Hiç uzatmadan direk konuya girmek istiyorum. Çünkü, konu hakkında ciddi manada pek konuşulacak bir şey yok ne yazık ki. 2 tane Post-Credit sahnesi bulunan ve toplamda 1 saat 52 dakika uzunluğu bulunan Venom: Zehirli Öfke filminden çıktığımda aklımda sadece tek bir soru vardı.

NEDEN?

Neden belli bir ya da iki janra üzerine yoğunlaşılmamış? Korku musun komedi mi? Anti-Süper Kahraman filmi misin romantik drama mı? Neden hepsini aynı anda denemiyoruz ki?(!) Neden olması gerektiği gibi vahşet gözler önüne serilmiyor da 13+, 15A bir film yapılıyor? Son olarak da, madem böyle bir film yapma konusunda herkes hemfikir oldu, neden bu oyuncuları seçerek onları harcamaya çalıştınız ki?

Filmin fragmanı düştüğü ilk günden beri insanların umutlarında değişik ruh halleri gözlemlenmiş ve kimi kısım beğenmiş, kimi kısım nefret etmiş ve benim içinde bulunduğum kimi kısım da daha en baştan filmi yermeye gerek olmadığını ve en azından ortaya ne çıkabilir adı altında merak tohumları ekmeye başlamıştı. Gelelim merakımız sonucunda elde ettiğimiz düşüncelere;

Araştırmacı Gazeteci Eddie Brock, büyük bir şirketin skandallarını gözler önüne sermeye çalışırken kendisini bu dünyadan olmayan uzaylı bir organizma nam-ı diğer Simbiyot ile aynı vücutta kötü adam kafaları koparırken bulur.

İnsanlara “uzaylı kelimesinin sizlere çağrıştırdıkları nedir?” diye sorulduğunda muhtemelen hiç kimse dünyaya gelen pısırık bir uzaylının kendisi gibi pısırık bir adam bulup bu evreni sevip koruması gibi cevaplar vermez. Fakat filmde ortaya çıkan şey, Venom kendisine parazit dendiğinde çok sinirlenen hassas bir uzaylı Simbiyot. Filmin yegane sorunlarından bir diğeri ise oyuncu seçimleri “overqualified” olmuş. Yani, böyle bir senaryo ve proje için, Tom Hardy, Michelle Williams ve Riz Ahmed gibi oyuncu seçimleri gereğinden fazla nitelikli olmuş.

Süper kahramanlardan ve çizgi romanlardan gram anlamayan sinemaseverler bile bu isimleri gördüklerinde muhtemelen ortaya güzel bir performansın çıktığını düşünmüşlerdir fakat ne yazık ki durum tam tersi.

Durumun ne kadar kötü olduğunu kısaca özetlemek gerekirse: Film, size bir şey sunmuyor. Çok yetenekli bir aktör olan Tom Hardy’nin Amerikan aksanıyla boğuşup, senaryo tarafından yorulmasını izlerken, film size bir başka yetenekli aktris Michelle Williams’ı, Eddie Brock’un ex-nişanlısı ve doktorun biriyle yeni ilişkiye başlayan romantik avukat olarak sunuyor. Tam işler daha ne kadar sarpa sarabilir ve daha ne kadar zarar görebiliriz diye düşünürken film son hamlesini Nightcrawler ve The Night Of gibi başarılı projelerde adından söz ettiren aktör Riz Ahmed’i izleyicisine tek gayesi uzaylıları ve insanları karıştırmaya çalışan bir milyarder girişimci olarak lanse ediyor.

Bunca şeyi nasıl başarıyorlar veya cidden, sosyal medya ve eleştirmenler tarafından bu kadar kötü not alabilecek vasat bir proje mi yaptılar sorularının cevaplarını merak ediyorsanız sinemaya gidip filmi izleyebilirsiniz. Filmin sonunda 2 tane post-credit sahnesi yer alıyor, unutmayın!

Spoiler ve Post-Credit

Film hakkında konuşmak istediğim son şey ise post-credit sahneleri. Film hakkında merak ettiğim tek konu buydu. İlk post credit sahnesinde Eddie Brock’un Venom ile huzurla yaşamaya devam ettiği ve özel güvenlikli bir hapishaneye, mahkum Cletus Kasady ile görüşmeye gidiyor. Kendisinin de bahsettiği üzere, hapisten çıktığında ortalıkta bir kıyımın olacağından bahsediyor. Bu da bize Woody Harrelson’ın hayat vereceği  Carnage’ı gösteriyor. Açıkçası kötü bir senaryo ve vasat bir filmden sonra ne kadar Carnage’a sevinsem de, muhtemelen güzel bir projenin gene mahvedileceği içimi yaralıyor.

Diğer post-credit sahnesinde ise bu senenin sonunda göreceğimiz Spider-Man: Into the Spiderverse projesinden ufak bir kesit yer alıyor. En azından bu proje hakkında hala taze umutlar besleyebiliyoruz.

[collapse]

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın