Search
EKİBİMİZ
porno izle- Canlı Bahis Siteleri- canlı casino siteleri- ngsbahis yeni giriş- enbet giriş adresi-

American Gods 5. Bölüm Analizi

İlk bölümünden beri vaat ettiği yeni evren ile izleyicilerini her bölüm şoke eden ve sürekli başka bir hikaye sunan American Gods ana hatlarını Shadow’un hayatına dahil olmaya çalışan birçok Tanrı ve bu Tanrılar’ın birbirleri arasındaki çekişmelerini; en son haliyle beklenen büyük savaşın etrafında şekillendiriyor. Geçtiğimiz bölüm Shadow’un ölü eşi Laura’nın hikayesi ve ikisinin geçmişi hakkında bilgi sahibi olmuştuk. Bu bölümde ise Laura’nın geleceği, Mr. Wednesday’in gizemli isteği ve Mr. World’ün neyin peşinde olduğu konusu konu ediniliyor.

Kutsal Kadın Atsula

”O zamanlar Tanrı ile insan arasındaki sınırlar çok daha inceydi.”

Kızılderili (Cherokee) Mitolojisi’nde Ölüm Tanrısı olarak geçen Nunyunnini ile her bölüm Amerika’ya dair hikayeler barındıran Coming to America kısmında tanışıyoruz. Atsula, ölü bir çocuk doğurur ve onun ölümü belki de bir kurban olarak ondan habersiz bir şekilde Tanrılar’ına sunulmuştur. Atsula ve halkı Amerika’da barınmak ve yemek bulmak için farklı yerleri keşfetmeye çalışırlar. Ancak bu çabaları başarısız olur ve çareyi asıl gücünü aldığı Tanrısı’na; Nunyunnini’ye danışarak ararlar. Burada ilginç bir detay var: Anubis’in öldüğü için rehberlik ettiği kadınla aralarında bir diyalog geçmişti. Kadına kendi dinine mensup olmayan bir Tanrı’nın eşlik edişinin ilginç geldiğini Anubis’e söylediğinde aldığı cevap büyükannesinin zamanında ona bir şeyleri öğretmiş olmasıydı. Nunyunnini ile Atsula arasında benzer bir diyalog geçiyor ve Ölüm Tanrısı Nunyunnini’nin yine benzer görevlere sahip Anubis arasındaki bağa vurgu yapılıyor.

”Tanrılar güzeldir ama insanlar daha yücedir.”

Kızılderililer’i simgeleyen; Nunyunnini’nin gücünü verdiği kusal kadın Atsula’nın öldürülüşünün ardından onu gelip onu alan bizon Amerika’nın temsiliği nitelinde. Kızılderililer’in katledilişinin alt metin olarak bizon ile ilişkilendirildiğini düşünüyorum. Bunun yanı sıra Atsula halkını Tanrı’nın elçisi olarak terk ediyor ve Tanrılar’ın dahi insanları terk edebileceğini söylenmek isteniyor. Nun’un halkını terk ederek halkın Tanrılar’a dahi güvenmemesi gerektiğinin altı çiziliyor. Bölüm boyunca Mr. Wednesday’in güvenilmez oluşuna yapılan vurgunun temeli daha başlangıç sahnesinden itibaren veriliyor: Atsula’nın halkını terk edişi, Technical Boy, Mad Sweeney ve polis… Halkın ise bunu hemen kabullenmesi Tanrılar’ın da bir gün unutulabileceğinin habercisi. Yine Mr. Wednesday’in savaş yapmak istemesinin sebepleri arasında yer aldığını fark ettiğimiz ”unutulma korkusu” böylece temellendirilmiş oluyor.

İnsanlara ekmek uzatan kişinin öldürülmesinin ardından ekmeğin alınıp çocuklara paylaştırılması çocukların o kültürde artık kutsal varlıklar olmasıyla ilişkilendirilebilir. Atsula’nın ölen çocuğu Aputi’nin ardından halk kendince böyle bir bilinçlendirme sistemine geçmiştir.

Kedi, Robbie, Şarap

”Her mezarlığın yanında bir otel vardır.”

Laura ile Shadow’un ilk karşılaşmalarında Shadow; Robbie hakkında bilinmeyenleri, Laura’nın ölüm hikayesini ve onu ne kadar beklediğine dair sorular soruyor. Laura özeleştiriler yapıyor ve iç hesaplaşmalarını Shadow ile paylaşıyor. Aslında burası için Shadow’a gerçek kendisini gösterdiği ilk yer diyebiliriz. Shadow tarafından reddedilen Laura’nın insan gibi hissettiği tek an ise ona dokunduğu ana tekabül ediyor. Soru işaretlerine sebep olan bu sonuç Shadow’u yine zihinlerimizde yüceleştiriyor. Onları Wednesday’in kuşlarının yanı sıra izleyen birileri daha var ancak bunun Mad Sweeney haricinde biri olabilir mi? Bu konuda tereddütlere sahibim.

Zorya Kardeşler’den Shadow ile rüyasında sohbet eden kadın gökyüzündeki yıldızları işaret ederek sana hayat ışığını vereceğim demişti. Laura ile Shadow’un bulunduğu otelin simgesi olan yıldız Zorya’yı işaret ediyor olabilir. Yani Laura’nın dirilişinin sebebin arkasında Mad Sweeney’in sikkesinin ötesinde gizemler barındığını düşünüyorum.

David Bowie Hala Yaşıyor

”İletişimin ve canlı yayının var ama devrelerin ölmüş.”

Technical Boy’u, Shadow ve Mr. Wednesday’den özür dilemesi ve aynı zamanda onlardan uzak durması için Mr. World’ün isteği üzerine uyarmaya giden Media, bu sefer de David Bowie‘nin sahne gösterileri için yarattığı kurgusal karakter Ziggy Stardust olarak karşımıza çıkıyor. Artık Media’yı televizyon ekranlarının dışında da görebileceğimizi böylelikle öğreniyoruz.

Peki Mr. World’ün Shadow ile Mr. Wednesday’i korumaya çalışmasının sebebi ne? Ayrıca Technical Boy’un Wednesday’in bu kadar kötü bir şey yapıyor olması konusundaki iddiası da dikkate değer nüanslar. Mr. World kendince bir taktik izleyerek düşmanını kendi tarafında tutmaya çalışıyor. Bir bomba olarak patlayıp çevresine ve kendilerine zarar vermesindense saygı değer biri olarak yakınında durması ona daha mantıklı geliyor. Mr. Wednesday’in Shadow’a bu kadar önem vermesinin sebebi yine inanç konusu ile bağdaşıyor. Mr. Wednesday’in kendisine inanan birilerine ihtiyacı var. Bunun da ötesinde Shadow’un inanmasına ihtiyacı var. Çünkü Shadow her Tanrı’nın kendisini istediği özel bir insan.

Media’nın bahsettiği 1938 vakası ilginç bir olaya dayanıyor. 1938’de Orson Welles’in radyo programı sırasında yaptığı bir şaka yıllarca tepki almıştı. Marslılar’ın dünyada büyük bir savaş açacağını anlatmasıyla insanlar paniğe kapılmıştı. Bu Amerikan halkında bir kült haline gelen şaka olarak hala varlığını devam ettiriyor.

Gillian Anderson’ın canlandırdığı Media, geçtiğimiz her bölümde daha farklı kişiliklerle karşımıza çıkacağa benziyor. David Bowie ve Marilyn Monroe olarak performans gösterdiği bu bölümde Mr. World ile yakın ilişkileri olduğunu gözlemliyoruz; kendisi onun bir nevi sağ kolu niteliğinde.

Tanrı’nın Dünyaya Bakışları

”Yaşam açan bir çiçektir. Ölüm her tarafta işini görür. Yaşam eve bakandır; ölüm de üst kattaki zorba.”

Bir şekilde ifade vermek zorunda kalan Shadow ve Mr. Wednesday arasında güvensizlikler açık etmeye başlıyor. Polis, Shadow’u Wednesday hakkında uyarıyor ve yapmak istediği şeylerin çok büyük yaralar açacağını iddia ediyor. Shadow bu noktadan itibaren ona dair şüphelere sahip oluyor. Osama bin Laden ile alakasının olabileceği işlere bulaşan Mr. Wednesday gerçekleştireceği şeylerin ardından yeni bir evren inşa edebileceğine inanıyor.

Mr. World, Marilyn Monroe karakterine bürünen Media, Technical Boy, Shadow ve Mr. Wednesday’i aynı sahnede buluşturan sebep ise Mr. World’ün Wednesday için yaratmak istediği şöhret. Düşmanını yakınında tut taktiği ile ilerlediğini kanıtlayan Mr. World’ün ne yapmaya çalıştığının Mr. Wednesday aslında farkında. Mr. World yakında ona ihtiyaç duyacağı konusunda ise kendisinden emin.

Media, Technical Boy’a Shadow’un Mr. World’ün adamı olduğunu söylemişti. Üstelik henüz hiç tanışmamalarına rağmen. Mr. World insanları kendisiymiş gibi tanıyor çünkü onların ruhlarının hepsi yine ona ait. Böylelikle bir konuya açıklık getirmiş oldular. Shadow, bir Tanrı değil. Sadece özel bir insan. Ancak yine de bu konuda gizemini koruyacağa benziyor.



Dünyadaki tüm samimi insanları alıp yeni bir gezegene geçiş yollarını arıyor. Kafası karışık kafası.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ankara escort izmir escort bahis siteleri casino siteleri ngsbahis enbet izmir escort ankara escort ankara escort bayan mersin escort bayan ataky escort