10 yıllık ve 21 filmlik bir serüvenin 3 saat uzunluğundaki son sözü.

Kökeni koskoca 10 seneye ve birbiri ile bağlantılı 21 filme dayanan Marvel Sinematik Evreni, bu çağı resmi manada kapatmak için ilk adımını 27 Nisan 2018 tarihinde attı. Avengers: Infinity War filminin vizyona girmesi üzerinden tamı tamına 363 gün geçmiş durumda. O gün itibari ile, Marvel’ın seyircisinin iç dünyasında yarattığı karmaşık duygular ve beklentiler, neredeyse tam 1 yıl sonrasında sona yaklaşmış durumda.

Ülkemizde resmi çıkışını 25 Nisan tarihinde gerçekleştirmesi beklenirken, gösterilen yoğun ilgiden ve taleplerden dolayı bir gün öncesinde gece matineleri ile vizyona giren Avengers: Endgame, muhtemelen yediden yetmişe bütün sinema severlerin 2019 yılında izlemeyi bekledikleri en büyük filmler arasında ilk sırada yer alıyordu.

İlk filmde karakterlerimizin aldıkları yenilgi sonucu dünyada milyarlarca insan hayatını kaybetmiş ve evrenin yarısı kül bulutu haline dönüşmüştü. İzleyiciler olarak bizler de kendi aramızda ikiye bölündük. Kimilerimiz evrenin temizlenmesi ve doğru bir yol izleme amacı ile Thanos’un yaptıklarını doğru bulurken; kimilerimiz ise kinini diri tutup, serinin son filminin vizyona girmesini aynen aşağıdaki gibi bekledi.

Gel gelelim o şanlı 3 saat 1 dakikalık şov sona erdi ve biz, bunca yıl izlediğimiz filmlerden hafızamızda kalanlar ile kendimizi uzaklara bakarken bulduk. En azından filmden sonra benim gibi düşüncelere sahip olanların böyle oturup kaldığını düşünüyorum.

Öncelikle Russo biraderlerin kesinlikle çok büyük bir teşekkürü hak ettiklerini düşünüyorum. 60’lı yıllardan bu yana, tozlu raflardaki çizgi romanlarda bulunan süper kahramanların, günümüz yüzyılında karşı karşıya olduğumuz dev sinema salonlarına ve sayısız dijital platforma aktarılması konusunda büyük başarıya imza attılar.

İlk olarak Anthony Russo ve kardeşi Joe Russo’ya bu süreci ellerinden geldiğince inanılmaz ve duygu dolu yaşattıkları için şahsım adına teşekkür ediyorum. Daha sonrasında Marvel Sinematik Evreni’nin yarattığı bu 10 yılı aşan serüven sayesinde; süper kahramanların ve barındıkları evrenin, günümüzdeki genç yaştaki izleyiciler tarafından ilham kaynağı görülmesi adına gerçekleştirilen eylemler karşısında saygı ile takdirlerimi sunuyor ve devamlılığının gelmesi konusunda geleceğe umutla baktığımı belirtmek istiyorum.
Filmin eleştirisine gelecek olursak; (LOL; yazının bu kısmına kadar neredeydin diyen okuyucular için açıyorum bu parantezi, geldik patlamayın) yazının bundan sonraki kısmında bir hayli SPOILER(tat kaçıran şeyler) olacağını belirtmek isterim ve filme gideceğiniz süre zarfı boyunca sosyal medyadan bir süre uzak kalmanızı şiddetle tavsiye ederim lakin epey tat kaçırıcı olabiliyor.

* Bu bölümden sonrası tat karçırıcı, midede asit yapıcı, geceleri uyutmayacak derecede bilgi içerici yazılar olduğunu belirmek isteriz. Saygılar, sevgiler. *

Endgame hakkında hissettiklerimin en özet tanımı herhalde “ne beğendim ne beğenmedim” olur. Bu şekilde hissetmemin nedenini kendimce dayandırdığım birkaç ana olgu var. Bunlardan birinin Infintiy War ile yakalanan inanılmaz hype ve seyircinin gönlüne yaratılan beklenti olduğunu düşünüyorum. İkinci bir olgu ise; film, barındırdığı karakterlerin geçmişi ve kendi arka plan hikayelerinin derinliklerine eşit paydada değinebilmek için bazı yerlerde soru işaretleri bırakıyor. Şu niye böyle oldu, eee burası böyle miydi derken hop başka bir skeç araya giriyor ve *BOOM* şimdi de 5 yıl ileridesiniz. Aynen bu gidişata maruz kalıyor film.

