”Aşk, sırtımızda kadınların istedikleri yöne çektikleri ikiyüzlü bir cin değil midir?”

2012 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Türk’ün Aynası eseri için bizleri soluksuz bir maceranın içine sokuyor desek yeridir. Kitap genç İsa’nın anlatımıyla başlıyor; İsa’nın başından geçen egzotik, dramatik ve psikolojik olaylar dizisi şeklinde ilerliyor. Bu yüzden eser için İsa’nın maceraları yakıştırmasını yaparsak yanlış yapmış olmayız. Yazarına Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü kazandırmış bir kitaptan bahsediyorsak bu ödülün öneminden de söz etmekte yarar var diye düşünüyorum.

Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’nün verilmesindeki amaç için şunları söyleyebiliriz: Avrupa’daki edebî çeşitliliğin daha iyi tanınması ve Avrupa edebiyat ortamının çevirilerle gelişmesinin sağlanması. Genç yazarları keşfetmeyi amaçlayan ve Kitapçılar Federasyonu, Avrupa Yazarlar Konseyi ve Yayıncılar Federasyonu tarafından organize edilmekte olup Avrupa Komisyonu tarafından da desteklenmekte olduğunu söyleyebiliriz bu ödül için.
Bu ödüle ülkemizden de layık görülen eserlerin olduğunu hatırlatmakta da yarar var diye düşünüyorum. 2017 yılında Sine ERGÜN “BAŞTANKARA” adlı eseri ile
Birgül OĞUZ ise 2014 yılında “HAH” kitabı ile bu ödülü almış yazarlarımızdan.

Türk’ün Aynası kitabına dönecek olursak kitapta 16. yüzyıl Macaristan’ında Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleşen seferlere, bu seferlerde yer alan askeri birliklere, krallar ve imparatorlara, güçlü sultanlara, Macar soylulara ve Osmanlı Beylerine, tüccarlara, vergi sistemlerine rastlayacağınız gibi çok çok ilginç bilgilere de şahit olacağınızı söyleyebilirim. Ormanlarda gezinen hırsızlara, ilk cami ve Türk hamamının inşa edilişine de tanık olacaksınız.

“Türk’ün Aynası’nın ana özelliği, gevşek ve durdurulamaz bir hikaye anlatımı biçimidir ve bu sayede genç İsa’nın macera serileri olarak kolayca okunabilir; Ancak, kitabın gerçek erdemleri olaylarda değil, yazarın yarattığı ve olayların gerçekleştiği dünyada yatmaktadır. Macaristan, pek çok ulus ve karmaşık siyasi manzara ile, Padishah’ın medeni ve sofistike imparatorluğuna kıyasla kaotik, tehlikeli ve haksız bir bölge. Ve bu bakış açısıyla, okuyucu kendisini de öngörülemeyen bir alanda bulur, tanıdık görünen her şey aniden yabancılaşır ve egzotik olur” diyor Jozsef Keresztesi.

Kitapta ayrıca SAMSON ve DELİLAH’ın hikayesinden bir kesite, Femme Fatale kavramına, Binbir Gece Masallarından tanıdığımız Sinbad’a ve Sinbad’ın İsa ile akrabalık bağına şahit olacaksınız. Özellikle bu bölümlerin kitabın okunma seyrini keyfini arttırabileceğini düşünüyorum.

Türk’ün Aynası arka kapak tanıtım yazısında belirtildiği gibi okuyucuyu; Muhteşem Sultan Süleyman’ın yeni fethettiği mülküne, 16. yüzyıl Macaristan’ına zaman yolculuğuna çağırıyor. İki büyük imparatorluğun belirsiz sınır boylarını, takvimlerin, vergi sistemlerinin, lisanların, elyazmalarının, kutsal metinlerin, paraların ve geleneklerin rengârenk panayırını, dizginlenemeyen bir Türk yeniyetmenin gözünden görüyoruz; krallarla, imparatorlarla, büyük sultanlarla, Macar efendileriyle, Osmanlı beyleriyle, tüccarlarla, vatandaşlarla, köy muhtarlarıyla, hatta bazen meleklerle ve cinlerle, tuhaf uçan aletlerle de karşılaşıyoruz. Binbir Gece masal dünyasının Pécs şehrini fethedişini izliyoruz; sokaklarda develer görülmeye başlıyor, bahçelerde kayısı ve incir; ormanlarda eşkıya; ilk cami ve ilk Türk hamamı inşa oluyor. Bu roman gidesi gelenlere hitap ediyor; aşkı ve savaşı, sadakati ve ihaneti, macerayı ve seyahati, tehlikeyi ve sığınmayı, gözyaşlarını ve balı isteyenlere hitap ediyor. Dünyanın beş yüz yılı nasıldı, bunu öğrenmek isteyenlere ve o zamanlar hayat ne daha iyi, ne daha kötü, sadece başkaydı fikrini sevenlere…

Kitabın önemli bir diğer özelliği ise çok sayıda kıssadan hisseye sahip olması. Bir nevi okura da nasihatlerde bulunan kitaptaki en çok hoşuma giden kıssadan hisseyi yazarak inceleme yazıma son veriyorum.Keyifli okumalar.

“Hazineyi bulamamışsan sabırsızlanma.Pazarda bir dükkan tuttun ve hazine o dükkanda bir yerlerde. Dükkan senin oldukça telaşa gerek yok; ama kira sona erene kadar bul.Gerekiyorsa her şeyi altüst et.”

Bu yazı Ramaza ÖZKUL’a aittir.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın