“İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

Amerikan ve dünya edebiyat tarihinde çok önemli bir yeri olan Bülbülü Öldürmek, yayınlandığı dönemlerde ülkesinde adeta şok etkisi yaratmıştı. Çünkü beyazların siyahlara olan zorbalığını anlamak şöyle dursun, bunları göstermek ve ayna etkisi tutmak, o dönem birçok insan için yapılması zor bir şeydi. Roman, o kadar beğenilmişti ki Pulitzer ödülünü kucaklamıştı Harper Lee.

Bizler çocuk masumiyetiyle okuyorduk kitabı, çocuk masumiyetiyle görüyorduk dünyayı. Çünkü anlatıcı 6 yaşında küçücük bir kızdı. Yazar Harper Lee, biraz da otobiyografik sayılabilecek bir roman kaleme almıştı. Scout karakterinde kendisini görüyorduk aslında. Ve o çok sevdiğimiz Atticus’u ise babasından esinlenerek kaleme almıştı. Atticus Finch ise, başarılı bir avukattı. Karısını kaybetmişti. İki çocuğa bakmak ile yükümlü bir karakterdi.

Harper Lee, romanını kaleme alırken oldukça sade bir dil kullanmıştı. Fakat bu sadelik sizleri yanıltmasın çünkü kendisi hayatın gerçeklerini oldukça çarpıcı bir biçimde anlatmıştı. Hayatımızda her daim var olan ve kim bilir hep de var olacak sınıfsal ayrımı, çatışmayı göstermişti bizlere. Tabii ki en çok da Amerikan toplumuna. Bülbülü Öldürmek zamansız bir roman, öyle ki; elli sekiz yıl sonra da bizler halen aynı heyecanla bakıyoruz. Harper Lee, 2015 senesine kadar Bülbülü Öldürmek romanı hariç hiçbir roman yayınlamadı. 2015 senesinde de Tespih Ağacının Gölgesinde adlı romanını yayınladı ve sanki bu romanının yayınlamasını bekliyormuş gibi de, 2016 senesinde aramızdan ayrıldı.

Giderken bizlere çok önemli bir miras bıraktı. İnsanları anlayabilmek için, onların bakış açısıyla bakmamız gerektiğini söyledi bizlere. Fakat bunun da yetmeyeceğini; onların derisinin içinde gezmemiz gerektiğini söyledi. Bu, çok basit bir kuraldı fakat bizlere çok şey kattı.

“Bülbülü Öldürmek” adı sadece kitap ile sınırlı kalmadı, ardından hemen filmi çekildi. Bir edebi romanı filme aktarırsanız eğer, görürsünüz ki kitaba dair birçok şey silinmiş gitmiş. Fakat Bülbülü Öldürmek filmi, romanı ile aynı kalitede ve güzellikteydi. Hatta filmden sonra, Atticus rolünü oynayan Gregory Peck ile Scout rolünü oynayan küçük aktris Mary Badham arasında güzel bir bağ oluşmuş ve aktör Gregory Peck’in ölümüne kadar da devam etmiş.

Film, siyah beyaz formatta çekilen bir film. Kitaptaki karakterler birebir ele alınmış.

Ve hepimizin tüylerinin diken diken olduğu, Gregory Peck’in tam anlamıyla “Oscarlık” performans sergilediği o uzun tiradı karşısında kayıtsız kalamadığımız mahkeme sahnesi. Ardından Scout’a söylenen, Atticus Finch’e saygı duyulan o sahne; “Baban geliyor, ayağa kalk…”

Gregory Peck bu rolü ile Akademi ödülünü eve götürüyor. Bununla da sınırlı kalmıyor film, iki dalda daha Akademi ödülü alıyor.

Filmde, Maycomb kasabasını tamamen hayal ettiğim gibi gördüm. Her şey yerli yerindeydi. Fakat çekim kalitesi gerçekten dönemine göre ustacaydı. Kitabı okumama rağmen, filmdeki gizem unsuru hiç bitmedi. Bu da artı özelliklerden biri.

Dünyadaki en iyi kitap film uyarlamalarından biri olduğu da söylenebilir. Ve bunda tabii ki en büyük pay sahibi Harper Lee ve yönetmen Robert Mulligan.