Daha eleştirmeye yeni başlamışken olumsuzlukları ardı ardına sıralayıp sizlerin gözünü korkutmak istemediğimden, biraz da filmin can alıcı ve göze güzel gelen noktalarından bahsetmek istiyorum. 9 ayrı tek karakter ve bunların yanı sıra GOTG ve Avengers gibi iki ayrı ekibe toplamda yapılan 5 filmin özetlenmesi tabii ki 3 saate sığdırılması zor bir proje olacaktı. Fakat yapım ekibi ve Russo kardeşlerin bu işin altından layığı ile kalktığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Filmin bir diğer dikkat çekici noktası ise esprilerin %70’lik kısmının ciddi manada yerinde ve komik olmasıydı. Önceki Marvel filmlerinin büyük çoğunluğunda, eğer amaç ciddi manada komedi değilse (bkz: GOTG) esprilerin ve yapılan şakaların sadece “yapılmış” olmak için ortaya konulduğunu düşünüyorum. Fakat filmde ciddi manada güldüğüm çok zekice birkaç espri filmin tadı tuzu niteliğinde.

Lakin barındırdığı espriler ve şakalar bir yana, ben ne yazık ki ağzımın tadı bozulmuş şeklinde ayrıldım salondan. Bunun en büyük sebebi filmin anlatmak istediklerini anlatırken seçtiği yöntemin “fan-service” şeklinde olmasından kaynaklanıyor. Fan-service deyimiyle anlatmak istediğim şey ise, eğer Marvel’ın hard fan’larından biri iseniz bu zamana kadar söylediğim şeyler sizin için muhtemelen hiç mantıklı gelmeyecektir. Çünkü siz, çoktan filme hasta olup her şeyini övmeye başlamışsınızdır. Ve inanın bu durumdan hiçbir durumda şikayetçi değilim. Böyle bir şeyin gerçekleşmesi tamamen yapım ve çekim ekibinin elinin altında olduğundan dolayı, suç sizde değil anlayacağınız.

Günümüze kadar gerek DC, gerek Marvel kuruluşları seyircilerinin önüne harika filmler koydu. DC perspektifinden baktığımızda ortada koskoca Dark Knight ve Watchmen örnekleri varken, Marvel cephesi ise bu yarışa Winter Soldier ve Infinity War gibi harika iki proje çıkardı. Çıta bu gibi filmlerle bu denli yüksek seviyeye çıkmış durumdayken ve her şeyden en önemlisi, izleyici 363 gündür hype bir şekilde serinin son filmini beklerken biraz da olsa hayal kırıklığına uğramak üzücü olabiliyor.

Anlatmak istediğim asıl noktadan biraz uzaklaştığımı hissettiğim için “fan-service” konusuna geri dönmek istiyorum. Herkesin, hatta özellikle Marvel hayranlarının filmden tatmin ayrılabilmesi için ortaya konulan proje doğrultusunda, filmi detaylıca inceleyen ve eleştirilebilecek noktalarına takılan insanların biraz hakkı yenilmiş gibi hissediyorum.
Karakterleri kendi seviyelerinde incelemeden önce değinmek istediğim son konu ise filmin genel anlamda sahip olduğu ritim problemi. Nabzın nerede yükselip nerede yavaşlaması gerektiği gibi konulara hiç giriş yapmayan film, kalabalık ekipten kimsenin eksik veya ilgisiz kalmaması isteğinden dolayı saçma bir ritim bozukluğu problemi yaşadığına inanıyorum. Bir anda vahşi veya şok edici bir sahne gösterirken ardından hemen gereksiz esprilerin gelmesi seyircinin kafasında soru işaretlerine ve “ne gerek vardı ki?” sebep veriyor fikrimce.

Karakterlere gelecek olursak; film, Infinity War’da umutları yeşertip utandırdığı ve bize borçlu (bkz: İlk filmde Tony’nin Thanos tarafından “almost” öldürülmesi ve Spidey-Iron Man arasında yaşanan bromance) hissettiği bir bakış açısıyla hepsine bir takım önemli gelişmeler eklemiş gibi duruyor fakat bence bu işte de pek başarılı olduğu söylenemez. Tabii ki arada Tony Stark gibi istisnai karakterler var, yok da değil, hakkını yemeyelim filmin. Şöyle seriden bombalıyorum hemen;

“Black Widow ve Hawkeye arasında gerçekleşen ölüm kavgasının saçmalıktan ibaret olduğunu düşünüyorum. DC yeteri kadar gözümüze sokmadığı gibi bir de Thor gibi bir tanrının “mommy issues” tavırları ve fortnite promote etmesi en büyük eksiğimizdi herhalde. Hulk ise koskoca iki meydan muharebesi içeren filmde nasıl acaba daha fazla yer almayabilir diye düşündükleri sırada, ilk filmden sahnelerini sokalım diye düşünmeleri beni gerçekten mutlu etti açıkçası(!) Filmde her şeyi, her karakteri detaylıca anlatmak isteyen ekibimiz tabii ki de feminist ordumuzun generali Okoye’yi ihmal etmeyecek ve günümüzde yaşayan pozitif ayrımcılık saçmalığına ışık tutacaktı. Yaşamını ve ailesini bir farenin arabada rastlantısal gezisine borçlu olan Ant-Man’e ve Ronin karakterinin inşası Türkiye’de ki istinat duvarları gibi olan Hawkeye’a ise hiç girmek istemiyorum. Sadece Iwombe demek için gelen Black Panther ve spoiler vermek istemeyen adam gibi adam Dr. Strange için ise söyleyecek pek bir şeyim yok.”

Ohh. Rahatladım vallaha. Bunca söylediğim eleştiriden dışarıda tutmak istediğim iki isim ise Captain ve Iron Man’dir. Onlara diyecek bir sözüm yok. Harika performanslarından ötürü ikisini de tebrik etmek istiyorum. Captain Marvel’a da başlı başına bir paragraf açılırdı da işte pek değeceğini düşünmüyorum.

Uzun lafın kısası, gitmenizi tabii ki öneriyorum. Gidin ve 3 saatlik bir görsel şölene ve güzel esprilere tanıklık edin. Ama detaylıca izlemeyin. Eğlenmek ve keyif almak adına izleyin. İnanın plot-hole’lara takılmadan filmden alacağınız hazın kat sayısı oldukça yüksek olacaktır.

Son söylemek istediğim şey ise: Filmde herhangi bir post-credits sahnesi bulunmaması konusunda bilgi vermek isterim. Herhalde yeni gelecek Spider-Man filmi hakkında hype yaratılıyor diye düşünüyorum.

Yazının bu noktasına kadar gelebildiyseniz eğer, vaktinizi ayırdığınız için sizlere ayrıca teşekkürlerimi iletiyor ve fikirlerime hiç katılmayan insanlara da şimdiden keyifli linçler diliyorum. Teşekkürler!

2 YORUMLAR

  1. Sonunda benimle aynı fikirde olan birini bulduğum için cok mutluyum.Filmle ilgili nerdeyse tüm yorumları okuyup inceleme videolarını izledim, herkes filmi baş tacı yapmış acaba bende mi bir sorun var diye düşünürken bu yazıyla karşılaştım. Yazdıklarının hepsine katılıyorum ayrıca filmin imdb puanının hak ettiğinden fazla olduğunu düşünüyorum.Açıkcası beklentimi karşılamadı zaten filmin trailerları sağ olsun filmi izlemiş gibi olmuştuk. Tabi bunlar benim görüşlerim. Herkesin filmi çok beğenmesi benim beğenmemem canımı çok sıkmıştı o yüzden bende buraya yorum yapmak istedim.

    • İnanın sayenizde ben de yalnız olmadığıma bir o kadar çok sevindim! Değerli yorumunuz için çok teşekkürler, sonuna kadar katılıyorum.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girebilirsiniz
İsminizi buraya yazın