Yapımcılığını Vidd Film’in üstlendiği Marid filminin yönetmen koltuğunda, yapım şirketinin daha önce vizyona giren Lanet: Uyanış (2016) ve Zuzula (2016) filmlerindeki gibi Kemal Özdemir bulunuyor. Görüntü yönetmenliğinde de diğer filmlerde olduğu gibi Evren Eren yer alırken, müzikler bu kez Samet Tursun’a ait. Filmin oyuncu kadrosunda ise Onur Bilgin, Hilal Anay, Mustafa Mutlu, Uçgun Tunç, Adem Uçar, Fatih Selim Emek, Elif Gök, Aslıhan Çıragöz, Canan Ünal bulunuyor.

Filmin konusunu yıllar önce bir sandığa hapsedilmiş lanetli bir cinin, buradan kurtularak intikam alması oluşturuyor. Mimar, mühendis ve tekniker olan Murat, Orhan ve Aslı, reddedemeyecekleri bedel karşılığında, şehre uzak bir köyde restorasyon işi alırlar. Keşif için gittikleri dağ köyündeki eski evde, yıllar önce doğaüstü olayların yaşandığından ve kendilerini nasıl bir tehlikenin beklediğinden habersizdirler. Gecenin ilerleyen saatlerinde ortaya çıkan doğaüstü varlık, onlara en büyük korku ve kâbusu yaşatacaktır.

Lanet: Uyanış (2016) ve Zuzula (2016)’ya nazaran çekim kalitesi, mekân seçimi, özel efektler Marid’de daha başarılı olsa da, oyuncuların performansının düşüklüğünün yanı sıra senaryoda yer alan başarısız diyaloglar filmin biraz yükselen kalitesini ve seyir keyfini hayli düşürüyor. Marid birkaç jumpscare sahne içerse de, hikâye çok tahmin edilebilir olarak ilerlediği ve 5 oyuncu ile çekildiği için merak duygusu uyandırmaksızın, kısa filmden evrilen senaryoyu uzatmaya yönelik yavaş akan sahneler ile ilerliyor.

Yapım şirketi, vizyona giren bu son filmi ile çekim kalitesi ve özel efektleri düzeltmeye başlamış olsa da, aynı kadrolarla çalışmaya, aynı oyuncuları oynatmaya devam ettiği sürece yeni filmlerinde de çok ilerleme kaydedemeyecek gibi görünüyor. Bir sahne dışında tek mekân ile sınırlandırılan filmde, ilk akıllarına gelen hikâyeyi yazarak, tanıdık birkaç oyuncuyla filmi çekmeye çalıştıkları maalesef çok belli oluyor. Özellikle de hikâyenin az oyuncu kadrosuyla, uzatılamayacak ve anlamsız olan diyaloglar üzerinden yürütülmeye çalışılması izleyiciyi yoruyor ve filmden uzaklaştırıyor. Gidişatın belli olması da merak duygusuna ket vuruyor ve belli bir dakikadan sonra, seyirciler üzerinde film içinde geçen “Ruhum bedenimi terk ediyor” repliğini doğrularcasına bir etki yaratıyor.

Sonuç olarak Marid, kısa filmden çekiştirilerek uzatılmayı başaramadığı gibi, izleyiciyi salonda tutmayı da başaramayacak amatör yapımlardan biri olmaktan kurtulamıyor.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın