Search
EKİBİMİZ
porno izle- Canlı Bahis Siteleri- canlı casino siteleri- ngsbahis yeni giriş- enbet giriş adresi-

American Gods – 3. Bölüm Analizi

İlk bölümünden beri izleyicilerinin kafasını allak bullak eden American Gods ikinci bölümünde biraz düşüşe geçmiş olsa bile araladığı sır kapılarıyla ve daha fazla soru işareti yaratmasıyla gelecek bölümü heyecanla beklememize sebep oldu. Üçüncü bölümünde ilk bölüm kadar yoğun bir koşuşturma olmadığı aşikar. Ancak her geçen gün eklenen yeni karakterler ve onların hayal güçlerini zorlayan hikayeleri, paradoksu andıran nüansları American Gods’ı vazgeçemediğimiz fanteziler diyarına dönüştürüyor. Listeye sürekli eklenen yeni ve eski Tanrılar çözülmeyi beklenen bulmacalar gibi.

Boktan Bir Göbek Adı: Ölüm Güzellemesi

“+Bir süre için üzülecekler ama sonra tekrar mutluluğu bulacaklar. Assaf bir yıl içinde evlenecek ve ilk kızına senin adını koyacak.

-Boktan bir göbek adı?”

Açılış kısımlarında -en azından ilk iki bölümde- diziden daha bağımsız sahneler yer alıyordu. Bütüne baktığımızda şu an ile ilişkisi daha kapalı olan Tanrılar anlatılırken bu bölümde hikayeye en yakın ve şu ana destek veren bir kısım tercih edilmiş.

Mısır Mitolojisinde önemli bir yere sahip olup Mumyalama, Ölüler ve Ahiret Tanrısı olarak geçen Anubis; Mr. Jacquel ile bilinmeyen bir yerde, bilinmeyen bir zamanda ilk tanışma Müslüman bir kadının ölümü sayesinde gerçekleşiyor. Kadının Müslüman olmasına rağmen başka bir dine mensup Tanrının onun ölümünü üstlenmesinin sebebi ise büyük annesinin onu o usulleri öğreterek yetiştirmiş olması.

Anubis ölen kişiye ahirette, dünyadaki iyilik ve kötülüklerinin yargılamasında yardımcı olur. Bu yüzden Adalet Tanrıçası Ma’at’ ın tüyünü tartar. İyi birinin kalbi tüye karşı hafif gelir ve ölünün ruhunu gökyüzüne bir daha doğması için gönderir. Ayrıca ahirete giderken merdivenden çıkmaları konusunda onlara rehberlik eder. Yaşam ve ölüm arasındaki dengeyi sağlamada yardımcı olan Anubis’in kötü bir Tanrı olduğu da iddia edilmekte. Sahne boyunca var olan gerilim bunun kanıtı niteliğinde. Kadın yollanacağı dünyalar arasında seçim yapamayıp ona danıştığında Anubis’in seçtiği dünya hakkında bazı endişelere sahibim.

Açılış sahnesinin mitolojisinin yanı sıra ölümün sıradanlık, zamanla en yakınlarının yokluğuna dahi alışabileceğimiz bir olgu olması kadının ailesiyle olan ilişkisinden yola çıkılarak anlatılıyor. Anubis iyiliklerini ve kötülüklerini terazide tarttığı sırada önemsiz gibi görünen ancak kadının kendi içinde zaman zaman vicdan azabı yaşadığı davranışlarının bahsini geçirmesi önemli detaylar arasında yer alıyor.

Bakire Falcı Zorya

“Tanrı değil; Tanrı gibi. Kötü bir şey.”

İkinci bölümde Zorya Kardeşler’den yüzünü göremediğimiz; uyuyan kadın Zorya Polunochnyaya ile ilk kez karşılaşıyoruz. Her kardeşin bir zamanı vardı diyerek tanışmanın ertelenmesinin nedenini açıklıyor. Neil Gaiman, bu karakteri yarattığında Slav Mitolojisinin fazla kaynağa sahip olmamasından yararlanarak onun Tanrıça olduğunu iddia ederek okuyucularını bir nevi kandırmıştı.

Mr. Wednesday ile kötü bir geçmişe sahip olduğunu düşündüğüm bu kadının ilk söylediği şey bizonun küçülüyor oluşu. Amerikanın temsili olan Bizon, genellikle Shadow’un rüyalarında bulunuyordu. Zorya ile konuşmalarının rüya olabileceği yanılgısına itilen Shadow’a bu diyalog Zorya’dan gönderilen bir mesaj işlevi olarak kullanılıyor. Ancak uyanışının ardından anlıyoruz ki yaşananlar rüya değil. Shadow’un zaten rüya sandığı birçok şey gerçeğin habercisi olarak karşısına çıkıyor.

Odin, Valfader (Seçen Baba, Ölenleri Seçen Baba) adıyla ölenleri toplar ve yeraltına götürür. Vikings dizisinde Ragnar’ı ölüme götüren kör adamı hatırlarsınız. Zaten tek gözü olan Odin’i kör adam temsil ediyordu. Bir vagona ölüleri toplayıp onları Samanyolu’na, yani Galaktik Merkez’e taşır. Bu vagon da Büyükayı ve Pegasus Takım Yıldızları’dır. Büyükayı tüm göğü dolaşır ve Pegasus ile yeraltına inilir.

“Bir yol üzerindesin hiçbir şeyden her şeye.”