“Beyaz bir adam, siyah bir adamı aldattığı zaman; o beyaz adam kim olursa ve ne kadar zengin olursa olsun, ne kadar iyi bir aileden gelirse gelsin, beş para etmezin tekidir.”

Siyahların 1930’ların Amerika’sında dahi, nasıl bir ayrımcılığa göz yumduklarını görüyoruz. Bu, dünyanın neresinde olursa olsun kabul edilemez bir şey. İnsan insandır. Kitap bize bunu gösteriyor. Ve bunları gösterirken, zamanın Amerikan toplumunun nasıl bir yapıya sahip olduğunu görüyoruz.

Komşuluk ilişkileri, dini bağnazlıklar, ikiyüzlülükler…

Mesela Scout’un öğretmeni, yahudilerin yaşadığı zulme kesinlikle katlanamadığını söylüyor fakat kapalı kapılar ardında da bir beyaz ile bir siyahın nasıl ve hangi cürretle evlenebileceğine dair sitemlerini belirtiyor.

Scout çocuk aklıyla bunları merak ediyor, sorguluyor. Ve bunları yaşarken de, insanların çocukken her şeye nasıl safi bir açıdan baktıklarını görüyoruz. Scout, bir kız çocuğu gibi giyinmek istemiyor. Fakat toplum ona o küçük yaşında dahi, “bir hanımefendi” gibi giyinmesini emrediyor. O “toplumun aynası” olan kişi de halası.

Bu hikaye aslında çok bilindik bir hikaye fakat aynı zamanda da bildiklerimizi bize tokat gibi vuran bir hikaye.
Bülbülü öldürmek neden günahtır ki? Çünkü bülbül sadece güzel şarkı söyler, kimseye zarar vermez. Tek yaptığı güzelce ötmektir. Bu yüzden de bülbülü öldürmek günahtır.

Tom Robinson bir bülbüldü. İşlemediği bir suç yüzünden yargılandı. Herkes biliyordu oysaki o suçu kendisinin işlemediğini. Fakat bir ilki başardı Atticus ile. Jüri üyelerini düşündürdü. Daha geç karar vermelerini sağladı. Belki de değişikliğin ilk adımlarından biriydi bu.

“Ama bizim ülkemizde mahkemeler, insanlar arasında üst düzeyde eşitliğin gözetildiği kurumlardır. Bizim mahkemelerimiz açısından insanlar eşit yaratılmıştır.”

Atticus Finch, Tom Robinson’u savunurken, bu sözler ile vurmuştu herkesi.

Bu arada, Scout’un çocukluk arkadaşı Dill ise Harper Lee’nin çocukluk arkadaşı olan ve Tiffany’de Kahvaltı’nın yazarı olan Truman Capote’den başkası değildi.

Öcü Radley, Bayan Dubouse, Ewellar, Maudine, Calpurnia, Rachel, Heck Tate, Scout, Jem, Atticus ve Dill… Maycomb kasabasının bir vatandaşıydı.

Ve adalet sağlanamasa da, ölüler ölüleri gömecekti. Bazen adalet böyle sağlanırdı. Bülbülü öldürmek günahtı, güzel ötüşünü sonlandırmak bir günahtı. Toplum her zaman iyi şeyler söylemezdi ve çocuk masumiyeti ile dünyayı sorgulamak dünyanın en güzel olaylarından biriydi. Sorgulamaktan hiçbir zaman zarar gelmezdi.

2018 yılına girdik, halen birçok şeyi aşabilmiş değiliz. Umarız ki Harper Lee’nin yarattığı Atticus Finch gibi karakterler çoğalır dünyamızda, insanları diline, rengine, ırkına, dinine göre ayırmayız. Onları ayırabileceğimiz tek şey ise, karakterleri olur.

Harper Lee, zamansız bir roman yazmış. Bize çok eskilerden gelen bir hikayeyi anlatmış. Dilediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen…

Fakat unutma,
Bülbülü öldürmek günahtır.

Alıntılar: SEL* Yayıncılık, Ülker İnce çevirisi ile

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın