  • Karakterlerin Tasarımı8
  • Senaryo5
  • Seslendirme 6
  • Animasyon6
  • Müzik6
  • 6.2

    Puan



Dünyadaki tüm samimi insanları alıp yeni bir gezegene geçiş yollarını arıyor. Kafası karışık kafası.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.