Film Fabrikası yapımcılığında çekilen, ilki geçen yıl gösterime giren Alem-i Cin’in ikincisinin de yönetmen koltuğunda Özgür Bakar oturuyor. Filmin senaryosunda ise Bakar’la birlikte birçok filminde olduğu gibi Alper Kıvılcım yer alıyor. İlk filmde olduğu gibi görüntü yönetmenliğini Uğur Kaplan ve müzikleri ise Ercüment Vural üstleniyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Cihangir Köse, Savaş Barutçu, Bekir Behrem, Ali Kaan Serez, Baran Bayraktar, Sena Tuğçe Güner, Miraç Sevsay, Vural Ceylan, Günnur Adıgüzel, Muratcan Bozarslan, Murat Gürler gibi isimler bulunuyor.

İlk filmin devamı niteliğindeki filmin konusunu kardeşine duyduğu kıskançlık ve öfke nedeniyle büyü yaptıran bir ağabeyin yaşadıkları ile paralel gelişen, ilk filmdeki cinayeti araştırılması süreci oluşturuyor. İlk filmde Cinler Alemi’ne hapsedilen Yeliz’den hiçbir iz bulamayan polis, bu kayboluştan dolayı Salih Hoca’yı sorumlu tutar. Sorgu esnasında ortaya çıkan olaylar ile polis memuru Yakup’un oğlu Yusuf’un yaşadığı paranormal olaylar arasında benzerlikler vardır. Yusuf da cinlerin saldırısı altındadır. Polis Yakup, suçlu gördükleri Salih Hoca ve oğlunun yaşadığı kabuslar arasında çok zor bir karar vermek zorunda kalır.

 

Görüntü kalitesinden çekimlerine, makyajından özel efektlerine değin başarılı olan filmde, gündemde sık sık karşımıza çıkan çocuk istismarından, hayvanlara uygulanan şiddete değin birçok sağlam alt metin bulunuyor. 1991 yılında yaşanan ve polis kayıtlarına “Açıklanamayan” olarak geçen bir vakanın güncelleştirilerek senaryolaştırıldığı belirtilen Alem-i Cin 2’de Türk korku Sineması’nda karşımıza az sayıda çıkan erkek karakterin başka bir erkek karaktere yaptırmaya çalıştığı bir büyü vakası temel alınıyor.

Ayrıca, geçtiğimiz yıl vizyona giren Cin-i Ayet’e benzer şekilde, korku alt yapısını polisiye bir hikâye ekseninde şekillendiren ender yerli korku filmlerinden biri olarak da dikkat çekiyor. Filmdeki polislerin gerçekçi diyalog ve karakter portreleri de filmin hikâyesini güçlendiren detaylar arasında.

Bakar bu kez Deccal serisinde yaptığı hataya düşmüyor ve önceki filme göndermeleri kısa ve az sahne ile geçiştiriyor. Ana karakterlerin yaşadığı ev, mekân tasarımı olarak diğer filmlerine benzer şekilde antikalar ile oluşturulmuş. Bakar’ın ilk filminden bu yana es geçmediği cameosu bu filmde de mevcut. Ayrıca bu kez bonus olarak senarist Alper Kıvılcım’ı da çaycı rolünde görmek mümkün. Filmin ikinci yarısındaki diyaloglar biraz yapay kalsa da oyuncuların performansı imdada yetişiyor. Bu durumun asıl nedeni ise ilk yarıya nazaran ikinci yarının daha hızlı bir tempo ve daha fazla diyaloğa sahip olması. Filmde birçok jumpscare sahne bulunmasının yanı sıra, halk inançlarına göndermeler de oldukça başarılı bir biçimde yansıtılmış.

Aynı zamanda Özgür Bakar bu filmle kendi filmografisinde farklı bir parantez açıyor ve filmin içine serpiştirdiği gündemle alakalı, kör göze parmak olmayan doğru toplumsal mesajları izleyiciyle buluşturuyor.

Sonuç olarak Alem-i Cin 2, ilk filmden çok daha başarılı, alt metinleri oldukça kuvvetli, jumpscare sahneleri fazlaca kullanan, müzik tercihi özenli olan bir yapım. Bu yılın 11. Türk korku filmi olsa da; gişe rakamları ve kalite bazında ilk üçte yer alacağını garantileyen filmler arasında. Türk korku severlerin, filmi gösterimdeyken kaçırmaması tavsiye edilir…

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın