2019 Senesinde 20. Yılını Kutlayacak Filmler

0
1999 senesinde ilk gösterimini yapmış filmler de, çok kısa bir zaman içinde 20. yaşına girecekler. İyisinden-kötüsüne birçok filmin sinema salonlarını renklendirdiği yüzyılın bu son yılında, başarılı filmlerin sıklığı açısından güzel ve doyurucu bir kapanış izleriz. Bir kısmını zamanında sinemada, bir kısmını da daha sonradan izlediğim bu filmlerden, sadece başyapıt seviyesinde veya bu seviyeye yaklaşanları değil, ayrıca eğlendiğim ve hüzünlendiğim filmleri de buraya ekledim. Bu filmlere ek olarak eklemek istediğim başka filmler de vardı tabii ki ama onları da başka bir listede ayrıca değerlendirmeyi düşünüyorum. Zaten çoğu kişinin bildiği ve izlediği filmlerden oluşan bu yirmilik 1999 listesi, özellikle o dönem bu filmleri izlemiş biri olarak, zamanın ne kadar çabuk geçtiğini de maalesef hatırlatıyor.

1The Matrix

       Wachowski kardeşlerin ilk filmleri olan “Bound” filminden sonra sinemaya armağan ettikleri “The Matrix”, derinlikli ve her izlemede yeni çıkarımların yapılabildiği senaryosu ve sinemaya yenilikler getirdiği teknik kısımları ile 90’ların en iyileri arasına girmekte zorlanmadı. 99 senesinde “What is the Matrix” yazılı afişleri ilk gördüğüm andan itibaren beni yakalamış ve vizyonda izler izlemez etkisi altına almayı çabucak başarmıştı. Bir şirkette çalışan Thomas Anderson (Keanu Reeves), Neo takma ismi ile geceleri net aleminde araştırmalar yaparken, Trinity’nin (Carrie Ann Moss) kendisine ulaşması sonucunda Morpheus (Laurence Fishburne) ile tanışarak yaşadığı dünyanın bir simulasyon olduğunu öğrenmesi ve bunun takibinde uzun soluklu bir maceraya hazırlanmasını izliyoruz. Keanu Reeves’i anında zirveye çıkaran film, o sene Bafta ve Oscar ödül törenlerinde teknik kısımları ile zafer elde etmişti. Kendi türünde bir başyapıt.

2Fight Club

“Bizim neslimiz büyük depresyonu ya da büyük savaşı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş. Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız.”

İyi bir işe sahip olan anlatıcı (Edward Norton), uykusuzluk problemi çekmektedir. Doktorunun tavsiyesi üzerine destek grubuna katılır. Bir gün evine döndüğünde evinin patlama sonucu harab olduğunu görür. Hemen ardından kendini, bir yolculuk sırasında tanıştığı Tyler’ın (Brad Pitt) yanında bulur. Tyler’ın zorlamaları karşısında ilk kanın aktığı kavga sahnesi ile beraber karakterimizin hayatını anlamlandırmaya çalışmasının, hissetmeye başlamasının başlangıcı yapılmış olur. David Fincher’ın, tüketim toplumu ve sistem karşısında bireyin yalnızlaşmasını, hissisleşmesini ve aynılaşmasını sert bir dille eleştirdiği film, Chuch Palahniuk’un romanından yola çıkılarak uyarlandı. Yine çeşitli okumalara açık olan ve kendini tekrar tekrar izleten başarılı senaryosu ile en iyiler listelerinin gediklilerinden.

3Eyes Wide Shut

       Stanley Kubrick’in son filmi olarak vizyona giren Gözü Tamamen Kapalı, gösterildiği sene çok konuşuldu ve hala da konuşulmaya-tartışılmaya devam ediyor. Filmde, Doktor William Harford’un (Tom Cruise), eşinin daha önce bilmediği cinsel arzularını keşfettikten sonra başlayan gerilimli ve gizemli yolculuğunu izliyoruz. Arthur Schnitlzer’in novellası’nın izlerini taşıyan film, Kubrick’in elinde psikanalitik öğeler ve bir çok yere serpiştirilmiş sembollerle iç içe geçmiş, ince ince işlenmiş bir gizem yolculuğu olarak ele alınmıştır. Renk kullanımı dahil bir çok tercihin ayrı ayrı bir bütünü oluşturduğu film, Tom Cruise ve Nicole Kidman ikilisinin kariyerlerindeki en önemli işlerden biridir diyebiliriz.

4American Beauty

       Oscar ödül töreninden, en iyi film ve yönetmen dahil 5 dalda ödül ile dönen Sam Mendes imzalı Amerikan Güzeli, aile içinde yaşanan çatırdamaları etkileyici şekilde anlatmasıyla ön plana çıkıyor. Orta yaş bunalımına girmiş Lester Burnham’ı (Kevin Spacey) merkezine alan film, eşinin ve kızının kendisine davranışları, patronu ile olan mücadelesi gibi etkenlerle, bulunduğu ortamda sıkışıp kalmış, nefes alamayacak duruma gelmiş bunun sonucunda da bir çıkış arayışı hali içinde görüyoruz. Sistemin bir sonucu olarak, geldikleri noktada birbirine vurdumduymaz olan ve kırılmaya başlayan yapı, güçlü senaryo ve oyunculuklar ile seyirciye etkileyici bir şekilde gösteriliyor.

5The Sixth Sense

       Özellikle, 1999 yılı ve 2000 yılının başlarında büyük gürültü koparan, gişede hiç ummadığı bir başarı yakalayan ve bütün gözlerin bir anda üzerinde olmaya başladığı yönetmeni M. Night Shyamalan’ı en iyi yönetmen Oscar adaylığına taşıyan, döneminin olay filmi Altıncı His.  Çocuk psikoloğu Malcolm Crowe’un (Bruce Willis), hayaletler gördüğünü iddaa eden gizemli küçük hastası Cole (Haley Joel Osment) ile olan görüşmelerinin ardından bu olayı araştırmak ve gizemini çözmek için giriştiği mücadeleyi izlerken, filmin başarılı kotarılmış atmosferi ile gerilimin doruklarına vararak sürpriz finale doğru ilerliyoruz. Çocuk oyuncusunun başarılı performansı, matematiği çok iyi ayarlanmış senaryosu ve Shyamalan’ın özlenen yönetmenliği ile dönemin en ses getiren filmlerinden biri olmayı başardı.

6The Blair Witch Project

       Maryland ormanlarında 40’lı yıllarda kaybolan çocuklar sonucunda efsaneye dönüşen Blair Witch olayını araştırmak için, üç sinema öğrencisinin bölgeye, video kamera ve ses kaydedici ile gelmesi ve gelişen korkunç olayları izlediğimiz film, genel olarak seyirciyi de olumlu-olumsuz ikiye bölmesiyle de meşhurdur. Kimisi el kamerası tekniği ve atmosferi ile filmi kendi türünde üst sıralara taşırken, kimileri de basit ve anlamsız bulur. Ben şahsen zamanında sinemada izleyip filmi beğenen taraftayım. Atmosfer ve kayıp film olayının filme iyi bir şekilde yedirildiğini düşünerek, filme şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Devam filmlerine bulaşmayın.

7The Straight Story

       Yıllardır görmediği abisinin kalp krizi geçirdiği haberi ile çim biçme makinesini kaptığı gibi yollara düşen Alvin’in hikayesini izlediğimiz film, David Lynch filmografisinin en farklı ve sade filmi olarak yerini koruyor. Doğa manzaraları ve müzikleriyle birlikte defalarca izlenecek kıvama bürünen, Alvin karakteri ile çok iyi performans icra etmiş Richard Farnsworth’e en iyi erkek oyuncu Oscar adaylığını getiren, bu Lynch filmi gibi gözükmeyen Lynch filmini, eğer izlemeyen taraftaysanız, daha fazla bekletmeden izlemenizi öneririm.

8The Green Mile

       Stephen King’in romanından uyarlanan Yeşil Yol, yönetmenlik koltuğunda Esaretin Bedeli ile hapishane filmleri arasında saygı duyulucak filmlerden birine imza atmış olan Frank Darabont’u bulundururken, Thomas Newman imzalı müzikleri ile de insanı mahveden ve duygudan duyguya sürükleyen, başarılı bir roman uyarlaması olarak hafızalara kazınıyor. Tom Hanks’in, hapishane gardiyanını canlandırdığı filmde, elektrikli sandalye cezasına çarptırılmış, doğa üstü güçlere sahip John Coffey’nin (Michael Clarke Duncan), herşeyin göründüğü gibi olmadığına yaptığı o duygusal dokunuşu izliyoruz. Frank Darabont, Esaretin Bedeli filminde olduğu gibi bu filmi ile de Oscar ödül töreninden boş dönmüştür. Fakat bu filmin değerinden hiçbir şey kaybettirmemiştir.

9Magnolia

       Çektiği ikinci uzun metraj filmi Boogie Nights ile adını geniş kitlelere taşıyan Paul Thomas Anderson, bu başarısından iki sene sonra çektiği Magnolia filmi ile de bu başarısını devam ettirdi. Manolya, bir gün içerisinde geçen ve gündelik hayatın dertleri, yoğunluğu ile yoğrulmuş karakterleri izleyiciye tek tek gösteren, karşılıklı ilişkiler, vicdan, pişmanlık gibi duygular ile karakterlerini zaman ilerledikçe birbirine bağlayan 3 saatlik çok başarılı bir eser. Oyunculukların hepsinin çok iyi olduğu filmde, özellikle Tom Cruise kariyerinin en iyi performanslarından birini gösteriyor. Çok karakterli bir hikayenin nasıl ustaca işlendiğini izlemek için, filmin süresini kafaya fazla takmayıp, kendinizi hikaye akışının içine bırakın.

10All About My Mother

       Oğlunun ani ölümünden sonra yaşadığı şehri, geçmişine gitmek, unutulanları hatırlamak ve oğlunun babasını bulmak için terk eden Manuela’yı (Cecilia Roth) izleriz. Pedro Almadovar’ın, Oscar, Altın Küre ve Bafta’dan en iyi yabancı film ödülleriyle, Goya Ödül töreninde de 7 dalda yüzünü güldürerek ödüllere boğulmuş filmi, yer yer eğlenceli ama genel olarak içinde barındırdığı hüznü ile izleyenleri etkisi altına alır. Bu unutulmaz veda filmi, senaryo olarak bize çok farklı bir konu ile gelmesede, ele alınış biçimi olarak benzerlerinden çok farklı yönlere kayıyor ve izleyenler üzerinde kalıcı etkiler bırakıyor.

 

2019 senesinde 20. yılını kutlayacak diğer filmler:

  • Being John Malkovich
  • Toy Story 2
  • Office Space
  • Mayıs Sıkıntısı
  • An Affair of Love
  • Election
  • The Insider
  • The Iron Giant
  • Not One Less
  • American Pie

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın