Search
EKİBİMİZ
porno izle- Canlı Bahis Siteleri- canlı casino siteleri- ngsbahis yeni giriş- enbet giriş adresi-

American Gods – 7. Bölüm Analizi

Son bölümlerinde Laura, Mad Sweeney, Shadow ve Mr. Wednesday arasında şekillenen American Gods benzer çizgisinde ilerlemeye devam ediyor. Çözülemeyen kısımların sık olduğu bölüm ise yedinci bölüm desek abartmış olmayız. Diğerlerinde sadece başlangıçta yer alan Coming to America tüm bölüme yayılarak gerçekleşen olaylara katkıda bulunuyor. Laura ve Mad Sweeney odaklı geçmişe yolculuk yapılarak yeni bir gizemin perdeleri aralanıyor.

“Bugünlerde aşk cinayetinden ölen kalmadı.”

Anubis ve Mr. Ibis’in aralarında geçen garip bir sohbet ile dizi başlıyor. Coming to America’ları normalde kendisi yazan Mr. Ibis’e Anubis ellerinin hikaye yazmak istediğini söylüyor ve tüm bölüme yayılan Coming to America, 1721 yılı ile başlayıp günümüz arasında gidip geliyor. Ayrıca “inanç özgürlüğü”nden dem vuran Mr. Ibis’in günümüz Amerikası’na yaptığı gönderme de kayda değer nüanslar arasında yer alıyor.

Laura’nın canlandırdığı Essie Macgowan karakteriyle tanışıyoruz. Kendisi hikaye anlatmanın bir gelenek ve gereklilik olduğunu düşünen bir karakter. Hatta hikaye anlatmak konusunda kendisine sürekli öğütler veren bir büyüğü dahi var. Kendisinden küçüklere bunu aşılamaya çalışarak geleneğin nesilden nesile devam etmesini istiyor.

Essie’ye yapmadığı halde hırsız damgası vurulması, zamanla onu profesyonel bir hırsıza dönüştürüyor. Ben bunu yapmadığım halde böyle görülüyorsam en azından yaparım ve elime de bir şeyler geçer düşüncesiyle hareket eden Essie tüm yaşamını bunun üzerine kurarak geçiniyor. Çok fakir olduğu günler de oluyor, çok zengin de. Bazen sürgün bir hayata sahipken bazen ise zengin bir adamın eşi olarak evin hanımı unvanına erişiyor. Üstelik güçlü bir kadın portresi çizmeyi de ihmal etmiyor.

Leprikonlara inanan Essie, onlara yıllarca hediyeler bırakarak elbet bir gün kendisine yardım edeceklerini düşünüyor. Çok zengin olduğu zamanlarda büyük ekmekler, yiyecek yemeği olmadığı vakitlerde ise kırıntı bile olsa bırakarak onları asla unutmuyor. Farkında olmadan karşılığını da alıyor ancak bunun her zaman iyi bir şekilde geri dönüşü olmuyor.

Leprikon olarak karşılaştığımız isim ise Mad Sweeney. Burada izleyicilerin düştüğü bir tereddüt var. Bahsi geçen Coming to America, Mad ile Laura’nın gerçekten geçmişi mi yoksa diğer bölümlerde yapıldığı gibi anlatılacak kısımları destekleyen bir parça mı? İki teori de kulağa mantıklı gelmesine geliyor.

 

Laura ile Mad Sweeney bir kaza geçiriyor. Kazanın olmasına sebep olan kişi ise Mad Sweeney. Yolda karşılarına çıkan tavşanın ardından gizlice yola altın atan Mad, bir nevi tavşandan bir istekte bulunuyor. Hayvanlara karşı zaafı olduğunu bildiğimiz Laura önüne tavşan çıkınca da direksiyonu kırarak yeni bir kazaya sebep oluyor. Kaza yüzünden Laura’nın vücudundaki altın içinden çıkıyor. Mad bunu fırsat bilerek altınına geri kavuşuyor ancak burada tüm ezberlerimizi bozan bir eylemde bulunuyor! Altınını Laura’nın vücuduna geri yerleştiriyor ve böylelikle onu yaşama geri döndürüyor.

Sonrasında izlediğimiz kısım ile de Laura’nın asıl ölümüne sebep olan kişinin Mad Sweeney olduğunu anlıyoruz. Aslında kendisi Mr. Wednesday’in zoruyla bunu yapıyor. Mad, onun piyonu haline gelmiş durumda. Mr. Wednesday’in yardımcıları kargalarla olan iletişiminde Mad’in bu durumdan fazlasıyla şikayetçi olduğunu fark ediyoruz. Şimdi Laura’yı yaşama geri döndürme sebebi ise onunla arasında Essie sebebiyle kurduğu bağ.

Essie ile Mad’in gerçekten böyle bir geçmişe sahip olma ihtimalleri yüksek fakat Coming to Americalar’ın daima amacı bölümün anlatımına katkı yapan imgesel bir alt metin içeriyor olması. O sebeple gerçeklik ihtimalini ben elemeyi tercih ediyorum.

Bu bölümde ilk kez perilerin bahsi geçiyor. Banshee’nin, İrlanda Mitolojisinde ölümlerin haberini veren peri, Mad ile Laura’nın geçirdikleri kazada başrolde olma ihtimali var. Ölüm haberini gözyaşı ile haber veren bu peri, Mad’in tam o an döktüğü gözyaşını baz almış olabilir.

Essie’nin yaşlılığında gelen Leprikon, ondan özür dileyerek kendisine son bir iyilik yapacağını müjdeliyor. Ancak bunun ne olduğunu bilmiyoruz. Görebildiğimiz tek şey Essie’nin kendi küçüklüğüne verdiği öğütler; yani Essie’nin küçükken dinlediği o büyüğü yine kendisi. Leprikon’un ona yapmış olduğu iyiliğin kendi yaşamında sürekli başa dönerek hikaye anlatma geleneğini sürdürmeye çalışmasıyla alakalı olabilir. Çünkü Essie’nin yaşlı hali çocuklara hikaye anlatırken çocukların hikayelerden korkmaları, ilgilenmemeleri onu hayli üzmüştü. Hikaye anlatarak yaşamına devam edebilen Essie’nin bir nevi “ölümsüzlük” hediyesinin bu sebeple verildiğini düşünüyorum.



Dünyadaki tüm samimi insanları alıp yeni bir gezegene geçiş yollarını arıyor. Kafası karışık kafası.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ankara escort izmir escort bahis siteleri casino siteleri ngsbahis enbet izmir escort ankara escort ankara escort bayan mersin escort bayan ataky escort