Zorya’nın “O yıldızlarla zincirlendi ve eğer kaçarsa bütün her şeyi yiyecek,” gibi söylemlerde bulunarak Büyük ayı hakkında Shadow ile konuşması Odin’i temsil eden Mr. Wednesday’e dair onu uyarmaya çalışmasının sinyallerini veriyor. Zaten falına baktıktan sonra sana yardım edeceğim diyerek önceki davranışlarını destekliyor. Falına bakarken Shadow’u bu zamana kadar en iyi biçimde tanıyabilenin Zorya olduğunu fark ediyoruz. Shadow’un hiçbir şeye inanmadığını o sebeple hiçbir şeyi olmadığını söylüyor. Öpüşmenin nasıl bir şey olduğunu merak ettiği için ona yardım etmesi sözünün karşılığında ilk öpüşmesini Shadow ile yaşayarak aralarında duygusal bir ilişki olabileceği ihtimalini de doğurmuş oluyor. Ayrıca ona Ay’ı vererek kötülüklerden korunmasını sağlıyor.

Sen Işık’sın, Ben Karanlık

“Tek gereken bir darbe. Bu sanattır.”

Dama oyununu kaybederek kafasını Czernobog’a kurban edecek olan Shadow onunla yeni bir oyun oynamak ister. Czernobog hakkında fark ettiği yeni şeyler vardır. Daima güçlü olduğunu savunan bu adam aslında yaşlılığın vermiş olduğu eziklikle ezbere konuşmakta ve sözde kahramanlıklarıyla kendisini tanıtmaktadır. Shadow’a bu cesareti aynı zamanda Zorya Kardeşler’den yeni tanıştığı kadın da verdi diyebiliriz. Ona hediye ettiği şey ile Shadow daha güçlü bir karakter haline gelmeye başlıyor.

Kar ve İnanç

“Bu kadın İsa’nın kendi günahları için acı çektiğini düşünüyor. Bunlar onun günahları. Neden İsa onunkiler için acı çeksin ki?”

Mr. Wednesday ile banka soymak için yola koyulan Shadow bu bölümde yine inanç meselesi konusunda köşeye sıkıştırılıyor. Önceden bu konuda inat ederken yaşadığı mucize ile düşüncelerini sorgulamaya başlıyor. Mr. Wednesday ona gün boyu karı düşünmesini söylüyor ve sonunda yağmaması gereken bir günde kar yağıyor. Başarmak istediklerini ancak inanç yoluyla başarabileceğini ve gerçekliğin yalnızca gerçeklikten ibaret olmadığını ona öğretmeye çalışan Wednesday kimin neye ihtiyaç duyduysa onu yaratabileceğini; böylelikle kendi isteklerine kavuşabileceğini savunuyor. Binlerce ten renginde, farklı ırklarda İsa var diyerek argümanını da sağlamlaştırmayı ihmal etmiyor. Shadow inanmama sebeplerinden birinin aldatılma korkusu olduğunu itiraf ediyor.

Aynı zamanda Mr. Wednesday’in Zorya Kardeşler’in birinden gerçek bilgi istiyor. O sırada gelecek olan savaş konusunda ne kadar hırslı olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Savaş artık Mr. Wednesday ile özdeşleşmiş durumda denilebilir. Ancak burada ilginç bir nokta var: Kadın ona bu kadar kötü ne yaptın edasıyla bir soru soruyor. Wednesday ile ilgili bilmediğimiz kötü bir gerçeği büyük ihtimalle yakında öğreneceğiz.

Ben Dilekleri Yerine Getirmem

“Amerika’da bir satıcının gülümsemesi yoksa çıplaktır.”

Salim, Umman’dan Amerika’ya yeni gelen ve burada bir haftadır kalan bir satış pazarlamacısıdır. Ne yazık ki işleri iyi gitmemektedir. Bir gün taksiye biner ve taksici ile arasında ilginç bir sohbet başlar. Umman’dan geldiğini öğrendiğinde daha önce orada bulunduğunu, Ubar şehrinde (Kayıp Şehir Kuleleri) olduğunu söyler. Ancak şehir 2-3 bin yıl önce yok edilmiştir. Tufan mitosları arasında teknolojik ve kültürel anlamda günümüze en yakın şehirlerden biri olduğu düşünülen Ubar kendi içerisinde birçok farklı efsane barındırıyor.

İslam ve Arap mitlerinde karşılaştığımız Ibrahim bin Irem; Jinn karakteri burada taksi şoförü olarak kendisini gizliyor. Kendisi Ifritler’den olduğu için en güçlü Jinnler arasında yer alıyor. Salim’in onun Jinn olduğunu fark edişi uzun sürmüyor. Ardından odasına davet ediyor ve sevişiyorlar. Sevişme yoluyla kendisine yeni bir beden bulan Ibrahim evrimini böyle gerçekleştiriyor. Jinn’i birçok açıdan Bilquis’e benzettiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Kendisine yeni bedenler bulmaya devam etmesi ve bulduğu bedenlerle istediği kişilerin yerine geçebilmesi göz ardı edilemeyecek büyüklükte bir hadise olacak gibi.

Son olarak Mad Sweeney’in kendisini alkolle dağıttığını ve Shadow’a verdiği sikkesini geri alabilmek için tonlarca yol katettiğini görüyoruz. Sikkenin Laura’nın mezarlığında düştüğünü öğrenince mezarlığa geri dönen Mad tuhaf bir durumla karşı karşıya kalıyor: Tabut boş çıkıyor! Tam o sırada Laura’nın Shadow’u ziyaret ettiğini görüyoruz ve o rüyaları boşuna görmediği sonucu ortaya çıkıyor. Ayrıca bu durumun ölüleri yeniden diriltebildiği için Anubis ile bir ilgisi olabileceğini de düşünüyorum.



Dünyadaki tüm samimi insanları alıp yeni bir gezegene geçiş yollarını arıyor. Kafası karışık kafası.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ankara escort izmir escort bahis siteleri casino siteleri ngsbahis enbet izmir escort ankara escort ankara escort bayan mersin escort bayan ataky escort